Vatandaş olmak kolay değil… Vatandaş olabilmenin ön şartı; adı ne olursa olsun, “gücü” eleştirebilmek. Ya da “güce tapmamak!” Şayet siz, “gücü” eleştiremiyorsanız, “vatandaş” olamamış; “teba”dan başka bir şey değilsiniz.
***
Dostlar önce bir tespit yapalım ve bunun üzerine söyleyelim sözlerimizi:
Bir kere Kayseri;
- Orta ölçekli bir kent…
- Cazibe merkezi değil,
- Bu nüfus artışı ile 2030 yılında nüfusu 1,5 milyonu zor bulacak. İki milyon hayal… Olsa bile bizler göremeyeceğiz, torunlarımız bile…
- Beşeri, fiziki, demografik, ekonomik göstergelerde ülkenin, ortalama yüzde 1,5’i kadar. Yani “zekatı” bile değil…
- Yolları, caddeleri, bulvarları kadar geniş ve ferah ikinci bir il yok. Bu gelenek, ta Belediye Başkanı merhum Emin Molu ile başlar; devam eder gelir…
- Aytaç Durak, Adana’ya ilk aday olduğunda, “Adana’yı Kayseri gibi yapacağım!” sözü vermişti, “seçim beyannamesin” de… İnanın mübalağa etmiyorum, o zamanlar ülkemizin dördüncü büyük şehri olan Adana, bir köyden farksızdı. 1972’den beri Adana’yı bilirim de ondan…
***
Şimdi soru şu: Bu kent merkezinde, bulunan “battı-çıktı”, “alt geçit”, “katlı yol”, “yonca yaprağı” olan ve bizim ölçeğimizde bir başka il var mı? Ben görmedim… Gören varsa söylesin.
***
Tabii, bu kentte, “karnından konuşan” çok olduğundan; eleştiriler “kapalı kapılar arkasında” yapıldığından, çıt çıkmıyor. Çıt çıkartan da ya da “mış!” gibi yapan da benim gibi bir iki “kelaynak kuşu!”.
Bu kentte, bir vakıf dört üniversite var; herhangi bir konuda, “çıtlarının” çıktığını duydunuz mu? Ben duymadım…
***
Mesela, yıllarca öce Kartal kavşağına, dört tarafı açık, Hoca Nasrettin’in türbesine benzer ucube bir şadırvan konmuştu. Bir gecede kaldırıldı. Konurken ve kaldırırken, “neden?” diye hiç sormadık. Sanıyoruz ki, bunun masrafı Başkanların kesesinden ve kasasından çıktı.
***
Kartal kavşağı en az beş kez düzenlendi. Sazın düzeni gibi, düzen tutmadı. Allah’tan bunların geriye dönüşü vardı. Şimdi ise katlı kavşak yapılıyor… Artık geriye dönüşü de yok. Ne tür sorunlara gebe olduğunu çok yazdık-çizdik ama dinleyen olmadı. Göreceksiniz ne tür sorunları da peşinden getirecek? Artık, yol yakınken gelin vazgeçin demeyeceğim artık? Biraz da Kayseri’nin muhterem ahalisi desin… İnanın ben bıktım.
***
Hatırlar mısınız, yeni stat yapılırken, müjde üstüne müjdeler verilmişti. Bunun için, eski stat yeri satılmış. YSE ve TEK arazisi üzerine yenisi yapıldı. Ama şu denmişti; yeni statta, ulusal ve uluslararası şampiyonluklar/turnuvalar yapılacak, kente yerli ve yabancı binlerce turist gelecek? Tonlarca pastırma-sucuk; mantı makarna satılacaktı. Sektör temsilcileri de Büyükşehir korosuna eşlik ediyordu.
***
Ne oldu? Biteli şu kadar yıl oldu, kaç uluslararası, kaç milli maç yapıldı; şampiyonalara sahne oldu? Biz o zaman bunu eleştirdiğimizde; neden 22 bin kişilik değil de 32 bin kişilik olduğunu sorguladığımda, Büyükşehir tarafından; “komünist dönemden kalma bilgilere sahip mühendis!” nitelemesi yapılmıştı.
Şimdi de diğer yerler yapılan statları gördükçe, bizim stadın kalitesi de ortaya çıkıyor.
***
Yazık oldu eski stat arsasına. Yerine devasa bir AVM, otel ve iki rezidans yapıldı. Bu ise şehir trafiğine olumsuz katkısı oldu. Oysa, bu cesamette bir AVM, kent dışına yapılır, dünyanın her yerinde böyle…
Ama kimse bunu da soran olamadı?
***
Hatırlar mısınız? “Erciyes’in karı, kâra çevrilecekti!” Ne oldu? Kayak merkezinde henüz kar yok? Taşıma su ile yapay kar yapılacak. Yani, “dökme su ile değirmen döndürülüyor”. Henüz kar mevsimi gelmedi. Gelse bile, efektif olarak, iki ay kayak mevsimi sürer. Geri kalan zamanda ne olacak? Bu sürede görünüm şu: Terk edilmiş kovboy kasabası gibi…
***
Bir de sıcak su sondajlarına başlanmıştı, “termal turizm” için. Birkaç da sondaj yapılmıştı. Sonuç ne? Soran yok, açıklayan da… Evet ne oldu sondajlar? Bir bilgi veren olsa kötü mü olur?
***
Dostlar kendimi, bu kentte, labirentte peynire ulaşmak isteyen fare gibi hissediyorum. Aradığınız yeri bulamaz, kolay erişemezsiniz. “Yok!” diyen varsa, buyursun gelsin gezelim şehri. Bakalım, kendilerini nasıl hissedecekler.
***
Evet, neticeyi kelam “vatandaş” olmak çok zor… Çünkü sorgulayacaksınız. Ödediğiniz verginin hesabını soracaksınız.