MUSTAFA CENGİZ

Tarih: 12.02.2026 12:45

YENİ ANAYASA TALEBİNE ÖNEMLİ BİR BAKIŞ AÇISI

Facebook Twitter Linked-in

Son dönemlerin en çok konuşulan konusu.

İktidar bastırıyor.

TBMM’de son bakan atamaları ile yaşanan rezilliği sanırım gördünüz.

Sürekli vekil transferleri ile de konuyu zirveye taşıyor.

Herkesle de işbirliği halindeler.

Erdoğan yönetimi Anayasa’yı değiştirme ısrarını özellikle son dönemde inat ve ısrarla sürdürüyor. 

Seçimlerin ardından partilerden destek isteyen AKP, iktidara geldiğinden bu yana geçen 22 yılda Anayasa’da üçü referandum yoluyla olmak üzere 12 defa değişikliğe gitti. 

Peki ne oldu bu değişiklikler kapsamında? 

177 maddelik Anayasa’nın 134 maddesinde yani dörtte üçünde değişikliğe imza atıldı.

Türkiye’de ısrar ve inatla “Değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez” denen ilk 4 madde dahil bir çok maddeyi değiştirmek üzerine yoğun baskıları var.

Aslında Anayasa’da ilk 4 madde ile birlikte önemli kilit birkaç madde haricinde bir çok madde çoktan değiştirildi AK Partinin son çeyrek yüzyıldaki iktidarı döneminde.

İsterseniz bir hafızalarımızı tazeleyelim öncelikle.

ANAYASA’DA NELER DEĞİŞTİ?

Bakar mısınız?

22 Yılda zaten dörtte üçü değişmiş durumda.

Sonuç ne mi oldu?

Anayasa’dan bana yasaya gelindi. 

Şu andaki tek sorun, Türkiye’de Türklük meselesi ve buna paralel diğer önemli konu başlıklarının da AK Parti eli ile tarih edilmesi. 

AKP, iktidara geldiğinden bu yana Anayasa’da üçü referandum yoluyla olmak üzere 12 defa değişikliğe gitti. 

Önce ilk iktidar döneminde AK Parti tablonun buraya kadar evrileceğini kestiremediği için hatta ve hatta kendi parti tüzüğünde bile genel başkanlık ve milletvekilliği de dahil için 2 dönem şartı koyarak yumuşak bir geçiş yapılmak istendi.

134 MADDE DE DEĞİŞİKLİK

177 maddelik Anayasa’nın 134 maddesinde yani dörtte üçünde değişikliğe imza atıldı.

AB’ye üyelik meselesi bahane edildi.

Hatırlayın o günleri Başkentte gündüz gözü ile yakılan meşaleleri, davullu-zurnalı kutlamaları falan… 

AB denilerek çıkılan yolda AKP, 2004 yılında AB üyelik müzakereleri sürecine götüren temel anayasa değişikliklerini yaptı. 

Bu kapsamda öncelikle İdam cezası kaldırıldı, milletlerarası antlaşmaların yasalardan üstün olduğu hükme bağlandı, Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) kapatıldı.

Yani bu günlere gelinen yoldaki tüm taşlar tek tek döşenmeye başlandı. 

CUMHURBAŞKANLIĞI DÜZENLEMESİ

AK Parti tam gaz devam etti.

Uzun vadeli planlarını bir bir hayata geçirdi.

Önce iktidar oldular, sonra muktedir. 

2006’daki değişiklikte milletvekili seçilme yaşı 30’dan 25’e düşürüldükten sonra 2007 yılında ise cumhurbaşkanlığı seçimindeki kriz nedeniyle Anayasa’da değişikliğe gidildi. 

Malum merhum Sabih Kanadoğlu’nun açıklamaları ile gelinen noktada yaşanan "367 krizi"nin ardından AKP, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini düzenleyen anayasa değişikliğini gündeme getirdi. 

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in vetosunun ardından referanduma gidilirken, bu kez de Cumhurbaşkanının 7 yıl olan görev süresi 5, milletvekili seçimleri 5 yıldan 4 yılda indirildi.

2008’de Mecliste kabul edilen anayasa değişikliğinde üniversitelerde başörtüsü yasağı kaldırıldı, ancak AYM tarafından iptal edildi ama uygulama aynen devam ettirildi.Ardından 2010’da Türkiye’nin yaşadığı en önemli krizlerden birisine sebebiyet verecek hatalar zinciri yaşandı. 

2010 yılındaki anayasa değişikliği 12 Eylül darbecilerinin yargılanması propagandasıyla referanduma götürüldü. 

“Mezardakiler bile oy versin” çağrıları ile Türkiye çığırından çıkartıldı. 

Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanması, AYM ve HSYK’ye üye gönderme kriterlerinde değişiklik gibi birçok kapsamlı değişiklikle özellikle yargı Fethullahçıların kontrolüne geçti. 

Sonrası 15 Temmuz’a kadar uzanan sancılı, sıkıntılı ve kanlı bir süreç. 

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Kasım da HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın arasında bulunduğu çok sayıda milletvekili gözaltına alındı. 

ÇORAP SÖKÜĞÜ GİBİ GELDİ…

Olaylar ardı ardına patlak verdi.

AKP, 6-8 Ekim’deki Kobani eylemlerinden sonra belli bir tarih aralığına göre dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliğini gündeme getirdi. 2014’te yapılan anayasa değişikliği ise son yılların siyasi haritasını değiştirecek düzeyde oldu. 

Dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Anayasa’ya aykırı olmasına rağmen evet” diyeceklerini söylediği teklif 20 Mayıs 2016’da Mecliste kabul edilirken bu kez bir başka sancılı durum ile de MİT tırları davasından yargılanan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ise 2017’de tutuklandı.

TEK ADAM DÖNEMİ BAŞLADI

Bu bağlamda AKP’nin en köklü anayasa değişikliği ise 2017 yılı referandumunda gerçekleşti. Tek adam yönetiminin inşası için atılan bu adımla birlikte parlamenter sistemden, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildi. 

Erdoğan partili cumhurbaşkanı olurken, Meclisin yetkileri azaldı, Saray’ın yetkileri arttı.  Hükümetin denetimi için düzenlenen güvenoyu, gensoru yöntemleri kaldırıldı.  Cumhurbaşkanına getirilen kararname çıkarabilme yetkisinde temel ve kişi hakları istisna denilse de uygulamada Padişahlık sistemine benzer bir durum ile KHK’larla kararnameler adeta fermana dönüştü. 

YARGI DEVRE DIŞI KALIYOR…

Öyle ki kış lastiği için bile cumhurbaşkanı kararnamesi çıkarıldı. 

2023 yılında Mecliste kabul edilen 37 teklifin (29’u uluslararası antlaşmalar) kabul edildi. 

Bir gecede İstanbul sözleşmesinden çıkıldı. 

Erdoğan 227 maddeden oluşan 41 Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, 1499 maddeden oluşan 577 Cumhurbaşkanlığı olmak üzere toplam 1726 düzenlemeyi tek başına çıkardı. Yüksek yargı mensuplarının çoğu Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlendi. Bu arada yaşanan gelişmelerle birlikte özellikle Yargıya dair yaşanan gelişmeler her gün yeni sorunların daha fazla tırmanmasına neden oldu. 

SARIZEYBEK, CHP’NİN

RAPORUNU YORUMLADI…

Gelinen nokta mı?

AK Parti’nin ve MHP’nin ortaklığında Cumhur ittifakının 400 vekille yapmak istediği Anayasa değişikliği ve ona paralel tablo ortada.

Peki diğerleri ne diyor?

Erdal Sarızeybek, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer veriyor. 

CHP’nin taleplerini içeren raporu tam sayfa duyurmuş..

Bu raporu okudum, dikkat çekici yerleri alıntılayıp üzerine büyük harfle ne anladığımı yazdım.

*Sorunların birçoğu Anayasa’dan Değil siyasi yönetimden kaynaklıdır.

(-) Türkiye’nin bugün yaşadığı adaletsizlik ve hukuksuzluk sorunlarının birçoğu, yürürlükteki Anayasadan değil, bu Anayasadaki temel hak ve özgürlüklerin, asgari standartlarda dahi uygulanmamasından ve yargıya siyasi müdahalelerden kaynaklanmaktadır.

ANAYASA’YA UYMAYANLARLA 

YENİ ANAYASA YAPILAMAZ…

(-)Altının önemle çizilmesi gerekir ki, fiili olarak anayasayı askıya almış bir iktidarla, ifade özgürlüğünün olmadığı bir ortamda anayasa yapılamaz.

Anayasanın uygulanmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalı, yargı üzerindeki tüm siyasi baskılara derhal son verilmelidir.

*Gerçek ve kalıcı çözüm, sadece devletin terör örgütü ile görüşmesinden değil, halkın güven ve desteği ile sağlanır.

(-) Gerçek ve kalıcı bir çözüme, tam da bu nedenle sadece devlet ve terör örgütü arasındaki görüşmelerle değil, halkın güveni ve desteğini artıracak, halkın demokrasi ve barışa dair umutlarını artıracak adımlarla ulaşılabilir.

Lozan, Ulusal Egemenlik ve cumhuriyetin kurucu değerlerinin temel taşıdır

(-)Parti Programında Lozan'ı, ulusal egemenliğin ve Cumhuriyetin kurucu değerlerinin temel taşı olarak konumlandıran Cumhuriyet Halk Partisi, ideolojisinin dayanağı olan Atatürk devrimleri ve bu devrimin düşünsel omurgasını oluşturan Altı Ok ilkeleri; özgürlükçü bir cumhuriyetin, eşit yurttaşlığın ve kamusal vicdanın kurucu zeminini teşkil etmektedir.

CUMHURİYETİ KURAN TÜRKİYE 

HALKI TÜRK MİLLETİ’DİR

(-)Atatürk milliyetçiliği, yurttaşlık bağıyla Cumhuriyetimize bağlı olan herkesin eşitliğini savunmaktır. 

Türk milleti bu anlayışla tanımlanmaktadır.

YURTTAŞLIK BAĞIYLA CUMHURİYETE 

BAĞLI OLAN HERKES EŞİTTİR

(-) Bu anlayış; farklı kimliklerin dışlanmaması ve yurttaşların aynı hak ve özgürlüklere sahip olmasını esas almaktadır. Günümüzde eşit yurttaşlık, bu anlayışın eksiksiz olarak hayata geçirilmesi ve güçlendirilmesi anlamına gelmektedir. Durum bu.

CHP’nin 53 sayfalık Raporu’nda geçen diğer hususlar, mevcut Anayasa Hükümlerinin temel hak ve özgürlükler çerçevesinde uygulanabilmesi için yasal değişiklik önerilerini kapsıyor.

Sonuçta anladığım..

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Başlangıç ve ilk 4 maddede yer alan değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükümlerine uygun olarak, Atatürk, Lozan, Türk Milleti ve Cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkan bu duruş , Atatürk ve Cumhuriyetine sahip çıkan Türk Milleti’nin her bir ferdine kazandıracaktır.

Erdal Sarızeybek “Bu satırları okuyunca “mesele tam da bu” diyenler varsa, sessiz geçmeyin, paylaşarak daha çok kişinin okumasına vesile olsun.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —