Gerek şehir içi ve gerekse şehir dışında ulaşımı, mal ve can güvenliğini tehlikeye sokan noktalar, bölümler var. Bunları zaman zaman gündeme getiririm. Bazılarını sık sık… İlgililer bunları ne kadar ciddiye alır, bilmiyorum. Ama uyarmaya devam edeceğim. Yetkililer/ilgililer unutmasınlar; buralarda, kendileri de tehlikeye maruz kalır, bizden haber vermesi.
Sık sık gündeme getirdiğim yerlerden birisi de Hisarcık giriş ve çıkışları ile Kıranardı kavşağı… Develi-Yahyalı ve Tekir trafiği ağırlıklı olarak Erciyes Bulvarı’na binince, doğal olarak, Hisarcık Meydanı ve hemen giriş ve çıkışları sıkıntılı bir durum arz etmeye başladı. Ölümsüz kazalara sık sık rastlanıyor.
Adı geçen Bulvar, hıza müsait olunca, tali bağlantılardan (sokaklar) çıkışlar da tehlike arz ediyor. Tabi, ana yola girecek sürücü, imar nedeniyle, “kör bir biçimde”, ana yola çıkınca, sıkıntıda burada kendisini gösteriyor. Bir de bu çıkışlara, hayvan vesaire çıkışlarını de ilave edin. Her an tehlike kaçınılmaz.
Hiç olmasa, sokak bağlantılarının çıkışlarına, “kasis” yapılabilir; bilgi ve uyarı levhaları konabilir. Keşke, imar planlarında, parsel köşeleri dik değil de dairesel olsa. Hiç olmasa ana yoldan giden ve buna çıkanlar, bir nebze de olsa, bir geniş görüş açısına sahip olabilir.
Tabii, Hisarcık deyince önemli bir risk bölgesi de mezarlık üstünden başlayıp, meydana kadarlık yol kesiminin “hız yoluna” dönüşmesi. Mezarlıktan “kaptıran” bir araç, meydan girişine kadar, “Allah ne verdiyse, gaza topukluyor!”
Bu arada, hafif hafif frene basmalardan balata kokusu özellikle düğün salonu önünde iyice hissediliyor. Hele hele Develi dolmuşlarının hızı ürküntü verici.
***
Peki, yapılması gereken ne?
***
Bir, bazı yerlere “kasis” konması ya da “uyarıcı şeritler” monte edilmesi. Buna hemen itiraz gelmiş: “Efendim burası ana ve protokol yoluymuş, kasis konamaz mış?” Allah Allah, peki Hisarcık meydan girişindeki iki “kasis” neyin nesi? Ayrıca, kent içinde anayolların çoğunda kasis var. Mesela mı? Ahmet Gazi Ayhan Bulvarı.
***
Beyler, bakınız, “protokol rahat edecek!” diye, ahalinin can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaya kimsenin hakkı yoktur. Bir kaza halinde, suçlular/kusurlular arasında, o yolun işletme ve bakımı ile sorumlu belediyelerin olacağını hiç unutmayın.
Yapılacak bir diğer ve bence en önemlisi de şu: Mezarlıktan hemen sonra, tepe üstü hız tespiti yapmak ve radar koymak. Sonra, bunu meydan girişinde ölçmek. Tıpkı “yarmaya” konan düzenek gibi. Bu aynı zamanda, yani hız düşümü, düğün salonu sapağını da rahatlatacak.
***
İlgililere bir önerim olacak: Bir gün, Polisevi önünde durun ve inen araçların nasıl hızlarını kesmeye başladıklarını bir görün. O “trafik canavarları” nasıl “sustalı maymuna” dönüyor, onu da… Araçlar, radar ve ölçme alanında “kaplumbağa” hızı ile nasıl gittiğini de…
***
Yine bir ilgili, bir gün de Hisarcık düğün salonu önünde bir süre mola versin, trafiğin nasıl aktığını bir görsün. Hem, bu bölüme konacak bir radar, Maliye Hazinesi’ne de epey gelir bırakır.
***
Tabii, Erciyes Bulvarı’nın trafik yoğunluğu ve bağcıların alış-verişleri doğal olarak Meydanı “Arap saçına” çeviriyor, adım atacak yer bulamıyorsunuz. Bazen çift sıra parklar söz konusu… Belediye burada nasıl bir düzenleme yapar, bilemiyorum? Ama kaçınılmaz olmaya başladı.
***
Kıranardı sapağı önemli bir sorun. Meydan’ın Kıranardı girişi meyilli olduğundan, rampada durmamak için gazlayıp meydan çıkıyorlar. Sol ve sağ görüşler sıkıntılı olduğundan, araçlar burun buruna geliyor.
***
Hasılı kelam; bir makinenin bazı parçalarını doğru tasarlamak o makinenin çalışacağı anlamına gelmez. Ya da bir zincirin taşıma kapasitesi, en zayıf halkasının taşıma gücü kadardır. Olaya, bu şekilde, bir mühendis gözü ile bakılırsa, sorun da önemli ölçüde hafifler.