Şehrin merkezinde, “hız yolları” oluşmaya başlayınca, zincirleme kazalar da arttı… Artmaya da devam edecek. Sanırım, Büyükşehir, bunun istatistiklerini tutuyordur. Yok, tutmuyorlarsa, bu, pisliği halının altına atmaktan farksız…
***
Bununla ilgili bir haber daha geçen gün düştü, basına… Mustafa Kemal Paşa Bulvarı üzerinde, dokuz araç, zincirleme kazaya karışmış. Allah’tan bir yaralı ve maddi hasar dışında acı bir olay yok…
***
Ben, nedenini bir kez daha söyleyeyim… Oluşan “hıza”, “yol geometrileri”ya da “yol geometrileri” hıza uygun değil. Çok yazdım… Hatta,eleştirilerim üzerine mimar yetkili;“Komünist dönemden kalma bilgilere sahip bir elektrik mühendisi yol geometrisinden ne anlar!” türünden, güya beni “ti”ye almış…
***
Bunu bana, Büyükşehir’de yetkili birisi söyleyince çok gülmüştüm. Dostumuz da bilir… Elektrik mühendisliği, değişmez doğa yasalarına dayanan bir bilim dalı… Ohm, “Kirşof”, Lenz yasaları, Jul kayıpları, gerilim düşümü, elektro-manyetizma, elektron hareketi vs. her zaman için geçerli olgular.
***
“Bir garip deha!” olarak tanınan Nikola Tesla’nın (1856-1943) çalışmaları günümüze de ışık tutmakta. Mesela, elektrikli arabaların akülerinin, “Tesla Bobini” ile şarj edildiğini herhalde dostumuz duymuştur.
***
“Gavurlar” doğa yasalarının mekanizmalarını anlamaya, kavramaya, matematik modellerini oluşturmaya çalışırken, ceddimiz, tüm kötülüklerin anası diye, denizden topa tutup yok ediyordu Takiyeddin’in kurduğu rasathaneyi, 16. yy’da, 3. Murat zamanında, Şeyhülislam Kadızade’nin fetvası ile (1580).
***
Evet, hâlâ aynı görüşteyim… Yol geometrileri, oluşan hızlara uygun değil… Hal böyle olunca, kaza da kaçınılmaz. Bunu bilmek için müneccim olmaya gerek yok.
***
Bir kere, bu hıza, şehir içi imar izin vermez… Doğru da değil. Sonuçta Kayseri, orta ölçekli bir kent. Mesela, İstanbul’da “E-5” olarak anılan yol, Tuzla’dan başlar Kadıköy’e kadar devam eder ama bu yola, “yonca yaprakları” dışında hiçbir yerden “giriş-çıkış” göremezsiniz…
***
Kayseride öyle mi? Cep otoparklar da dahil, her türlü cadde ve sokağa girebildiğiniz gibi, buralardan “hız yollarına”çıkabilirsiniz.
***
Tabii, bu giriş ve çıkışların önündeki önemli handikap, imar nedeniyle, yeterli “görüş konisinin” oluşamaması. Haliyle, bol miktarda “kör/ölü noktalar” oluşuyor. Bir de bu noktalara yapılan parkları, yüksekliği fazla araçların park ettiklerini düşünün…
***
Bir şeye daha dikkatinizi çekmek isterim… Herhalde, kaldırımların, bisiklet yolu olarak kullanıldığı illerden birisi Kayseri… Ne yapsınlar, normal yoldan gitseler, “hız yolundan” canavar gibi gelen araçlara muhatap oluyorlar. O nedenle kaldırımları tercih ediyorlar.
***
Bu sefer bakınız ne oluyor? Bunlar, yayalara, evlerde çıkan çocuklara, evlerden çıkan araçlara çarpıyorlar… Yani, her an kaza kaçınılmaz…
***
Şehir içinde “hız yolu” oluşumunu“battı-çıktılarla” değil, “ışıkla” önlersiniz. Aksine, “battı-çıktılar” hızı artırır… Bir de “yol geometrileri” uygun olmadığından kaza da kaçınılmazdır…Doğru, ışıklar, zamanı uzatır ama kaza ihtimalini de en aza indirir… Hem gideceğiniz yer için, on ışığa yakalansanız, on dakika gecikirsiniz en fazla, o kadar…
***
Bunları bilmek için mimar olmaya, elektrik mühendisi olmaya, belediyede üst görev üstlenmeye gerek yok. Biraz görebilen, biraz analiz yapabilen herkesin görebileceği bir şeyler cümlesinden…
***
Bakınız, size bir ipucu vereyim: Bir yolda, sonradan ilave edilmiş bilgi, uyarı levhaları; duba gibi önleyiciler/engeller varsa, orası başında iyi tasarlanmamış, demektir. Olaylar patlak verince alınmış önlemler cümlesindendir. O nedenle; ciddi bir mühendislik işinde, enine boyuna her şey düşünülüp, tartışılır ve bunların ışığında hesaplar yapılır… Bu tür önlemler de başında öngörülür… Şartlar, bazen sizi, başında bu önlemleri almaya zorlar. Tam bu noktada bir sözüm olamaz.
***
Buradan şuraya geleceğim: Ulaşım, ciddi bir iş… Çok disiplinli bir konu… Elektrik mühendislerini de ilgilendirir;aydınlatma, sinyalizasyon, elektrifikasyon vs. bu bağlamında. Mesela, yol aydınlatması ile kaza arasında doğrudan bir ilişki var.
***
Öyle, mesela mimarların, tek başına karar verebileceği işler cümlesinden değildir, ulaşım… O nedenle, konu açıldığında, bir elektrik mühendisinin de “literatür karıştırma” gibi bir zorunluluğu var. Ben de, yılalar öncesi, bunları yazarken, “atmıyor”, literatür karıştırıyordum. Benimle; “komünist döneme kalma bilgilere sahip elektrik mühendisi” diyerek dalga geçen, dostumuzun bilmediği şey buydu…