Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 11.04.2021 14:21

YENİ DÖNEME MERHABA!..

Facebook Twitter Linked-in

 

 

Dile kolay… Kayseri Anadolu Haber’de başlayan “gazete yazı” hayatım, otuz yıla yakın bir zamanı kapsar. Bakalım, daha ne kadar devam edecek? Sanırım, benim gibi, bu kadar süre, sürekli köşe yazan çok az arkadaşımız var, Kayseri yerel basınında… Zaruretten birkaç gazete değiştirdim. Şimdi ise, kısmet, “Kayseri Gerçek Haber”deymiş. 

***

O dönem, Kayseri Anadolu Haber’in sahiplerinden dostum, arkadaşım Mustafa Yeğenağa, itti beni bu havuza… Teklif ettiğinde; “beceremem!”, dedim. O ise, ısrarcı oldu… “Peki!”, dedim… Her gün, amatörce, aksatmadan yazmaya çalıştım… İyi yazdım, kötü yazdım, taktir okurların…

***

Son yazdığım, “e-haberin” sahiplerinden, kardeşim Ferhat Yağmur, bundan böyle, kendilerinin de ortak olduğu “Kayseri Gerçek Haber”’de yazılarıma devam etmemi istedi. Ben de kabul ettim. İlk yazım da böyle başladı, yeni köşemde…

***

Tabii, bu süreçte, “gazeteciyim” demediğim gibi, “dedirtmedim” de… Aksi, bu mesleğe emek veren, çok zor şartlar altında görev yapan “basın emekçilerine” karşı saygısızlık olurdu… Öyle ya, “Sezar’ın hakkı Sezar’a…” 

***

Bildiklerimi, gördüklerimi yazmaya deneyimlerimi aktarmaya devam edeceğim… Yarım asrı aşkın bir süre elektrik mühendisliğim var… İller Bankası ve Kayseri Elektrik Şirketi’nde görev yaptım. Serbest Çalıştım, bir özel sanayi kuruluşundan emekli oldum… Yani, mühendislik hayatım, masanın her yanında geçti…

***

Dokuz yıl, KAYSO’da Başkan Danışmanlığı yaptım… Dört yıla yakında Kayseri Ticaret Odası’nda, çeşitli görev aldım… Bürokrasiyi, özel sektörü, iş hayatını yakından tanıdım… Görevlerim nedeniyle, belediyeleri de… Odaların ne iş yaptığını ya da yapamadığına yakından tanık oldum… Bu vesile ile, sanayici ve tüccar profilini gözlemle fırsatı buldum…

***

Kısa zamanlı da olsa, ANAP’ta siyaset yaptım. Partinin, özellikle, çok sevdiğim merhum Özal’ın, “siyasi yasakların kaldırılmasına” takındığı “karşı tutum” nedeniyle, yavaş yavaş ANAP’tan uzaklaştım; siyasetten de… Kayserispor’da da üç beş yıl yöneticilik yaptım. Siyasetin ve profesyonel futbolun ne demek olduğunu içine girince gördüm…

***

Ne demişler; “Dibi görünmeyen bir suyun derinliğini, içine girmeyince bilemezsiniz!”   

***

Elbette, eleştirileri ve uyarılarımın odağında iktidar ve belediyeler olacaktı… Öyle ya, icraat makamı onlardı. Ey CEHAPE, ey Kılıçdaroğlu!” diyecek halim yoktu. Elbette, onu da eleştiririm ama “Ey!”siz…

***

“Yasak”, bana çok ters gelen bir kavram… Dedim, o nedenle uzaklaştım ANAP’tan… AK Parti’yi eleştirilerimin genelinde bu “yasaklar” var. “2002 Parti Programı”nın yüz seksen derece tersine savruldu…

***

 “3Y”yi yani “yoksulluğu, yasakları, yolsuzluğu” kaldıracağız diyen; hukukun üstünlüğünü ve hukuk devletini savunan; yargı bağımsızlığını vaat eden; “Milli Görüş gömleğini çıkarttık!”, diyen bir siyasal ekip ne hale geldi, günümüzde…

***

Tarihe, çok nesnel yaklaşırım; anakronik yaşamam… Bireyleri ve dönemleri putlaştırmam ama “bireyi kutsarım”. Onun, “kutsal devlete” karşı korunması gerektiğine inanırım. Bu teklifle iktidar olan AK Parti’nin ileri gelenlerinin, genetik kotlarına nasıl döndüğünü, yaşayarak gördük.

***

Ama ben, “o mahalleyi” az çok bilen, zaman zaman eğleşen, şimdikilerin rol model aldığı bazı “büyüklerini” yakından tanıyan birisiyim. Böyle bir vizyon ve hedef sahibi olmadıklarını biliyordum… Asla olamazlardı da… Onlar için özgürlük alanı, türban ve bazı inanç duyarlılığıydı… Bütün bildikleri de “Marmara Kahvesi”nde ya da “Küllük”’te anlatılanlardan ya da kulaklarına “üfürülenlerden” öteye bir şey değildi. Nitekim, “takke düştü, kel görüldü!”

***

 “Kent hafızası” konusunda çok duyarlıyım… Mustafa Kemal Atatürk’ün, banisi olduğu laik Türkiye Cumhuriyeti konusunda da… Bu duyarlılığım da AK Parti sayesinde oldu. Kenti, Türk’ü, Atatürk’ü, laikliği anımsattılar; ve teklif ettikleri dini hayatın ne olduğunu gösterdiler bana.  O nedenle, medyunu şükranım, onlara…

***

Hep, ileri bakarım. Çağımızda “zamanın ruhu”, “liberal demokrasi”. “Sosyal demokrasi” diyenlere de bir itirazım olamaz. Çağdaş demokrasinin bileşenlerinin hukukta, siyasette ve ekonomide uygulanmasını isterim.  

***

Kayseri’nin, 1950’den günümüze kadar demografik, siyasal, sosyal ve ekonomik hayatını az çok bilen birisiyim. Görevlerim nedeniyle, daha da yakından tanıma fırsatı da buldum, bu kenti ve insanlarını… Nitekim, bu dönemleri kapsayan, özellikle şimdi “yok sayılan”, sosyal hayat ağırlıklı bildiklerimi, gördüklerimi ve duyduklarımı “Yaşadığım Kayseri” isimli kitabımda da anlattım…

***

Akıl ve ruh sağlığım yerinde olduğu, elim kalem tutuğu sürece yazmaya devam edeceğim. Bildiklerimi, gördüklerimi yazacağım… Allah, utandırmasın!

 

Kadir Dayıoğlu 14 Nisan 2021 Pazartesi Yazısı


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —