Son günlerde şahsi çıkarlarını, doyumsuzluğun ve kendisinden başka kimsenin olmadığını düşünen insan sayısının oldukça çoğaldığı ve fedakarlığın azaldığı yerlerde ahlaksızlık bu kadar artarken ve insanlar iki yüzlü, riyakar olunca paranın saltanatı yıkılmıyor. İnsan, içindeki merhameti ve vicdanı susturarak her türlü hilekarlığa baş vururken, milli gelirdeki dağılım adaleti kendiliğinden yok oluyor ve kimileri debdebeli hayat sürüyor, kimileri de yerlerde sürünüyor. Nasıl ki “Adalet ile zülüm” bir yerde barınmaz ve zıt kutup ise, vicdanın çalışmadığı yerde de merhamet olmaz.
Olumsuzluklara seyretmekle ve üzülmekle yetinmeyip, olayların içinde olursan, kişilere yardım etmeye başlarsan, demokratik hakkını kullanarak sorgularsan, özellikle bu günlerde önce kendi sağlığını, aile bireylerin sağlığını ve toplum sağlığını düşünerek sorumluluğunu göz ardı etmezsen, vicdanın ve merhametin harekete geçmiş demektir. Bir insanın vicdanı merhametle birlikte eyleme geçmiyorsa ne ahlaktan, ne dürüstlükten ve ne de adaletten bahsedilemez. Kokuşmuşluk, toplumun çaresizliği ve pısırıklığı yöneticileri son derece mutlu eder, uyuşuk bir toplumu yönetmek seçilmişlerin ve atanmışların işini kolaylaştırır. Demokrasinin hakim olduğu ve eğitim düzeyi gelişmiş ülkelerdeki yöneticiler, gerekçe ve yasal sebep göstermeden keyfim böyle istiyor, senin için ben bu uygulamayı reva görüyorum, kafama göre görevden alırım ve görev veririm diyemez.
Ülke yönetiminde söz sahibi olanlar, her şeyin ve vatanın tek sahibi olduğunu zannediyorlar. Doğa tahrip ediliyor, gelecek neslin ve diğer canlıların yaşam alanları bir bir istila ediliyor, sende soğan ve patatesle günü kurtarmaya çalışıyorsun. Susmanın erdem olduğunu söyleyenler, nerede susulması ve nerede konuşulması gerektiğini bilmiyorlar. Sabırlı ol, yokluğa tahammül et, sana ne veriliyorsa razı ol, itiraz etme, Allah seni yoklukla imtihan ediyor diyen din bezirganları, vicdan ve merhamet taşımıyorlar, sakın inanma. Kandırılmaman için okuman lazım, donanımlı olman lazım, ne istediğini ve karşındakinin sana ne verebileceğini bilmen ve hakkın olanı söke söke alabilmen lazım azizim.
Dürüst insan ve dürüst yönetici, cesur ve merhametli olur, vicdanın sesini dinler, hiçbir zaman egoist olmaz, bir başkasının hakkına göz dikmez, çocuklarına haram yedirmez, ülke kaynaklarını ve ülke çıkarlarını daima ön planda tutar. İnsanı insan yapan en önemli duygulardan biri vicdan ve merhamettir. Bu duyguları taşıyan insan aynı zamanda iyilik taşır, güzellik taşır ve sevgi taşır. Zerre kadar vicdan ve merhamet taşıyan bir idarecinin, insanların yaşadığı mağduriyette payesi varsa, talimat vermişse, keyfi ve hissi davranmışsa ömrünün sonuna kadar gülemez.