Kimse bu konuyu göz ardı etmemeli.
Kaldı ki ortada ne savaş kaldı ne de bir gerginlik.
Hatta Esad yönetimi seçim bile yaptı kendi ülkesinde.
Ancak geçici olarak gelenler çoktan kalıcı oldular bile…
ŞİKAYETLER YOĞUN
İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş Meclis’te yaptığı konuşmada, Kayseri’de Suriyeli probleminin giderek arttığına dikkat çekerek, “Hemşehrilerimiz sürekli şikâyet hâlindeler, Suriyelilerden ve yarattıkları asayiş olaylarından çok rahatsız ve huzursuzlar” dedi. Ataş, “İşsizlikle mücadele eden Kayserili işini ve aşını Suriyelilere kaptırma tehlikesiyle karşı karşıyadır” sözleriyle de dikkat çekti.
HUZURSUZUZ…
Ataş, vatandaşın bu konuda huzursuz olduğunu dile getirdi.
Ataş, şu ifadeleri kullandı: Kayseri’de Suriyeli problemi giderek artıyor. Hemşehrilerimiz sürekli şikâyet hâlindeler, Suriyelilerden ve yarattıkları asayiş olaylarından çok rahatsız ve huzursuzlar.
Yoksulluk ve açlıkla boğuşan hemşehrilerimiz bu yükü daha fazla taşımak istemiyor.
GEÇİCİ…KALICI OLDU…
Zamanında geçici olarak geldiği söylenen Suriyelilere özel okullar yapılmakta, çıraklık ve mesleki eğitim projeleriyle Suriyeliler şehrimizde kalıcı hâle getirilmeye çalışılmaktadır.
İşsizlikle mücadele eden Kayserili işini ve aşını Suriyelilere kaptırma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
80 bin Suriyeliye ev sahipliği yapan huzur şehri Kayseri’de Suriyeli sorununu çözmeye yönelik gerekli adımlar iktidar tarafından bir an önce atılmalı, vatandaşlarımızın ve şehrimizin huzuru ve güvenliği sağlanmalıdır.
YÜCEL’DEN DESTEK
Ardından konu ile ilgili olarak Kazım Yücel’den bir açıklama geldi Suriyelilere dair.
İYİ Parti Büyükşehir Belediye meclis üyesi ve Grup Başkanvekili Kazım Yücel, Suriyeli sorunun ciddi boyutlara ulaştığını belirterek, “ Valilik, emniyet ve belediye buna el atmalı. İYİ Parti milletvekilimiz Dursun Ataş’ın verdiği önerge dikkate alınmalı.” dedi.
NÜFÜSUN YÜZDE 10’UNA ULAŞTI
“Kayseri’de nüfusun legal olmayan sonuçlara göre yüzde 10’a yakını Suriyeli” diyen Yücel “resmi rakamlara göre ilimizde 80 bin civarında Suriyeli var. Kayseri kapılarını açmış ama hiçbir iş imkânı ve yerleşim alanı vermemiş. Suriyeliler sığınmacı gibi geldiler ama bizim kapı komşumuz oldular. 10 yıldır buradalar. Türklerle birleşir hale geldiler. Misafir olmaktan çıktılar. Yürüyüşleri, konuşmaları değişti. Mahalle içindeki kavgalarda taraf olmaya başladılar. Fevzi Çakmak’ta yaşanan olayları biliyoruz.” şeklinde bir değerlendirmede bulundu.
Bu arada ''Milli Eğitim Bakanlığı, Suriyelilerin mesleki eğitime erişimini kolaylaştırmak için kayıtta 'A2' düzeyinde Türkçe dil sertifikası zorunluluğunu kaldırdı.''
Anayasa'yı kaldırdık demenin dolayı yolu mu bu?
SON GELİŞMELERE DAİR
Bu arada Kayseri Suriyeliler Ensar Derneği öncülüğünde, Kayseri’de yaşayan Suriyelilerin sorunları ve çözüm yollarının konuşulduğu bir toplantı yapıldı.
Toplantıya Kayseri Göç İdaresi Grup Başkanı Ender Aslan, Suriyelilere yardım eden vakıf ve dernek temsilcileri, Kayseri’deki Suriyeli alimler, kanaat önderleri ve dernek mahalle temsilcileri katıldı.
Toplantıda Kayseri’de yaşayan Suriyelilerin ekonomik, sosyal, hukuki, eğitim, güvenlik, ailevi sorunlar, gibi sorunlar dile getirildi.
Toplantıya katılan Kayseri Göç İdaresi grup başkanı Ender Aslan, bütün sorulara cevap verdi.
İşte size iki yönü ile ikiz taraftan konunun gerçekleri.
TAVSİYE KARARLARI
Toplandı sonunda şu tavsiye kararları alındı.
Göç İdaresi ile ilgili konular, Göç İdaresi mevzuatına uygun olarak çözülmesine, Suriyelilerle ilgili yanlış bilinenlerin Göç İdaresi tarafında bastırılan broşürlerle halka anlatılmasına, Güvenlik ve asayişle ilgili sorunlar, Emniyet teşkilatı ile işbirliği ile çözülmesine, Ekonomik sorunların, Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma Vakfı, Kızılay Toplum Merkezi, Yardım yapan vakıflar ve derneklerle çözülmesine, Hukuki sorunların, Kayseri barosu avukatları çözülmesine, Eğitimle ilgili sorunların, Milli Eğitim Müdürlüğü ile çözülmesine, Sosyal ve ailevi sorunların çözümü için her mahallede kanaat önderleri başkanlığında bir heyet kurulup, aile ziyaretleri yapıp sorunların konuşularak nasihatle halledilmesine, Ayrıca, akil insanlar, kanaat önderleri ve mahalle temsilcilerinin ortak kullanacakları sosyal medya platformu oluşturup, daha hızlı ve etkin iletişimle sorun ve sorunlardan haberdar olup çözüm üretilmesine, Türklerle Suriyelilerin dostluk ve kardeşliklerinin daha da artması için, acı ve tatlı günlerinde beraber olmak, bayramlarda ziyaretler yapmak, küçük problemleri güzellikle halledilmesi…
CİDDİ SORUN OLUŞTURUYORLAR
“En büyük sorunlarımızdan biri Suriyeli.
Suriyeli sorunu Valilik, emniyet ve belediye ele almalı.
Kayseri’de Suriyeli çok ciddi sorun olmaya başladı.
Ciddi şikâyetler var.
Nerdeyse Suriyeli Türk vatandaşları arasında sorunlar oluyor.
Asayiş noktasında emniyeti zor durumda bırakıyor.” ifadesine yer verdi açıklamasının son bölümünde.
BM GİBİ KAYSERİ
Daha önceki bir yazımızda yazmıştık.
Kayseri’de 123 farklı ülkeden yaklaşık 200 bin insanı barındırıyor il olarak.
Yani basit bir ifade ile de küçük Bir Birleşmiş Milletler topluluğu gibiyiz.
İlk bakışta çok renkli bir toplum harmanisi gibi algılanabilir bu.
Ancak gelenlerin çoğu ülkelerinden kaçmış değişik dinsel ve cinsel tercihleri olan insanlar.
Kozmopolit bir yapı ile Kayseri’nin her şeyine direkt nüfus ederek etkiliyorlar ve bozulmaya ilk elden neden oluyorlar.
Bu nedenle olayın insani boyutlarını düşünürken çocuklarımızın geleceğini de iyi düşünmeliyiz.
ÖNÜMÜZDEKİ SORUNLAR
Geleceğe dair ciddi sorunlar yaşayacak Türkiye.
Nasıl İran, Irak, Suriye, Afganistan başta olmak üzere Orta Doğu’da yaşanan sorunlar hortladı ise yakında bizim ülkemizde de şu veya bu şekilde hortlatılmaya çalışılacaktır bu tür sorunlar.
40 Milyar dolar harcandığı söylenen bu insanlar için Türkiye daha ne kadar harcamak zorunda kalacaktır.
Kaldı ki bu olay Türk ırkının karma bir ırka dönüştürülmesinden başka bir proje de değildir.
BUNUN VEBALİ KİMİN?
Kaldı ki başta Gaziantep, Hatay, Kilis bölgeleri olmak üzere adeta Suriyelilerin alenen örgütlendiği hatta ve hatta dernekleştiği, seçme ve seçilme hakkının bile tanıdığı bu insanlar yarın yaşadıkları bölgelerde referandum istese, toprak bütünlüğü bağlamında Suriye’ye iltihak etmek isteseler ne olacak?
Ulu önder Atatürk’ün Savaşsız elde ettiği ve ana vatana 1939’da katılan Hatay başta olmak üzere doğu bölgelerimizdeki topraklarımızı tehlikeye atmanın ne gereği var durduk yere.
Bunun vebali kimin omuzlarında olacak.
Buna gerek bu Dünya’da gerekse de öteki alemde kimler hesap verebilecek.
Türkiye bu konuda ateşle oynuyor.