Dünkü yazımda biraz bahsettim;
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, onca İl’in OSB’si için böyle bir karar almazken sadece Kayseri OSB’ye özel mali genel kurulunun 2021 yılına erteleme kararı alması son derece düşündürücü…
Hem de üç gün içinde, yıldırım hızıyla…
“OSB’ne Sahip Çık Platformu” 16 Kasım’da basın kuruluşlarına, OSB’nin gidişatıyla ilgili olarak önemli açıklamalar da bulunacağını duyuruyor bir gün sonra yani 17.11.2020 tarihli ve 133790 sayılı resmi yazıyla Kayseri OSB Yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na, bu yılın sonuna kadar yapılması gereken mali genel kurulun ertelenmesi talebinde bulunuyor…
Gerekçe!
Gerekçe Sağlık İl Müdürü Ali Ramazan Benli’nin, “Kayseri’de coronavirüs tehlikeli noktalara doğru tırmanış gösteriyor” şeklinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım…
İlginçtir bakanlıkta kabul ediyor…
Doğrusun, haklısın, mali genel kurul yaparsanız hem OSB olarak çalışanlarınız hem de 850 sanayiciniz coronavirüse yakalanabilir diye mali genel kurulu erteliyor…
Gördünüz mü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ne denli duyarlı?
Hem OSB çalışanlarını hem de 850 sanayicinin hayatından endişe duyduğu için iki günde yıldırım hızıyla erteleme karı alıyor…
Merak ettiğim şu;
Bu yazı nasıl bir günde Ankara’ya gitti?
Posta yoluyla desem mümkünü yok yetişmez…
Dedim ya 17’sinde yazı yazılıyor, 20’sinde talep uygun görülüyor ve o yazı aynı gün yani 20 Kasım tarihinde tekrar Kayseri OSB’ye geliyor…
O nedenle soruyorum işte, 17’sinde yazılan resmi bir yazı görüşülecek, konuşulacak, enine-boyuna tartışılacak ve sonra kabul edilip aynı gün tekrar Ankara’dan yola çıkıp 20 Kasım Cuma günü tekrar Kayseri’de olacak…
Mümkün mü?
Postaya versen bu pandemi sıkışıklığında ancak bir hafta da gelir…
Kargo desen keza daha kötü, pandemi nedeniyle millet kargoya yüklendiği için kargo dağıtım merkezlerinin önü ana-baba günü…
Görülen o ki 17’inde bu yazı yazılıyor…
Belki de bir gün önce yani 16’sında…
Tarihine de 17 Kasım yazılıyor…
Yani evrakın Ankara’da olacağı gün…
Birisi bu yazıyı eline alıp Ankara yoluna düşüyor…
Bakanlığa gidiyor…
Gidiyor gitmesine de bakanı nerede bulacaksın? Bulsan nasıl meramını anlatacaksın? Bakan çıkarda, “Kardeşim olur mu öyle şey? Pandemi sadece Kayseri’de yok ki, pandemi tüm Türkiye’de var! Sadece Kayseri’ye mahsus böyle bir karara nasıl imza koyarız?” diye terslemez mi?
Tersler elbette!
Ancaaak bir şartla!
Eğer Sayın Bakanla önceden görüşülmüş ise…
Eğer Sayan Bakan önceden ikna edilmiş ise…
Eğer Sayın Bakan, “Madem öyle geçerli bir gerekçeye dayandırın, getirin bende imzalayayım!” demiş ise mesele yok!
O zaman yazı hemen yazılır, biri atlar OSB’nin aracına doğru Ankara’nın yolunu tutar ve on dakika da yazı imzalanır gelir…
Bu iş bu kadar basit mi?
Evet, bu kadar basit!
Peki, 1200 sanayicinin iradesi ne olacak?
Onların tercihi ne olacak?
Bakanlığın iradesi sanayicinin iradesine tehdit koyacak durumda mı?
Değil elbette!
Niye sanayicinin hür iradesine ipotek koyuyor?
Nereden buluyor bu hakkı?
Hadi Türkiye genelinde pandemi nedeniyle gerek Sağlık Bakanlığı ve gerekse Sağlık Bakanlığı’nın tavsiye ve talebiyle İçişleri Bakanlığı öyle bir karar alır da anlarım…
Peki Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na ne oluyor?
O hangi sıfatla pandemi gerekçesiyle üstelik sadece ve sadece Kayseri OSB için böyle bir karar alıyor?
Bu karar tek kelimeyle rezaletin daniskasıdır!
Tek kelimeyle skandal bir karar!
Bu karardan ne Cumhurbaşkanının ne de Sağlık Bakanlığı ve de İçişleri Bakanlığı’nın haberi vardır!
Şunu unutmayın lütfen; Bu karar öyle Kayseri OSB, Sağlık İl Müdürü Ali Ramazan Benli sosyal medya hesabından “Kayseri’de coronavirüs tehlikeli boyutlara doğru tırmanıyor” dediği için alınmış bir karar değil!
Ali Ramazan Benli’nin sosyal medyada ki paylaşımı onlara haklı bir gerekçe teşkil edemez!
Unutmayın bunun kokusu eninde-sonunda ortaya çıkar!
Hiçbir şey saklı gizli kalmaz!
Eninde sonun da kokusu çıkar!
İster sağcı ister solcu, ister AK Partili, İster MHP’li isterseniz CHP’li olun neci olursanız olun bu karara tepki göstermeniz lazım!
Bu son derece antidemokratik bir karar!
Tek kelimeyle bir sanayici kuruluşu olan OSB mensubu sanayicinin hür iradesine ipotek koymaz!
Hele hele bir Sağlık Müdürü sosyal medya hesabından böyle bir paylaşım yaptı diye 1200 sanayicinin kaderiyle oynayamaz!
İleri de telafisi mümkün olmayan şeyler olursa bir Sağlık İl Müdürü’nün sosyal medya hesabından paylaştığı mesaj mı kurtaracak?
Bu görülmüş bir şey değil!
İddia ediyorum, bu bir skandaldır!
Ankara düzeyinde bu kararın izi sürülür ve gerekirse Cumhurbaşkanına uygun bir ortamda uygun bir lisanla izah edilirse Cumhurbaşkanı bile küplere biner!
Böyle şey mi olurmuş?
Şimdi gelelim isterseniz bu gelişmeyle ilgili bir pencere daha açalım…
Sizce bu yazı posta ya da kargo yoluyla gitmediğine göre Ankara’ya kim götürmüş olabilir?
OSB Başkanı Tahir Nursaçan götürmez!
Niye?
Sayın Başkanın testi pozitif çıktı, evinde karantina altında tutuluyor! 14 günlük karantina yasağını ihlal edecek değil ya!
Genel Sekreter Adil Özhan götürmüş olabilir mi?
O da götüremez, çünkü o da karantina da!
Peki, Bölge Müdürü Ali Yaprak götürmüş olabilir mi?
O da götüremez, çünkü o da karantina da!
İyi hoş da bu yazıyı kim kaleme almış ve kim Ankara’ya götürmüş olabilir?
Bakan adına Genel Müdür Yardımcısı Soner ERKEK’e kim imzalatmış olabilir?
Haydin hep beraber düşünelim bakalım…
Cevabını bulabilirseniz bana da haber verin de cümle âleme duyuralım…
**
O YAZIDAN ELİTAŞ’IN DA MI
HABERİ OLMAMIŞ?
Malum Mustafa Elitaş, TBMM Sanayi, Ticaret, enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve aynı zaman da AK Parti Kayseri milletvekili…
Kayseri OSB ile ilgili önemli bir kararın alındığı bakanlığın komisyon başkanı…
Madem Sayın Elitaş hem böylesi önemli bir komisyonun başkanı hem de 1200 sanayiciyi yakından ilgilendiren memleketin milletvekili olarak böylesine önemli bir karar alınıyor da bilgisi olmaz mı?
Hem de OSB ile ilgili tartışmalar da taraf olduğu açıkça biline biline…
Hem de OSB’ye o müfettişleri getiren kişi olarak adı çıka çıka…
Normalde Sanayi Bakanlığı, yukarıda saydığım nedenlerden dolayı Sayın Elitaş’a, gerek bakan ve gerekse o karara imza koyan bürokratlar nezaketen de olsa:
“Sayın Komisyon Başkanım, memleketiniz Kayseri OSB’den bu yılın sonuna kadar yapılması gereken mali genel kurulun pandemi nedeniyle ertelenmesi yönünde bir talep geldi, bilginiz var mı? Haklı bir talep mi değil mi? Ne tavsiye edersiniz? Sizin Kayseri OSB konusunda ne denli hassas olduğunuzu biliyoruz, size sormadan bir cevapta vermek istemiyoruz, ne dersiniz?” diye sorma gereği duymamışlar mı?
Sayın Elitaş’ın da Kayseri OSB’deki hassasiyetini bile bile ilgili bakan ve bürokratları böyle bir nezaket göstermede o karara imza koyup göndermişlerse ki durum onu gösteriyor en hafif tabirle nezaketsizlik yapmışlar!
Bunun hesabını sormakta Sayın Elitaş’a düşüyor!
Bu kararla Sayın Elitaş Komisyon başkanlığını yaptığı bakanlığından ciddi bir gol yedi demektir…
Çıkarmakta ona düşer!
En azından bu kararın nasıl alındığı gerçeğini ayan-beyan tüm yönleriyle ortaya çıkarmak ve hem Kayseri kamuoyu hemde OSB’de ki meslektaşı sanayicilerle paylaşmak da ona düşer…
Çünkü bu öyle, “duymamışım, haberim yokmuş, bakan ve bürokratlar bana sormayı akıl edememişler” denilerek geçiştirilecek sıradan bir vaka değil!
Ciddi bir skandal!
**
İBRAHİM GAZEZOĞLU
NİYE SALDIRIYA UĞRADI?
9 Kasım günüydü…
Akşam saatleri, saat 19.30 sıralarıydı…
Sivas Caddesi ile Tuna Caddesi’nin kesiştiği yerde ki Erciyesevler (Yeşilevler) Camisi’ne yatsı namazını kılmak için giren 60 yaşlarında ki bir vatandaşa peş peşe 4 el ateş açıldı…
20’li yaşlar da bir gencin açtığı ateş sonucu camiye namaz kılmaya giren vatandaşın kurşunlardan biri ayağının üzerinden girip altından çıkmış ve önce can havliyle yakınındaki taksi durağını sığınmış, daha sonra Erciyes Üniversitesi’ne kaldırılmış, saldırgan gençte, elinde ki silahla Mado’ya doğru kaçarak kayıplara karışmış…
Olay yerine gelen Olay İnceleme ekibi iki boş kovan bulmuş…
Saldırıya uğrayan kişi İbrahim Gazezoğlu adında ki işadamı…
İbrahim Gazezoğlu Kayseri’nin yerli eşrafı Gazezoğulları’ndan değildir, ilk aşama da saldırı haberi alınınca onlardan sanıldı…
İbrahim Gazezoğlu, kömürcülük yapar, yedieminin deposu var ve Mutfakgaz’ında sahibi…
Özellikle kömürcü piyasasında tanınan bir isim…
Yani işin özü o akşam camiye girerken silahlı saldırıya uğrayan kişi İbrahim Gazezoğlu…
Saldırı olayından birkaç gün sonra Şahin Ö. adında ki bir genç yakalanarak gözaltına alındı…
Saldırgan genç ifadesinde, “Bana hakaret etti bende sıktım” demiş!
Bu laflar bu tür saldırı vakalarının klasik sözüdür…
Sen ne dedin de o sana hakaret etti, haydi diyelim ki hakaret etti, sen niye çekip vurdun demenin bir anlamı yoktur!
Üstelik işin ilginç tarafı silahlı saldırıya uğrayan ve ayağından yaralanan İbrahim Gazezoğlu saldırgandan şikâyetçi olmadı…
Ancak saldırgan Şahin Ö. 2004 yılından gelen kesinleşmiş bir hapis cezası nedeniyle tutuklanarak Bünyan Cezaevi’ne kondu… Şu anda T-1’de yatıyor… İki hafta önce yakınları ve avukatı Rafet Gümüş ziyaret etmek istedi ancak coronavirüs salgını olduğu gerekçesiyle görüşemediler…
Şimdi merak edilen şu;
Birincisi İbrahim Gazezoğlu niye saldırıya uğradı?
Cidden saldırganın iddia ettiği gibi Sayın Gazezoğlu hakaret etti de onun için mi silahlı saldırıya uğradı?
Haydi diyelim cidden öyle, peki Sayın Gazezoğlu şikâyetinden niye vazgeçti?
Yoksa o silahlı saldırgan farklı bir gerekçeyle mi saldırdı? Arkasında biri ya da birileri mi var? Ortada paylaşılamayan mal-mülk, bir servet, bir miras, bir para-pul, altın, döviz ya da başka bir şeyler mi var? Yani Sayın Gazezoğlu’na bir mesaj verilmek mi istendi?
Tabii bunları bizden ziyade polisin araştırması lazım…
Bize kadar yansıyan soru işaretleri çok…
Bu iddiaların izini sürmek lazım…