NİYE MERKEZE ÇEKİLDİĞİBİR TÜRLÜ ANLAŞILAMADI!
Vali Şehmus Günaydın sürpriz bir kararla 11 Mayıs’ta merkeze alınmıştı. Günay’ın terfi beklerken merkeze alınması şaşkınlık yaratmış, Vali Günaydın’ın niye merkeze çekildiği günlerce konuşulmuştu. O günlerde Vali Şehmus Günaydın’ın merkeze alınmasında Ak Parti’nin önde gelenlerin artan şikâyetlerinden kaynaklandığı dillendirilmişti. Ancak net bir cevap bulunamamıştı.
HÜSEYİN ERYILMAZ’IN KORUMA TALEBİNİ REDDETMİŞ!
T24 yazarı Tolga Şardan Vali Şehmus Günaydın’ın, ‘Demir Yumruk operasyonu’ kapsamında tutuklanan iş insanı Hüseyin Eryılmaz’a daha önce verilen koruma talebini yenilemediği, talebin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yönlendirmesiyle Ankara Valiliği tarafından karşılandığı iddiasını ortaya attı. Şimdi ortaya atılan bu
Vali Şehmus Günaydın’ın son anda nasıl merkeze alındığına ilişkin ‘sır perdesi’ tamamen aralanmış değil…
Validir; elbette merkeze de alınır daha büyük İllere de atanabilir bunda bir tereddüt yok! Ama Şehmus Günaydın tam da ‘terfi etmeyi’ beklerken ‘pat’ diye merkeze alınması üzerinde durulması gereken bir durum…
Yani hem kendisi için hem de Kayseri kamuoyu için sürpriz bir gelişme yaşamıştık…
Tabii Şehmus Günaydın’ın ‘bize göre’ merkeze çekilmesinde bir takım olumsuz faktörler yok muydu? Vardı elbette! Halka dönük ve vatandaşla iç içe olmaması, bürokratlarla sürekli kavga ediyor olması ve benzer gerekçeler sıralanabilir elbette…
Ama tüm bunların merkeze çekilmesi için yeterli nedenler olduğu kanaatinde değilim…
Tabii o günlerde yazdık-çizdik ve dile getirdik, bir Dedeman Ortaokulu’nun yeriyle ilgili Melikgazi Belediyesi’nin talep yazısını bir yıla yakın sümeninin altında bekletti dedik! Özhaseki, Taner Yıldız, Elitaş ve diğer milletvekili ile AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu ve Belediye Başkanlarıyla ilişkilerini günlerce yorumladık… Özellikle Özhaseki’nin son günlerde Vali Şehmus Günaydın ile telefonla olsun görüşmediğini yazdık! Yani bir takım siyasi nedenler sıraladık durduk…
Ama Şehmus Günaydın’ın geçmişten gelen bir bağla İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile de ilişkilerinin son derece iyi olduğu düşüncesindeydik…
Ancak bu ‘iyi ilişkiler’ konusunda tereddüt yaratacak bir iddia ortaya atıldı…
T24 yazarı Tolga Şardan, Vali Şehmus Günaydın’ın, ‘Demir Yumruk operasyonu’ kapsamında tutuklanan iş insanı Hüseyin Eryılmaz’a daha önce verilen koruma talebini yenilemediği, talebin Ankara Valiliği tarafından karşılandığı iddiasını ortaya attı…
Tolga Şardan’ın T24 ‘de yayınlanan yazısı şöyle:
KAYSERİ VALİSİ ŞEHMUS GÜNAYDIN’DAN
KORUMA TALEBİNİN YENİLENMESİNİ İSTEDİ AMA!
T24 yazarı Tolga Şardan, demir çelik sektöründe paravan şirketler üzerinden kamuyu zarara uğrattığı iddia edilen firmalara yönelik ‘Demir Yumruk’ operasyonunda tutuklanan Hüseyin Eryılmaz’a yakın koruma verildiğini yazdı. Şardan’ın aktardığına göre yakın koruma kararı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yönlendirmesiyle, Ankara Valiliği’nin oluruyla gerçekleşti.
Şardan’ın bugünkü köşe yazısının ilgili kısmı şöyle:
Polisin geçen haziranda başlattığı "Demir Yumruk" operasyonunu anımsayacaksınız. Ankara Emniyeti'nin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde 29 kente yayılan soruşturmada, demir çelik piyasasını manipüle ederek fiyat istikrarını bozan, sektördeki firmaları devre dışı bırakarak tekelleşen, kurdukları paravan şirketler üzerinden 105 milyar liralık sahte fatura ile kamuyu 25 milyar lira zarara uğratanlar gözaltına alındı.
Soruşturma dosyasına bakıldığında haklarında yolsuzluk yaptıkları iddiası bulunan üç ayrı grup vardı. Dosyanın en tanınmış kişisi Erol Evcil'di. Diğer grupların liderleri Melih Karabacak ile Hüseyin Eryılmaz'dı. İşte soruşturma dosyasında yer alan suç örgütlerinden birisinin lideri olduğu iddiasıyla Ankara'da yargılanmaya başlanan iş insanı Hüseyin Eryılmaz hakkında yakın koruma kararı olduğu ortaya çıktı.
Aldığım bilgiye göre; aynı zamanda Kayseri'de de yaşayan Eryılmaz, can güvenliğinin sağlanması çerçevesinde, daha önce Kayseri Valiliği'nden verilen koruma talebinin yenilenmesi için başvuruda bulundu. Ancak dönemin Kayseri Valisi Şehmus Günaydın, talebi uygun görmedi. Kayseri Valiliği; Eryılmaz'ın başvurusunu reddetti. Hakkında henüz yakalama kararının olmadığı günlerde, yakın koruma görevlendirilmesi konusunda Kayseri Valiliği'nden olumsuz yanıt alan Eryılmaz, soluğu Ankara'da aldı.
Eryılmaz, iddiaya göre Ankara'ya gelerek İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile makamında görüşerek Kayseri'de yaşadığı sıkıntıyı bizzat aktarıp sorunun çözülmesini talep etti. Soylu, sorunun çözülmesi için Ankara Valiliği'ni adres gösterdi. İçişleri Bakanı'nın isteği üzerine Ankara Valiliği'ne verdiği dilekçe sonrasında Eryılmaz'a olumlu yanıt verilmesiyle birlikte Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden yakın koruma görevlendirildi. Böylece Eryılmaz da hakkında adli soruşturma başlatılan "yakın korumalı" kişiler arasında yerini aldı.”
Tolga Şardan’ın yazısı aynen böyle…
Burada merak edilen şu;
Vali Şehmus Günaydın, iş insanı Hüseyin Eryılmaz’ın talebini geri çevirince, Eryılmaz Günaydın’ı Soylu’ya şikâyet etmiş olabilir mi? Tabii bu nokta da Eryılmaz’ın cidden İçişleri Bakanı Soylu ile görüşüp görüşmediğinden emin olmak lazım! Gerçekten Tolga Şardan’ın iddia ettiği gibi Hüseyin Eryılmaz İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşüp Kayseri Valisi Şehmus Günaydın’dan koruma ekibinin görevini sürdürmesi için ettiği talebin geri çevrildiğini aktarması ve Soylu’nun da”, “Canım sen Kayseri Valiliği’ni boşver, biz Ankara Valiliği’nden hallederiz!” gibi bir söz sarfetmiş olması lazım… Böyle bir bilgimiz var mı? Yok! Ama Hüseyin Eryılmaz’ın Kayseri Valisi Şehmus Günaydın’ın vermediği oluru Ankara Valiliğinden aldığı da bir gerçek mi? O da bir gerçek! Haa… Burada merak edilen şu; Cidden Tolga Şardan’ın iddia ettiği gibi Hüseyin Eryılmaz Kayseri Valiliği’nden halledemediği işini araya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu sokarak halledip halletmediği!
Sonuç da iş hallolmuş ve Hüseyin Eryılmaz devletin korumasını tekrar almış mı? Almış! Ama İçişleri Bakanı Soylu boyutu ispata muhtaç! Tabii bu tür işler yazıyla-çiziyle-belgeyle-tutanakla olan işler değil! Resmi taleple olan boyutu var elbette, ancak ‘müdahil’ olup olmadığı yazıya belgeye tabii olmaz! Demek istediğim o…
Neyse sonuçta ortada böylesine ciddi bir iddia var… Tabii Kayseri olarak bizim için önemli olan boyutu, bu iddianın Şehmus Günaydın’ın Kayseri Valiliğinden alınıp merkeze çekilmesine ciddi bir tesiri olup olmadığı…
Bilemiyoruz… Bilmekte zor! Bunlar zaman ister! İktidar değişikliği ister! İktidar değişikliği ile birlikte ‘gizli kalan’ bazı şeylerin gün yüzüne çıkması gerekir…
O hal de bekleyip görmek lazım… Biz de bekliyoruz!
**
EMNİYET MÜDÜRÜ KARABÖRK’EİLGİNÇ SUÇLAMA!
FETÖ zanlısı firari Emniyet Müdürü Mehmet Karabörk’ün Hatay Emniyet Müdürü iken yurtdışına kaçmasına yardımcı olmakla itham ediliyor.
KARABÖRK’ÜN ÖNÜ KESİLMEK Mİ İSTENİYOR?
Bugünlerde yapılacak ‘kritik atamalar’ öncesi ilginç iddialar ortaya atılmaya başlandı. Bu iddialardan biri de Emniyet Müdürü Kamil Karabörk ile ilgili. Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, uzaktan yakını olan FETÖ zanlısı firari Emniyet Müdürü Mehmet Karabörk’ü Hatay Emniyet Müdürü iken yurtdışına kaçmasına yardımcı olmakla itham ediliyor.
Bu ara Kayseri ile ilgili o kadar çok iddialar ortaya atılıyor ki bizler de şaşırıp kalıyoruz…
Bazı iddialar karşısında:
“Aaa! O kadar da olmaz ki!” diye şaşkınlığımızı dile getiriyoruz…
Bazı iddialar karşısında da:
“Olur mu? Olur! Şaşırmamak lazım!” deyip geçip gidiyoruz…
Şaşıracağımız türde bir iddia Emniyet Müdürümüz Kamil Karabörk ile ilgili…
SABAH Gazetesi ile ODA TV arasında gidip gelen bir iddia…
Aslında bu iddia biraz daha üstü kapalı olarak AKİT Gazetesi’nde de yeralmış…
Kayseri Emniyet Müdürü Kamil Karabörk’ün adı ayan-beyan geçmediği için bizim de pek fazla dikkatimizi çekmemiş…
Ancak SABAH Gazetesi Kayseri Emniyet Müdürü Kamil Karabörk’ün adını vermeden verdiği habere ODATV adını vererek haber yapınca gözler bir an da Kayseri Emniyet Müdürü Kamil Karabörk’e çevrildi…
Ortaya atılan iddia şu; Yurdun dört bir tarafında yana yana aranan FETÖ firarisi Emniyet Müdürü Mehmet Karabörk, akrabası ve Kayseri Emniyet Müdürü Kamil Karabörk tarafından Hatay Emniyet Müdürü iken Hatay üzerinden yurtdışına kaçırılmış…
İddiaya göre Mehmet Karabörk’ün 2017 yılında yurtdışına kaçırılmasına akrabası olan “bir üst düzey devlet görevlisi yardım” etmiş…
SABAH Gazetesi’nin “bir üst düzey devlet görevlisi yardım etmiş” diye isim veremediği yakını diye geçiştirdiği iddia ODATV’ye göre yardım eden o üst düzey devlet görevlisi halen Kayseri Emniyet Müdürü olarak görev yapan Kamil Karabörk!
Olabilir mi? İlk duyduğunuz da, “Aaa! Doğru mu? Olabilir mi?” diye bir şok geçiriyorsunuz!
Niye? Bir kere firari FETÖ zanlısı Emniyet Müdürü Mehmet Karabörk dediğiniz zaman “Karabörk” soy ismi pek ender rastlandığı için soyisim bir rastlantı sonucu olamaz diyorsunuz! Yani soyisim tutuyor! Üstelik o da kendisi gibi emniyet mensubu! Daha da ötesi firari FETÖ zanlısı Emniyet Müdürü aranırken 2017 yılında yurtdışına kaçtığı tarihlerde Kamil Karabörk Hatay Emniyet Müdürü idi…
Bunları peş peşe birbirine eklediğiniz zaman karşınıza güçlü bir şüphe çıkıyor…
Hem SABAH Gazetesi’nin hem de ODATV’nin bu uzunca haberini okuduğunuz zaman bu kanaate kapılmanız kaçınılmaz olur…
Ama tüm bu ağır iddialara rağmen bir de karşı tarafı dinlemeniz de yarar var…
Tabii niyetiniz doğruyu bulmak ise! Yok, benim için SABAH Gazetesi ve ODATV’nin ortaya attığı iddialar yeterli diyorsanız diyecek bir şey yok! Ama bu da tek taraflı habercilik olur, o zaman amacınız toplumu tüm yönleriyle bilgilendirmekten ziyade üzüm yemeye döner! Hani eskiler, “Niyetin üzüm yemek mi yoksa bağcıyı dövmek mi?” derlerdi ya öyle bir şey…
Ben şahsen Emniyet Müdürü Kamil Karabörk ile görüşmüş değilim… Gazeteci arkadaşım Azim Deniz görüşmüş! Bu görüşme sonunda Azim Deniz’in edindiği kanaat şöyle…
Bugünler de Kamil Karabörk için “kritik bir atama” bekleniyormuş! Bu nedenle sanki ortaya atılan bu iddialar bugün olmuş gibi tekrar pişirilerek piyasaya sürülmüş! Yani önünü kesmeye yönelik bir hamleymiş! İddialar doğru olur da yok şimdi niye ortaya atıldı falan filan diyebilirsiniz! İddialar doğru ise ne zaman ortaya atıldığı pek de önemli değil! Önemli olan iddiaların doğru olup olmadığı… Çünkü suçlama bir devlet memuru için çok ağır! Hele hele bir Emniyet Müdürü için daha da ağır! Herşeyden önce şimdi Almanya’da yaşayan firari FETÖ zanlısı eski Emniyet Müdürü Mehmet Karabörk’e yüklenen suçlamalar çok ağır… Adeta Türkiye’nin yakın tarihin de cereyan etmiş “en ağır davalar da” adı geçiyor… Tabii ne kadarı doğru ne kadarı yanlış onu da bilmek mümkün değil! Hepsini tek tek burada sıralamanın bir anlamı yok… İşte öylesi bir firari FETÖ zanlısı eski Emniyet Müdürü Mehmet Karabörk’ü yurtdışına kaçırmakla itham ediliyor… Doğrusu pek akıl karı bir iddia değil! Örgüt üyesi olmayan hiçbir devlet memurunun hele hele bir Emniyet Müdürü’nün göze alabileceği bir risk değil…
Emniyet Müdürü Kamil Karabörk’ün de onca yıllık meslek kariyerini hiçe sayarak bu riski göze alabileceğine hiç mi hiç ihtimal vermiyorum… Kaldı ki firari Mehmet Karabörk ile de soyisim benzerliğinden öte çok da yakın bir akrabalık bağı da yokmuş! Üstelik o günlerde firara düştüğünde yakalanması için bugün kendisinin önünü kesme gayreti içinde olanlarla birlikte Adana ve yöresinde operasyon üstüne operasyon yaptıkları söyleniyor…
Dedim ya ilginç şeyler dönüyor… En azından şu aşamada bilmemiz ve anlamamız pek mümkün değil gibi gözüküyor! Kim kimin izini sürüyor? Kim kimin peşinde? Kim kimin önünü kesmeye gayret ediyor? Onlar kim, bunlar kim? Kim kimin adamı anlamak çoook zor! Dedim ya bazı gerçekleri tüm yönleriyle öğrenebilmek için konjonktürün değişmesi şart!
**
BÜNYAN ZİRAAT ODASI’NDA BASKIN DELEGE SEÇİMİ!
Ziraat Odası Başkanı Lütfi Özsolak 4 Yıl önceki seçimde de benzer yöntemler izlediği gerekçesiyle hapis cezası almıştı.
PAZAR GÜNÜ DELEGESEÇİMİ YAPILACAK AMA!
Pazar günü 4 bin 300 üyeli Bünyan Ziraat Odası’nda delege seçimi yapılacak. Çiftçiler seçimin çiftçilere haber verilmeden yapıldığını önesürerek Ziraat Odası Başkanı Lütfi Özsolak’ı baskın seçim yapmakla suçluyor. Başkan Özsolak 4 yıl önceki seçimler de de benzer yöntem izlediği için 6 ay hapis cezası almıştı. Üst mahkeme tarafından da onanan cezası 5 yıl süreyle ertelenmişti.
Pazar günü Bünyan Ziraat Odası’nın “delege” seçimi var… Bugün dahil üç gün var… Ama duyuru iki gün önce yapılmış! Oda’nın kayıtlı 4 bin 300’e yakın üyesi var… 4 bin 300 üye ciddi bir rakam…
4 bin 300 üyeye ulaşmanız zaman ister… Her biri bir mahalle de… Yani eski adıyla köyler de! Köy okullarında muhtarların gözetiminde delege seçimi yapılacak. Yapılacak yapılmasına ancak ortada liste de yok! Tüm çabalara rağmen mevcut Başkan Lütfi Özsolak, Oda Başkanlığına talip olmak isteyenlere üye kayıt listesini vermemekte direniyor… Kaymakamlığa ve Savcılığa şikayet ediliyor ama yine de bir türlü liste temin edemiyorlar… Kaldı ki Başkan Lütfi Özsolak bu davranışından dolayı “sabıkalı” oldu…
Başkan Lütfi Özsolak, dört yıl önceki seçim sürecinde seçimi kazanabilme uğruna üyelerin haberi bile olmadan mahallelerinin değiştirerek seçimin seyrini değiştirmiş… Bunu kim söylüyor? Olayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı! Savcının iddiasıyla kalmış mı? Kalmamış Yargılandığı Bünyan Asliye Ceza Mahkemesi, bu ve benzer suçlamalardan dolayı 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiş! Yaptıkları itiraz da reddedilmiş ve karar onanmış! Allah’tan hükmün açıklanması geriye bırakıldı yoksa Başkan Lütfi Özsolak gidecek kuzu kuzu hapis yatacaktı! Neyse ki hükmün açıklanması 5 yıl süreyle geriye bırakılmış! Bırakılmış bırakılmasına ancak başkan hala aynı yöntemle seçimi kazanma derdine! Tekrar şikayet olur, dava açılır ve de mahkumiyet alır ise tekrar işlememek kaydıyla 5 yıl geriye bırakılan cezası da infaza dönüşür… Değer mi bir Oda Başkanlığına?
Bakalım pazar günü delege seçimi var… Eski Başkan Adayı Mustafa Özmen tekrar aday değilim diyor. Fakat gelişmeleri ibretle izliyor ve “Gerekirse tekrar davacı oluruz! Seçimler adil yapılsın! Bünyan çiftçisi kimi seçerse seçsin yeter ki dürüst ve şaibesiz yapılsın!” diyor. Başkan adayı Okan Marzıoğlu’da, durumu gerek Kaymakamlığa ve gerekse diğer adli boyutlara şikayet ettiklerini belirterek,” Delege seçimine 3 gün kala duyuru yapılıyor. Böyle bir şey olur mu? Listeleri istiyoruz bir türlü ulaşamıyoruz” dedi.