Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 04.01.2022 12:18

ZAM YAPILMAYACAK MIYDI YANİ?

Facebook Twitter Linked-in

Elektriğe kademeli zam geldi. Zam oranları 150 kWh’e kadar yüzde 50; fazlası için yüzde 127. Doğu Perinçek'in gazetesi Aydınlık'a bakarsanız zammı "devlet" değil “şirketler” yapıyor. İçişleri Bakanı'na göre; "Allah yaptırtıyor!". Öyle ya, dememiş miydi, hazret: "Biz ne yaparsak Allah yaptırtıyor!"

***

Tabii, kamu beslemeli “havuz medyası” hiç görmüyor. Başkan Özhaseki, uzun uzun nasıl başarılı olduklarını anlatıyor, yeni yıl değerlendirmesinde ama anlaşılan onun da sağanak gibi gelen zamlardan haberi yok.

***

Bakınız, tahminimi söyleyeyim: Sağanak gibi gelen zamlara Tayyip Bey el koyacak; “düşürdüm!” diyecek. Yani, “ölümü gösterip sıtmaya razı edecekler!”. “İyi polis, kötü polis oyunu yine sergilenecek!”. Bu durumda, bizim ahali; “yaşa, varol Reis!” nidaları altında, davul zurna eşliğinde halay çekecek, çiftetelli oynayacak.

***

Ahali, “halayla oynarken!” ben işin aslına değineceğim. Gökten “dür-ü Güher yağsa, ahalinin kısmetine zam düşer!”. Bu, öyle olacak olduğu için öyle olacak türden şeylerden…

***

Evet, kazın ayağı öyle değil. Bu yanına hiç değinilmiyor. Muhterem ahali de; "Ne yapalım, kaderimiz!", diyerek boynunu büküyor. “Dar gelirlilerin faturasına değil, zenginlerin faturasına dokunacak kademeli tarife!” derken, dar gelirlilere bindirilen yüzde 50 zam sanki, “çerez parasıymış” gibi anlatılıyor. Yahu, yüzde 50 zam az buz mu? Göreceksiniz, muhterem ahali, bunu da halay çekerek, çiftetelli oynayarak karşılayacak. “Sağ olsunlar; fakir-fukara, garip-gurabayı düşündüler!” diyecekler.

***

İşin aslı şöyle: Birinci neden, elbette döviz kurlarındaki artış. Bir yıl içinde dolar 7 liradan 13 liraya çıkınca, enerjisinin yüzde 70'ine yakınını ithal eden bir ülkede zamlar kaçınılmaz. Bunun "Tanrı" ile "Şirketler" ile ilgisi yok.

***

O nedenle, dolar bir anda ve bir kaç saatliğine 18 liraya çıkıp, tekrar 11 liraya düşünce, "büyük başarı", "iç ve dış düşmanların belini kırdık" diye halay çekip bahriye çiftetellisi oynayan muhterem ahali, "9/8"liklere devam edebilir, bu zamlardan da sonra...

***

Bir diğer ya da “şirketleri” ilgilendiren konu; Ülkemizde elektrik "kurulu gücü" yaklaşık 100 bin MW...  Bunun yüzde 70'e yakını özel kesim (Şirket) tarafından işletiliyor. Buna mukabil, bir anda çekilen en büyük güç (Puant Güç) bunun yarısı kadar, 50 bin MW.

***

İlk bakışta 50 MW'lık bir kapasite fazlalığı gözüküyor. Doğru… Bunun da bedeli, yaklaşık 75 milyar dolar. Bir de önüne gelenlere ruhsat verdiler. Ürettikleri elektriğe de "alım garantisi".

***

Elbette, "arıza, beklenmeyen hal, yedekleme ve müstakbel talep artışları" için kapasite fazlası olması işin doğası gereği. Acaba, bu fazlalık yüzde 100 değil de yüzde 50 olsa olmaz mıydı? Yani; 75 bin MW...  25 bin MW’ın yatırım maliyeti yaklaşık 40-45 milyar dolar. Tabii, bunu kimse sormuyor, Asıl soru bu. Hal böyle olunca, faraza 40-45 milyar dolarlık fazlalığın maliyeti, ister istemez tüketime yansıyacak.

***

Bu fazla kapasite teknik ya da ekonomik mi yoksa politik bir gereklilikti. Uzmanlar düşüne dursun. Geçmişe yönelik “kurulu güç/puant güç” oranları ile ilgili, ulaşabildiğim bazı rakamlar vereyim. Eskiden nasılmış; 2002’de 1,5; 2003’de 1,6; 2004’te 1,1; 2010’da 1,48 ve 2011’de 1,5…

***

Bu oran 2017’de 1,78’e; 2018’de 1,85’e; 2019’da 2,0’ye çıkmış. 2020 ve 2021’de de 2 katına yakın. Ayrıca; kamunun (EÜAŞ) elektrik üretimindeki payı yüzde 21’lere çekildi. Bir anlamda kamu, sektörden çekildi. Yerini özel kesim aldı.

***

Bir diğer gözden kaçan durum da şu: Dağıtım şebekeleri (kent işletmeleri, 21 tane EDAŞ) ortalama 20 yıl işletme hakkı karşılığında 14 milyar dolara yakın bir bedelle kiraya verildi. Bunun altından kalkamaz oldu çoğu EDAŞ...

***

Bir de buna, özellikle Güney ve doğuda yüzde 50-60’lara varan  "kayıp+kaçakları" ilave edin. Bunun kolayını buldular; bunda hiç bir kabahati olmayan diğer illerdeki tüketicinin sırtına yıktılar... Utandıklarından olsa gerek, faturalarda ki, "kayıp+kaçak" bedelini kaldırdılar, başka ad altında formüle ettiler.  Anlayacağınız; kendilerinden önce bir “b.ku” olmayan bu ülkenin "elektrik direklerini" kiraya verdiler, 14 milyar dolar gelir elde ettiler.

***

“Bizden önce, yine bir b.k yoktu!” dedikleri dönemden kalma iki köprü ve otoyollardan, dönemlerinde elde edilen toplam gelir, 7 milyar dolara yakındı. Bu rakamlara, Karayolları sitesinden rahat ulaşabilirdiniz. “Bilinmesin” diye, bunu veren tabloyu siteden kaldırmışlar. Bu, bir yönetimin ne kadar kapandığını, saydamlıktan ne kadar uzaklaştığını gösterir. Yazık ki hem de nasıl.

***

EDAŞ'lar da bastırdılar parayı aldılar dağıtım şebekelerini, şimdi de altından kalkamıyorlar. "Gak dedikçe su, guk dedikçe et istiyorlar".  Yoksa, şebekeleri kiraladığımız fiyattan geri alın, diyorlar.

***

Yani, zam yapılmayacaktı da, bedava elektrik, üstüne de para mı vereceklerini sanıyordu? “Ahbap çavuş” kapitalizminin geleceği yer burası. Hesapsız, kitapsız yatırım yaparsanız, kararlar alırsanız olacağı bu.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —