Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 09.04.2023 11:33

TEK ADAM

Facebook Twitter Linked-in

Başkalarını bilmem ama ‘Tek Adam’ denilince benim aklıma Mustafa Kemal Atatürk gelir. Bir de Atatürk’ü anlatan, Şevket Süreyya Aydemir’in “Tek Adam” isimli üç ciltlik kitabı. Mustafa Kemal’i anlamak, kavramak isteyenlerin mutlaka okumasını tavsiye ederim.

***

Buikinci okuyuşum… İlkini okuyalı yıllar yıllar olmuş. Yeni bitirdim… Satır aralarında ilginç, ilginç olduğu kadar düşündürücü anekdotlar da var. Mesela, bir kesimce diktatör, astığı astık, kestiği kestik bilinen Atatürk, “istifa et!” dediği halde istifa etmeyen adeta kafa tutan bir belediye başkanına ne der, ne yapar acaba? İşte bunun hikâyesini sizlerle paylaşacağım.

***

Olay, Atatürk’ün teşvik ve desteği ileAli Fethi Okyar tarafından kurulan, irticai ve devrim karşıtı hareketlerin filiz vermesiyle, istek üzerine fesh edilen Serbest Fırka ile ilgili. Yıl, 1930…

***

“…Fakat memleketteki havanın elektrikli olduğu da anlaşılmıştı. O zaman Gazi uzun bir memleket gezisine çıkmak ve bu gibi hallerde yaptığıgibi, halkın nabzını yoklamak istedi. … 1930 senesi Kasımında Ankara’dan Kayseri istikametinde trenle yola çıkıldı. Tren başkentten uzaklaşınca, Gazi’nin salon vagonda etrafına topladığı yol arkadaşlarına ilk sorduğu sual şudur:

“Serbest Fırkayı kapatmakla iyi mi ettik?... ”

***

Herkes “İyi oldu” diyordu. Ama bu sual bütün seyahat boyunca sorulacaktır. Bütün seyahat boyunca Gazi, her uğradığı yerde, her tarafında toplananlara karşı, sözü nihayet bu konuya getirecektir. Sanki kendiiçinde birtakım sualler durmadan cevap bekliyor gibidir. Bir taraftan halkı yoklar ve memleketin havasını anlamak isterken, bir taraftan dabu soruyu galiba kendi kendine sorar ve kendi açısından izaha çalışır.

***

Yolculuk Kayseri’ye, Sivas’a daha ilerilere vardı. En önemli durakSamsun’dur. Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da ayak bastığı Samsun. Orasıonun büyük yolculuğunun başlangıç noktasıdır. … 22 Kasım 1930’da Gazi işte geneSamsun’a varır. Varır ama onu Samsun’da âdeta yeni zaptedilmiş birdüşman şehrine sokar gibi, askerler, polisler, inzibat kuvvetleri, emniyet kuvvetleri ile karşılarlar.

***

Aşağıdaki satırlar, bu karşılaşmayı anlatır. Bu seyahate katılan ve hatıralarını Atatürk’le Üç Ay isimli eserinde yazan Ahmet Hamdi Başar’ın bu kitabı, yolculuğun günlük havasını ve o günlerdeAtatürk’e hâkim olan ruh halini aydınlatıcı fıkralar vermek bakımından ilgiçekicidir.

***

“Her tarafta fevkalâde inzibat tedbirleri alınmıştı, istasyondan itibarenbütün yollar süngülü askerler tarafından tutulmuştu. Halk; asker kordonlarının arkasına sinmişti. Bu suretle askerden ve polisten maada hiç kimseyi göremeden, âdeta bir düşman şehrine henüz giren bir kumandan gibiGazi ve bizler, otomobillerle, Gazi’nin misafir edileceği konağa geldik... ”

***

Valinin ve idarecilerin bu davranışları tabii Gazi’nin hoşuna gitmez.Hem bütün bunlar niçindir? Şunun için ki, kendi kendini dağıtan Serbest Fırka, tek şehir olarak Samsun’da Belediye seçimlerini kazanmıştı.

***

Sonra daha garip bir şey de olur: Biraz istirahatten sonra Gazi’yi şehirnamına verilen ziyafet yerine götürürler. Ama sofrada şehri temsil edenhiç kimse yoktur...Gazi daha da içerler, havada soğuk rüzgârlar eser. Herhalde bir fırtına patlayacaktır. Sorar:

“Belediye Reisi nerede? Nasıl olur? Şehirlerine misafir geldik?’

***

Cevap yok. Ama adam koşturulur. Belediye Reisi buldurulur: Kendihalinde, sakin tavırlı bir Samsunlu. Bir sandalye gösterilir. Oturur.Paşa kadehini Reise doğru kaldırır:

“içelim...”

Ama Reis yalnız su bardağını kaldırır. Çünkü o yemeğini yemiştir.Paşa daha da alınır:

“Ya, demek bizim geleceğimizi bilmiyordunuz öyle mi?"

“Evet efendim, bendeniz de bu şerefi ümit etmiştim. Ama çağrılmadım”

***

Ondan sonraki havayı tahmin etmek mümkündür. Eski Serbest Fırkalı Belediye Reisi, şehir namına kurulan sofraya çağırılmamıştı! Vali,Gazi’nin eski bir asker arkadaşıydı. Atatürk gözlerini ona çevirir ve buişi ona sorar. Tabii gene cevap yok. Vali oturduğu yerde gittikçe ezilir.Gazi sözü gene Serbest Fırkaya getirir. İşi tâ baştan sonuna kadaranlatır. Ona göre, sonunda Serbest Fırka’nın kendisinden beklenen işleri göremeyeceği, memlekette İrticaın ve inkılâp dışı cereyanların bundan İstifade edeceği anlaşılmış ve parti lağvedilmiştir...

***

Gazi, konulmalar bu noktaya gelincedir ki, Belediye Reisine döner:

“Şimdi Reis Beyefendi, zatıâliniz de artık feshedilmiş olan bir fırkanın Belediye Reisi olarak vazifenize devam etmek istemezsiniz değil mi?istifa ediniz”

Fakat Belediye Reisinin cevabı başkadır:

“Paşam, bendeniz Serbest Fırkayı temsil etmiyorum. Bu İntihaphalkın, şahsıma karşı bir itimadı şeklinde tecelli etmiştir. Eğer bu vaziyette istifa edersem, halkın teveccüh ve itimadına karşı gelmiş olurum... “

***

Bu sahneye şahit olan A.H. Başar der ki:

“Bu beklenmedik cevap Gazi'yi sinirlendirmedi... “

Deminki kadar sakin bir sesle:

“ ‘Düşündüğünüz doğru... Arzu ettiğiniz gibi olsun’dedi... ”

***

Kaldı ki Belediye Reisi, kendi sözlerinden ve Gazi’nin dinlediği cevabından sonra, saygıyla sandalyesinden doğrulur, Gazi’den müsaadeister. Yarın sabah Belediyede, işinin başında erken bulunmak zorundadır. Gazi’yi selamlar. Sakin, ağır adımlarla salonu terk eder.

***

Serbest Fırka’nın son yankısı da, Gazi’nin sözleri ve Samsun Belediye Reisi Ahmet Bey’in cevapları oldu. Ve öyle sanıyorum ki, Gazi’ninSerbest Fırka’dan sonraki nabız yoklama gezisinde en enteresan sahnebu sahnedir... (TEK ADAM, Cilt 3, s.379, 16. Basım)

***

Bir asır sonra da olsa böyle bir “adamı” özlem, minnet ve saygı ile nasıl anmazsınız? Ruhu şâd olsun.

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —