Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 18.03.2026 12:24

TELLAL OLMA; TELLAK OLMA

Facebook Twitter Linked-in

Bugün arife, yarın Şeker Bayramı… Bu yıl Şeker Bayramı ile “nevruzu” birlikte kutluyoruz. 

Gece ile gündüz eşit olacak iki gün sonra. Günler uzamaya başlayacak, 21 hazirana kadar. 

Yine bugün, “mart 9”’u denilen sayılı günlere üç gün daha var. ilki. Daha çok sayılı günümüz sırada... Kurtulduk, rahat meyve yeriz sanmayın. 

**

Dostlar, ister buna “doğanın işleyişi”, isterse “Sünnetullah” deyin, bu döngü devam edip gidecek. Artık bizim ve bizden sonraki birkaç nesil, “iki bayramı” bir arada göremeyecek. Herkesin ama herkesin ağzı, şeker gibi tatlı olsun, “Şeker Bayramı” kutlu olsun.

**

Bu vesile ile, Allah herkesi hidayete erdirsin; “benlik” belasından kurtarsın. Tabii, çok eksiğimiz “merhamet” ve “empati” duygularını artırsın. İnanın çok ihtiyacımız var. Merhamet, empati diye bir şey kalmadı toplumda. Umarım, eda edeceğimiz bayramlar buna vesile olur. 

**

Biliyorsunuz; “Şâribün leyli vennehar!” yani gece gündüz sarhoş gezen birisinin kısa da olsa ayık olduğu bir an vardır. Bu an, nedâmete vesile olabilir.  Nitekim, bu halden nâdim olanı da çok görmüşüzdür… Ama siyasal sarhoşluk, güç sarhoşluğu çok farklı bir şey; “Şâribün leyli vennehar”larla karıştırmamak gerekir. Zira, bunların ayık gezdikleri pek gözükmez...   

**

Yine bunlar ikbal meyhânesinden hiç çıkmazlar.  Nâdim yani pişman olmaya vakit bulamazlar; yine bunları, tarafı etrafı, dalkavukları ayık gezdirmezler. Ta ki, iktidar gücünü ya da elindeki gücü kaybedene dek… Gücü kaybettiklerinde ayıkırlar ama iş işten çoktan geçmiştir, artık.

**

İktidardan düşünce ya da güç kaybedince “Eski dostlar !” şarkısını söylemeye başlarlar. İkbal sarhoşu iken selamı sabahı esirgediklerini arar dururlar, artık.  

**

Gurur sarhoşuna uğrayanlar için Ekmel-i Şuara-ı Rûm Nâbî-i Pîr’in güzel, güzel olduğu kadar da anlamlı dizelerini bir kez daha veriyorum. Çok kez vermiş olsam da yine veriyorum. Aslında bu dizeleri herkes, her gün görebileceği bir yere asmalı... 

 **

Dizeler kısaca; “İkbal meyhanesinde gurur sarhoşluğuna uğrayanların ayıkınca ya da gücü kaybedince düştükleri hâli” anlatır. Etrafınıza bir bakın, unlardan, mebzul miktarda görürsünüz. Şiirin aslı şöyle:

Bağ-ı  dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz

Biz, neşâtın  da gamın da rûzigârın görmüşüz

Çok da mağruru olma kim meyhâne-i ikbalde

 Biz hezâran mest-i mağrûrun humârın görmüşüz.

**      

Söz bercesteden açılmışken bir berceste de Hayyam’dan:

“Sen sofusun hep dinden dem vurursun

Bana da sapık, dinsiz der durursun

 Peki, ben ne görünüyorsam oyum

 Ya sen? Ne görünüyorsan o musun?” 

**

Şimdi vereceğim sözlerin sahibi de, kuvvetle muhtemel, Hacı Bektaş-ı Velî Hazretleri. 

“Cenk, cidal ehli olma; küçüğe izzet, büyüğe hizmet, ölüye hürmet eyle.”  Ve devam ediyor: “Bir kimsenin kusurunu görme; Görürsen ört. İyilik eyle, karşılık bekleme.” 

**

Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu da, “Dostluk Üzerine” yaptığı konuşmada; “Tellal olma; tellak olma; insafsız avcıya hizmet etme!” demişti yıllar öncesi. Herkesin Ramazan Bayramını kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim… 

**

Tabi, ben bunların neresindeyim? Her yanımı, ahtapot gibi enaniyet sarmış; gurur ve kibir bataklığında cebelleşip duran bir ademim. Allah, ıslah eylesin. Başka ne denebilir ki?

**

Ramazan Bayramınızı kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —