Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 20.12.2023 11:24

TÜRKİYE’DE ÇOCUK OLMAK!..

Facebook Twitter Linked-in

Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Hanım, İstanbul’da, kesesine uygun ev araya dursun, izin verirse ona, bir başka ülke gerçeğini anlatacağım. Türkiye’de çocuk olmak…

***

Bilirler mi bilemem… Ceza Yasası’nın 141 ve 142. Maddelerini kaldırana kadar bu tür yazıları yazanları, “komünizm” propagandası yapıyor diye, kodese atarlardı. Arkasından da; “komünistler Moskova’ya!” diye varsıl aile çocukları slogan atardı. 

***

Biliyorsunuz, bu maddeler 1991 yılında kaldırıldı. Gelir dağılımı, “Gini Katsayısı”, Lorenz Eğrisi diyenleri; “Komüniste bak komüniste… Gelir dağılımından söz ediyor. Ne varmış gelir dağılımında” diye soruşturma açılırdı. 

***

Rahmetli İdris Küçükömer Hoca, İstanbul İktisat Fakültesi büyük amfisinde, bunlardan söz ederken, en arka sıralarda oturan sivil giyimli görevliler de sürekli not alırdı… Hocamıza, yıllarca, profesör unvanı verilmemişti. Yıl, 1960’lar… Neydi o günler…

***

Çok şükür bugün ülkemizde “ileri demokrasi” var, herkes fikrini açıkça söyleye biliyor. İzin almaksızın, silah taşımaksızın, toplantı, gösteri ve yürüyüş yapabiliyor. Baksanıza, MB Başkanı, “keseme uygun kiralık ev bulamadım!” diyor. 

***

Yine çok şükür; “Düşünen kafalara zararlı fikirler üşüşür. Büyüklerimiz sizi sizden iyi düşünür!” diyen büyüklerimiz de yok… “Komünizm gelecekse biz getiririz. Sizlere ne oluyor!” diyen Nevzat Tandoğanlar da… 

***

Ankara Tabip Odası, işi gücü bırakmış bir araştırmayı, web sitesine almış. Selçuk Şirin söylemese haberimiz olmayacak. Merak ettim siteye girdim. Öyle ya, hastalık nedeniyle boşum. Oturduğum yerde canım sıkılıyor. “Ne yazsam, ne yazsam!” diye kara kara düşünüyorum.

 

İmdadıma, Şirin Hocamızın verdiği bilgi yetişti.  Okudum. Hava,cıva… “Os…tanteyyare, selam söylen o yâre!”, türünde bir şey… Boş geçmesin diye, köşeme taşıdım. Öyle ya, yazacak bir konu yok ülkemizde… Ciddiye alınacak bir şey de değil…

 

Başlığı şöyle yazının; “Türkiye’de Çocuk Olmak Çok Zor!”. Devam ediyor: “Ülkemizde derinleşen ekonomik kriz, artan hayat pahalığı ve OECD ülkeleri arasında zirveyi gören gıda enflasyonu dar gelirli aileleri ve çocuklarını olumsuz etkilemektedir. Fiyatlar arttıkça ve ücretler enflasyon karşısında eridikçe çocuklarımızın sağlıklı ve dengeli beslenmesi güçleşmektedir. “

***

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden oluşan OECD üye sayısı, otuz sekiz. 1948 yılında kuruldu. Ülkemiz, 1961 yılında girdi. Tabii, kuruluşta bu kadar üye yoktu ve ismi de çok çok farklıydı.

***

“Yetersiz beslenme, [yani karın doyurma değil],çocukların fiziksel, ruhsal ve bilişsel gelişimini engellediği gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olmakta.Beslenme sorunları ile çocukların gelişimi ve vücut yapıları arasında bir korelasyon bulunmakta. Yetersiz beslenen çocuklarda gelişme geriliği ve kısa boyluluk (bodurluk), obezite ve ilgili sorunlar, metabolik sendrom, avitaminozlar, demir eksikliği anemisi, iyot yetersizliğine hastalıklar görülmektedir.”

***

“Birleşmiş Milletler örgütünün “2023 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu”na göre Türkiye’de yetersiz beslenmenin yaygınlık oranını yüzde 2,5 olup, 5 yaş altı çocuklardaki bodurluk oranını yüzde 5,5’tir.”

***

Yetersiz ve dengesiz beslenme çocuklarımızın okul hayatını da etkilemekte. Yapılan araştırmalara göre yetersiz ve dengesiz beslenmenin öğrencilerin dikkat sürelerini kısalttığı, öğrenme güçlüğü ve davranış bozukluklarına yol açtığı, devamsızlık ve okul başarısında düşmeye neden olduğu bilinmektedir.”

***

“Çocuklar ve ergenlerde, niteliksiz ve sağlıksız beslenmenin bir diğer sonucu olan obezitenin sıklığı endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Obezite çocukluk çağının en sık görülen rahatsızlıklarından birisi haline gelmiştir.”

***

“Çocuk yoksulluğu ve bundan kaynaklanan yetersiz ve sağlıksız beslenme raporlara da yansımakta:OECD verilerine göre Türkiye’de çocuk yoksulluğu, toplam nüfusun yoksulluk oranından daha fazla. Üye ülkeler arasında çocuk yoksulluğunun en yüksek olduğu ikinci ülke konumundayız.Altımızda Kolombiya, üstümüzde Romanya var. Sıralamanın ilk beşi; Danimarka, Slovenya, Finlandiya, Çekya, Norveç.”

***

“Türkiye’de çocuk yoksulluğu, toplam yoksulluk oranından daha fazla. Türkiye’de her 100 çocuktan 22’si yoksulluk içinde büyümektedir.”

***

“TÜİK’in “2022 Türkiye Çocuk Araştırmasına” göre; ülkede ekmek veya makarna gibi yiyecekleri her gün tüketen çocukların oranı yüzde 62,4; meyveyi her gün tüketen çocukların oranı yüzde 50,5; sebzeyi her gün tüketen çocukların oranı yüzde 33; et, tavuk veya balığı her gün tüketen çocukların oranı yüzde 12,7’tir. Çocuklar yeterli ve nitelikli protein kaynaklarına erişememektedir.”

***

“Yine TÜİK’in 2022 yılına ait çocuk istatistiklerine göre 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı yüzde 18,7’ye yükselmektedir. Çalışmak zorunda kalan çocuk işçilerin çoğu iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu hayatını kaybetmekte. İSİG Meclisi’nin verilerine göre 2002-2023 arasında 900’e yakın çocuk işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir.”

***

05-17 yaş grubunda çalışan çocuk sayısı, 720 bin. Okula gitmeyen, okulu terk eden çocuk sayısı milyonlar. İşte böyle Gaye Hamın, ülkemizde çocuk olmak gerçekten zor. 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —