Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 26.05.2022 13:47

“SULTAN HAMİD” NASIL BİR ADAMDI?

Facebook Twitter Linked-in

Otuz üç yıl Osmanlı’yı yöneten “Sultan Hamid” kimine göre “Ulu Hakan”, kimine göre “Cennet Mekan”, kimine göre “Gök Sultan” ve kimine göre de “Kızıl Sultan”. Bireyleri ve dönemleri “kutsayanlar” cümlesinden olmadığımızdan, bana göre çok dinli/inançlı, çok ırklı, çok kültürlü bir imparatorluğun padişahı. Genel hatları ile imparatorlar nasıl davranırsa o da öyle davranmıştır.

***

O nedenle ne “veli”, ne “sahibi zaman”, ne “imamı zaman” ve ne de “üçüncü binin yenileyicisi”. Sadece sevapları ile günahları ile doğruları ile yanlışları ile adı üstünde bir imparator… Tabii, “bizim ecmain” Mustafa Kemal Atatürk’e alternatif gördüklerinden şahsını ve dönemini sürekli “kutsarlar” toz kondurmazlar…

***

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener; Abdülhamid Han Osmanlı padişahı. O günün şartlarında oluşan demokrasi rüzgârlarının yansıması var. O tavır karşısında bir davranış biçimi var. Hürriyet ve İtilaf da var İttihat ve Terakki Cemiyeti de var. Bu bir istibdat sistemine karşı, istibdat rejimine karşı tekleşmeye tek adamlığa doğru giden bir sisteme karşı başkaldırıdır. Buranın öznesi eğer Abdülhamid ise bugünün öznesi Recep Tayyip Erdoğan'dır. Onu söylemeye çalışıyorum”, dedi. Dedi demesine ama hemen karşı atağa geçildi. Bunların başını da Sayın Recep Tayyip Erdoğan çekti verdi veriştirdi Akşener’e…

***

Sayın Erdoğan, "Bir Gençlik Şöleni" etkinliğinden de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'i hedef aldı; "Meral Hanım sen kim Abdülhamid'e dil uzatmak kim? 6'lı masadan 3 tanesi var ki bunlar Sultan Abdülhamid'e hiç dil uzatmamıştı. Şimdi ne oldular?" dedi.

“Abdülhamid Sultan’a dil uzatan, laf atan hanımefendiye şunu sormak lazım; 33 yıl hasta dev diye takdim edilen Osmanlı’yı bir karış toprak kaybetmeden yöneten Sultan Abdülhamid’e hakaret haddini aşmazlıktır. Ve bu haddini aşanlara bu millet 2023 seçimlerinde haddini bildirecektir. Meral hanım, sen kim Sultan Abdülhamid’e saygısızlık kim…”, diye ilave etti.

***

Bunun üzerine Soner Yalçın, ODATV’de bir yazı kaleme aldı; “Erdoğan’ın tarih bilgisi hurafeye dayanıyor... Kaybedilen yerleri tek tek yazalım” başlığı altında (22 Mayıs 2022). Bakınız neler demiş. Özetle veriyorum: “Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘33 yıl hasta dev diye takdim edilen Osmanlı’yı bir karış toprak kaybetmeden yöneten Sultan Abdülhamid’e hakaret haddini aşmaktır’ sözleriyle İkinci Abdülhamid döneminde hiç toprak kaybedilmediğini söylüyordu ancak gerçek öyle değildi. Kaybedilen yerleri tek tek yazalım…

***

Yalçın 13 Ocak 2015 tarihli yazısında; “…İkinci Abdülhamid döneminde hiç toprak kaybedilmediğini söylüyordu ancak gerçek öyle değil…”. “…Mısır, Girit, Tunus, Sudan, Teselya, Niş, Habeşistan, Kıbrıs, Romanya, Karadağ, Bulgaristan, Bosna Hersek, Artvin, Kars, Ardahan, Van'ın bir bölümünün kaybedildiğini” yazmıştı. Özetle; Türkiye Cumhuriyeti topraklarının iki katına yakın toprak kaybedildi, “Sultan Hamid” döneminde.

***

Sadece toprak kaybı değil; II. Abdülhamit, özellikle Kafkasya ve Balkanlar'da uygulanan sistemli yok etme politikası karşısında, buralardaki halkını koruyamadı ve göç taleplerini kabul etmek zorunda kaldı. Osmanlı Devleti muhacir resmi belgelerine göre, bu dönemde katliam, açlık ve hastalıktan yaklaşık 500 bin kişi hayatını kaybederken, kurtulan yaklaşık 2 milyonu aşkın kişi göç etmek zorunda kaldı.” “93 Harbi sonucunda, resmi istatistiklere göre, Rumeli'den 767.339; Batum ve Kars havalisinden yaklaşık 300 bin kişi Anadolu'ya göç etti.

***

“Üzerinde durulmayan önemli bir kayıp daha var: Osmanlı'yı yarı sömürge ülke haline getiren ekonomik anlaşmaların altında da II. Abdülhamit'in imzası var!”

***

“… II. Abdülhamit'in siyasetinin ekonomisine bakmak gerekiyor ki, gerçekler tam olarak anlaşılabilsin… Gözden kaçırılan o hakikat şu: “…Osmanlı, Kırım Savaşı'nın getirdiği maliyetin altından kalkamayınca, -zaten bozuk olan maliyesini düzeltebilmek için- tarihinde ilk kez dış borç almak zorunda kaldı. Müttefikleri İngiltere ve Fransa da dış borçlanmayı teşvik etti. Bunun üzerine Osmanlı, Londra'da Palmer, Paris'te Goldschmidt kurumlarından 24 Ağustos 1854'te, (Mısır'dan gelecek vergi karşılık gösterilerek) 3 milyon İngiliz lirası borç aldı.”

***

“Bu ilk borçtan sonra alınan borçların ardı arkası kesilmedi… Osmanlı; 1854-1875 döneminde 15 sözleşmeyle toplam borcu, 239 milyon lira oldu. Borçların verimli kullanılamaması sonucu, değil borçlar, faizleri bile ödenemez hale geldi.”

***

“…II. Abdülhamit, önce iç borç alınan finans kurumlarıyla anlaştı; 10 Kasım 1879'da ‘rüsumu sitte’ sözleşmesi yaptı. 10 yıllık süreyle; tuz, ispirto, tütün tekeli, damga resmi, alkol vergisi, bazı belirli bölgelerdeki balıkçılık vergisi ve ipek böceği kozasından alınan dört ayrı dolaylı vergi gelirlerini alacaklı Galata bankerleri ile İngiliz-Fransız ortaklı Osmanlı Bankası eline verdi.”

***

“…20 Aralık 1881'de Muharrem Kararnamesi ile Osmanlı maliyesini uluslararası mali denetime açtı. Yani, ilk kez devletin iktisadi faaliyetlerinin yönetimi yabancıların kontrolüne verildi. Böylece… İç alacaklılara Osmanlı tahvilatı verildi. … Bununla beraber Avrupa sermayesinin etkinliği artırdı; yabancı şirketlere çok büyük imtiyazlar verildi.”

***

“…Osmanlı battıkça battı… II. Abdülhamit borç almayı sürdürdü; 1886, 1888, 1890, 1891, 1893, 1894,1896, 1902, 1903, 1904, 1905'te borç anlaşmaları imzaladı. II. Abdülhamit'in bu borçlarının [bir kısmını] Atatürk Cumhuriyet'i ödedi!”

***

Bir not da bizden: Güya, “Sultan Hamid”, “ecdadımın kanla aldığı Filistin bölgesinden, Musevilere toprak satmam”, demiş. Tabii, Başbakanlık Osmanlı Arşivleri’nden çıkan belgeler bunun doğru olmadığını söylüyor. Zira o dönemde inanılmaz ölçüde toprak satılmış Musevilere… Merak eden Prof. Dr. Mustafa Balcıoğlu-Sezai Balcı’nın “Rothschildler ve Osmanlı İmparatorluğu”, kitabını tavsiye ederim.

***

Bir not daha: Tayyip Bey’in, daha önce söylediği gibi 2. Abdülhamit, “idam” edilmedi. Kalp rahatsızlığı nedeniyle, kaldığı Beylerbeyi Sarayı’nda, 1918’de, eceli ile öldü. Allah rahmet eylesin. Tabii, Sayın Erdoğan’a bu bilgileri hangi danışmanı veriyor, merak konusu.

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —