Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 12.01.2023 12:38

YAĞDIR MEVLAM SU!..

Facebook Twitter Linked-in

 “Yağdır Mevlâm su!”, Mahmut Oğul’un hüseyni şarkısının nakaratı. “Çatlayan dudaklara” diye başlar ve devam eder… Bir dönem, Emel Sayın ile ünlenmiş, “dudaklardan” düşmezdi…  Ben ise, “susuzluktan” çatlayan topraklara dikkat çekeceğim.

***

Bir kere ülkemiz, gerek yerüstü ve gerekse yeraltı suları açısından zengin değil… Ayrıca ülkemizin önemli bir bölümünde “karasal iklim”hüküm sürer. Aynı zamanda, bu nedenleyağış rejimi stabil de değil… Dönem dönem kuraklık periyodlarına gireriz. 

***

Farklı zamanlarda için farklı rakamlar verilse de, mesela ülkemiz “26 havzasında” bulunan akarsularının ortalama debisi 5.800 metreküp/saniye olarak verilmekte (TÜBİTAK, MAM). Yine bunların yıllık akıttığı su miktarı 184 milyar metreküpmüş

***

En yüksek rakam debide Fırat-Dicle havzası Dicle kolunda (744 m3/s). Yıllık en fazla akan su da yine bu kolda, 23 milyar metreküp olarak veriliyor. 

***

Bizim ilimizden geçen Kızılırmak için debi saniyede 164 metreküp imiş. Yıllık taşıdığı su da 5,2 milyar metreküp olup genelin yüzde 2,8’i kadarmış. Mesela Tuna Nehri’nin debisi bazı kaynaklarda saniyede 6.300 metreküp olarak verilmiş. 7.130 metreküp/saniyeolarak verenler de var…

***

Demem o ki, ülkemiz sularının debisi, bir Tuna kadar bile değil. Mesela Amazon nehri debisi saniyede 201 bin metreküp olarak kayıplara geçmiş.

***

Evet. Herkesin kolayca ulaşabileceği ansiklopedik bilgiyi, şu haber üzerine verdim. Haber, Uğur Can Biçer’e ait. Yayınlandığı yer de ODATV (09.01.2023)

***

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı, Afet Yönetimi Enstitüsü ve İklim Değişikliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, yaşanan iklim krizi, kuraklık ve sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

***

Odatv'ye konuşan Kadıoğlu, yöneticileri iklim ve kuraklık krizini "görmemekle" eleştirdi.Kuraklığın iklim değişikliğiyle anılan bir durum olmadığını ifade eden Kadıoğlu şunları söyledi:

***

"Büyükşehir belediyeleri kuraklık yokmuş gibi davranıyorlar. Kuraklıkları izlemiyorlar.Meteoroloji birimleri yok, su bütçesi yapmıyorlar.1 Ekim Su Yılı'nda su bütçesini uygulamaya koymuyorlar. 1 Ekim'den itibaren kuraklığı takip edip bütçede açık verdiği zaman kuraklıkla mücadele planıyla gidermeye çalışmıyorlar.Sadece;"Boruları döşeyelim abi" mantığıyla bir üst yönetim var Türkiye'de.

***

Bir de Türkiye'de meteorolojik okuryazarlık çok düşük. Her şeyi iklim değişikliğine bağlayan bir popülizm de var.Kuraklık bu toprakların DNA'sında var.Tarih boyunca Anadolu'da birçok medeniyet kuraklıkla yok olmuştur.

***

Kuraklık, iklim değişikliğiyle anılmış bir şey değil. Bir ay sonra yağmurlar başlayınca iklim değişikliği bitmiş mi olacak.Türkiye'de herkes saçma sapan bir şeyler söylüyor.

***

İlerleyen süreçte su sorunu yaşanacak mı?  İstanbul, Ankara, İzmir gibi kentlerde kentlerin su havzalarının besleyeceğinden çok sayıda insan ve sanayi var.

***

Su, arz ve talep dengesi bozuk. Taşıma suyla kentleri döndürmeye çalışıyoruz. Su problemi ve kıtlığı sorunu var. Türkiye'de yerleşim seçimi, ürün seçiminde kuraklık, su kaynaklarına da dikkat edilmiyor.

***

 

Ezbere yaşıyoruz Türkiye'de.Geçen haberlerde gördüm. Övünüyordu haberleri sunan, "47 çeşit tropikal meyve yetiştiriyoruz" diye.Türkiye tropikal bir ülke değil. Tropikal meyve yetiştirmek mantıklı değil.

***

Su olmayan yerde Konya havzasında en çok su isteyen şeker pancarı ve yonca ekmeye çalışıyoruz. Günlük kârımızın peşindeyiz. Sürdürülebilirlik yok.Bu toprakların ata tohumları nedir? Buraya en uygun bitki türü nedir?

***

Şehirleri yerleştirirken yaparken buranın su havzasının kapasitesi nedir gibi şeylere dikkat etmeden ezbere gidiyoruz. Sonra da bütün suçu iklim değişikliğine atıp bir dahaki kuraklığa kadar yan gelip yatıyoruz.

***

Bazıları kızacak ama tam bu noktada bir ilave de ben yapmak istiyorum… Mesela; Tekir Projesi’nin içme, kullanma ve sulama suyu asla düşünülmedi, proje aşamasında. Var diyen, o tarihli, iki yaprak bir çalışma göstersin, sözlerimi geri alıyorum.

***

Benzeri bir durum, Kıranardı Kent Ormanı’nda da söz konusu… 150 dönüme yakın çayır/çimen için, bölgenin sulama suyuna altı saatliğine el koydular, gece, 00,00 oldu mu suyu, 5 bin tonluk depoya çeviriyorlar. Bir de buraya gelen piknikçiler bidon bidon su götürüyor, zaman oluyor Kıranardlılar içme suyu bulamıyor. 

***

Evet. Bu nottan sonra devam edelim alıntıya: Vatandaşların uyması gereken önlemler nelerdir?Vatandaşın bilgilenmesi gerekiyor. İklim değişikliği nedir, kuraklık nedir. Doğru öğrenmek lazım. Her kafadan ses çıkıyor. Kavram kargaşası var. Her şey birbirine girmiş durumda. İnsanlar bir şey bilmediği zaman savunamıyorlar. Bir kere doğayla dost yaşam tarzı geliştirmemiz lazım İsraftan kaçınmak, geri dönüşüm, yeniden kullanmak gibi ilkeleri hayat felsefesine dönüştürmemiz gerekiyor.

***

Vatandaşın bilinçlendikten sonra şehirleşmeyi, tarım politikalarını doğru düzgün bilimsel esaslarla yapacak kişileri seçmesi lazım.

***

Vatandaş bu konuda hassas olduğunu yöneticilere bildirmesi gerekiyor. Sonra da bu konuda bilimsel esaslara davranan kişi ve partilere oy vermesi gerekiyor. 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —