Genellikle yeni yılla ilgili beklentiler hep iyi niyet temennileridir.
Özellikle ticaretle ilgilenenler bağlamında hayırlı bol kazançlı yıllar temenni edilir.
Eğitim camiası için sorunsuz, kasasız-belasız çıtanın yükseldiği başarılı bir yıl dilenir.
Bu dilek ve temenniler meslekler bağlamında ne kadar çoğaltılırsa çoğaltılsın genel manada sağlık-başarı temennisi işin lokomotifidir.
Sportif bağlamda ise başarılı ve bol gollü, bol puanlı, sakatlıklardan ve kartlardan uzak bir yıl temennisi vardır her zaman için.
Bendeniz de genellikle “Sağlık, sıhhat, afiyet daha ne olsun?!” diyerek eşin dostun yeni yılını kutlarım.
Ancak bu yıl öyle kolay bir yıl olacağa benzemiyor geride kalan yılların birikimi ile.
FARKLI SEKTÖR… FARKLI SORUN…
Özellikle Covid’in yeni boyutu Amicron ile ortaya çıkan sağlık alanındaki sıkıntılar 2022’nin Mart ayında ikinci yılını dolduracak olmasına rağmen kolay kolay bize rahat vereceğe benzemiyor yeni yılda da…
Ekonomik tablolar pekte iyimser görünmüyor şu an için.
Seçimle ilgili beklenti hat safhada ve 2022 için Erken/Baskın seçimi ön görenlerin sayısı pekte azımsanamayacak kadar yüksek.
Politikacıların tavrı net.
İktidarda olan Cumhur ittifakı bir dönem daha ülkeyi yönetmeye talip.
Millet ittifakı ise “Artık yeter!” görüşünde 20 yıl sonunda.
ROBİN HOOD’UN TÜRKÇE VERSİYONU…
Dövizdeki yüksek fiyatların önüne bir şekilde geçen iktidarın bulduğu formül genel manada toplumun büyük kesiminin memnun eden bir tavır değil.
Kur garantili mevduat hesabı çoğunluğa göre Robin Hood hikayesinin tersten yazılımından başka bir şey değil aslında.
Yani zenginden alıp fakire verme kültürü bu yeni uygulama ile fakirden alıp zengine verme şekline uyarlanmış bir durum.
Mesela basit bir ifade ile geçen hafta bankaya 1 milyon TL yatıran ve sayıları Türkiye’de 370 bini bulan Milyonerlerden herhangi birisi Dolardaki dalgalanma nedeni ile anında 200 bin TL yani 1.2 Milyon TL’lik bir bakiyeye ulaşmış oluyor.
BİZE YOK MU?!...
İhracatçı da doğal olarak Kur Garantisi istiyor devletten ileriye dönük.
Ya da kurun sabit bir fiyatta fikslenmesi gibi.
Genel kabul “Piyasalar zaten oturdu. Dolar 12.5-Avro 15 olsun diyenler!” çoğunlukta mesela…
Senaryoları artırmak mümkün.Herkesin kendi bakış açısı ile Türkiye gerçeklerine dair çözüm önerileri/beklentileri var.
Ancak konuya iktidarın bakışı herkesten çok ama çok farklı.
Hele hele de kapıda ki olası bir seçim ihtimali Hiç kimsenin aklına gelmeyecek yeni senaryoların gün yüzüne çıkacağına dair beklentiler bir hayli fazla.
Öncelikle seçim ekonomisi uygulanacak.
Ekonomi dibe vururken köşede ellerini ovuşturarak bekleyenlerin sayısı hiçte azımsanamayacak kadar çok.
Covid döneminde 200 Milyon TL olarak açıklanan ancak sonra ipin ucunun kaçtığı da dair birçok haberin çıktığı Merkez bankasının ne kadar para bastığına dair kimsenin bir bilgisi yok.
TOPYEKÜN BORÇLUYUZ!
Bu arada bir hatırlatma; Hanehalkının finansal yükümlülükleri bir trilyon lirayı geçmiş.
Toplamın %64'ü kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçları.
Mesela bir başka habere göre ise Döviz kurlarının artışı ve Türk Lirasının değersizleşmesi sebebiyle 2021 yılında rekor bir artışla yabancılara 50.755 adet konut satışı gerçekleşirken buna karşın TOKİ'den konut alıp taksitlerini ödeyemeyen dar gelirli 12.777 kişi için ise, sözleşme fesih işlemleri başlatılmış durumda.
Türkiye kadar Türk insanı da borçlu girmiş durumda 2022 yılına.
Aslında yeni yıl ile birlikte iğneden ipliğe zam var. Asgari ücret dahil verilen tüm ücretlere dair artışlar anında erimiş durumda.
Asgari ücret, Emekli ve Memura verilen zamların 2022’de bu çarkı çevirmesi yine pek muhtemel görünmüyor…
ne diyelim insanlarımızın hayatla olan yaşam mücadelesi sürmeye devam edecek.
İngilizlerin meşhur ifadesi ile “Show must go on” yeni Şov devam etmeli.
Ne zamana kadar?
Tabi ki son nefesimize kadar.
Kalın sağlıcakla.
İnşaallah beklentilerinizin daha iyisinde bir yıl olsun…
Rabbim gönlünüzüm muradını versin hakkınızda hayırlısı olsun inşallah.