Yarından itibaren, 17 Mayıs sabahına kadar “tam kapanma!” olacak. Tabii, eczaneler, kolluk güçleri, belediye temizlikçileri, fırınlar, marketler gibi zaruri mal ve hizmet üretenler kapsam dışında kalacak. Anlaşılır… Ama şantiyeler, inşaat işleri neden kapsam dışı tutulur, anlayamadım doğrusu…
Bu süreçte, kim ne yer, ne içer ilgi alanım dışında… Merak da etmiyorum. Öyle, ya, madem insanlara; “kapanın”, “çalışmayın”, “dışarı çıkmayın” deniyor o halde, devletin bu kapsama girenlerin “ne halde” olduğunu sorması gerekmez mi? O nedenle, “devlet” değilim ki, merak edeyim!..
Kimse de “sorma ne haldeyim?” ağıtı yakmasın. Tavrını sandıkta göstersin… Kopup kopup oy verdiği iktidardan, sandıkta hesap sorsun!..
***
Dedim… Bu sorunun muhatabı da ben değilim. Onu da, o hali yaşayacak olanlar soracak, iktidara!.. Bir de şunu soracak; siyaset bana mı yoksa kendisini finanse edene mi hizmet edecek? Bu sorunun yanıtına göre, sandıkta tercihini yapacak. O nedenle, diyorum, gayreti bana mı düştü?
***
Çelişkilerle, sorularla dolu bir kapanma. Tam mı, yarım mı, çeyrek mi? Belli değil… Anlaşılan, karar alıcıların kafaları karışık. Mesela, bu günler toprağın ısındığı, ekim ve dikim mevsimi? Dikme, sebze fidesi, tohum, gübre satanlar açık mı? Diyelim açık. Peki, sokağa çıkmanın yasak olduğu günlerde insanlar bu hizmeti nasıl alacak?
***
Çarşının içinde bir pastırmacı dostuma sordum: “Açık mısınız?” “Açık olsak ne olur, olmasak ne olur, abi!” dedi ve ekledi: “Evde kapananlar çarşıya nasıl gelecek ki? Kargo ile satış için ise, açmaya değmez!”, dedi…
***
Mesela, alkollü içki satan bayiler de kapalı doğal olarak… Haksız rekabet olmasın diye, AVM’lerin “alkollü içki reyonlarını” da kapattırmışlar? Gerekçe de; “haksız rekabet!”. Tabii, yersen.
***
Bakınız neden?
***
Ayakkabıcılar kapalı mı? Kapalı… Peki, AVM’lerin ayakkabı reyonu açık mı? Açık…
***
Zücaciyeciler kapalı mı? Kapalı… Peki, AVM’lerin zücaciye reyonu açık mı? Açık…
***
“Zavzacılar” kapalı mı? Kapalı… Peki, AVM’lerin baharat reyonları açık mı? Açık…
***
Dondurmacılar kapalı mı? Kapalı… Peki, AVM’lerde dondurma satışı serbest mi? Serbest…
***
Bunlar da haksız rekabet olmuyor da, “alkollü içki” satan bayiler mi serbest rekabeti bozuyor? İnanın hayranım bu akla, bu mantığa!.. Kusura kalmayın, “yersen!” derken kastım bu. Bir başka kastım yoktur efendim!..
***
Mesela, camiler açık. Namaz kılmak isteyenler, araçla gitmemek şartıyla, mahallelerinde bulunan camilere gidebilecekmiş? Peki, dışarıda gezerken elinde seccade ile yakalanan birisi, “camiden geliyorum ya da camiye gidiyorum!”, dese, “ne lazım gelir?”
***
İsterseniz, bu konuya devam edelim: Diyelim ki, çeviren “kolluk”, çok “uyanık”, sözü yemedi, “ceza yazacağım!” dedi. Mesela, ceza yazılmaması için “rüşvet” versen “hükmü nedir?” Büyük fıkıhçı, günümüzün en önde gelen fetvacısı Hayrettin Karaman, “Rüşvet” konusunda sorulan soruya şöyle yanıt vermiş:
“…Bir insan canını, malını, namusunu, kendine ait olmuş hakkı korumak ve almak için başka çaresi kalmadığında rüşvet verir; bu verene, zaruret sebebiyle caiz, alana haramdır.” (www.yenisafak.com/yazarlar/hayrettin-karaman/rusvet-belasi-2052241)
***
Demek ki, zaruret nedeniyle rüşvet verebilirmişiz. Sizin için dinen bir sakınca yokmuş. Alan düşünsün! Ha. Bu örneği şunun için verdim. Giderek, kamusal ve özel hayatımızı dini kurallara göre tanzim etmeye başladığımızdan… Artık, her konuda “fetva makamına” başvurmamız da kaçınılmaz olacak. Yakında, “mahalle kadıları” oluşursa hiç şaşmayın.
***
Kusura kalmasınlar… AVM’lerde, “alkollü içki” satış reyonlarının kapatılması, bende bu çağrışımı yaptı. Evet. Bu yasak neden? Verdiğim örneklere bakarsanız, asla “haksız rekabet” olamaz!.. İnanın kendimi, kazana atılmış, yavaş yavaş ısıtılan, su içindeki kurbağa gibi hissediyorum. Ve irkiliyorum.
***
Not: Pandemi nedeniyle, Gazetemiz 3-6-7-11 Mayıs günleri basılacak. O nedenle, bu günlerde yazılarım çıkacak. Fakat, “facebook”umda gündemi takip etmeye devam edeceğim.