Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 07.12.2021 11:21

SU KUYULARI

Facebook Twitter Linked-in

Yazımı, dünkünün devamı gibi kabul edebilirsiniz. Değerli Hocam Mimar, Prof. Dr. Haluk Pamir hatırlatması üzerine kaleme aldım bunu. Benim de defalarca yazdığım bir konuyu anımsattığı için değerli Hocamıza teşekkür ediyorum.

***

Biliyorsunuz, bağlarımızda, kırsalda su “kuyuları” var. Başka yerlerde “sarnıç” diyorlar. Daha büyük kapasitelilerine Kayseri’de “mahzen” diyorlar. Ne derlerse desinler, aynı kapıya çıkıyor. Sonuçta, su depolama yeri, bunlar.

***

Kayseri’de, 1950’lerden öncesi şebeke suyu gelmeden şehir merkezinde de, neredeyse her evde bir kuyu vardı. Büyük bir kısmı da, yeraltı suyu seviyesi yüksek olması nedeniyle bu su ile doldurulurdu.

İnanmazsınız, kot farkı düşük yerlerdeki inşaat temellerinde suyu boşaltabilmek için motopomp kullanılırdı, yakın zaman kadar. Yine buraların bodrumlarının yeraltı suyu ile dolduğunu bilen nesiliz. Geçen yarım asırda, metrelerce kazıyorsun, bir damla su çıkmıyor, yeraltından.  Ne halde olduğumuzun en güzel göstergesi bu…

***

Yıllardır yazarım ama mâkes bulmadı belediyeler nezdinde. Zira maalesef, gelmekte olan “susuzluğun” hâlâ farkında değiller. Dedim ki, eski her bağda, mutlaka bir kuyu var… Bir kısmı yıkıldı, bir kısmı atıl vaziyette duruyor. Bir de bunlara, 100 tondan aşağı olmayan, sonradan yapılan mahzenleri ilave edin… Bin ton olanları da biliyorum.

***

Ölçmedim ama çok çok büyük kapasiteye sahip mahzen ve kuyularımız. Abartmıyorum; birkaç on milyon tonu bulur... Bu atıl kapasiteyi harekete geçirelim, bahar suları, yağmur ve karla dolduralım, bu konuda sahiplerini teşvik edelim. İmar, şu ya da bu nedenle kapanan “arkları” açalım, faal olanları rehabilite edelim. Bunu da bir “proje mantığı” ile yapalım.

***

İnanın, membadan en uç noktaya kadar dikkate alınacak bu projeye AB vesaire finansman desteği de verir. Önemli bir “su projesi” olarak da literatüre geçer. Bir “çevre ödülü” de alır.

***

Memduh Büyükkılıç Başkanıma sesleniyorum, öncekilere de seslendiğim gibi. Değerli Başkanım, gelin bu projeyi, şu kış boşluğunda masaya yatırın. Bunla ilgili çekirdek bir birim kurun. Olayı bir görün. Bakalım, ne çıkacak karşımıza? Bu birime, ne demek istediğimi de anlatmaya hazırım.

***

Değerli Başkanım, susuzluk, kapımızı çalmak üzere. Özellikle yerel yönetimlerin, her işlerini bırakıp harekete geçmesi gerekir. Birimleriniz, yeraltı ve yerüstü sularının “etkin ve verimli” kullanımı için var gücü ile devreye girmeli. Dediğim gibi bu kapsamda, “kadim kuyularımızın”, yenileri ile birlikte içme, kullanma ve sulama suyu amaçlı kullanımı önem arz etmektedir. Diyorum, atıl bir kapasite duruyor orta yerde.

***

Yeni inşaatlar için de şart koşarım, kırsalda… Büyüklüğü ne olursa olsun… Kent merkezinde de büyük yapılar, kamu binaları (mesela okullar), siteler için de “kuyu/sarnıç” yapımını da… Çatı ve teras sularını buraya bağlattırırım. Hatta, “tip projeler” hazırlatırım, ihtiyaç sahiplerinin kullanımı için. Bunu bedava veririm.

***

Şimdi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclisinin ittifakla aldığı bir kararı paylaşmak istiyorum. Kayseri Büyükşehir Belediyesi ne diye benzeri karar almasın ki? Haber şöyle:

“İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi son toplantısında İstanbul İmar Yönetmeliği Taslağı da ele alındı. Taslağa göre 1000 metrekarenin üzerindeki parsellerde, kamu yapılarında, alışveriş merkezi ve inşaat alanı 5 bin metrekareyi geçen ticari yapılarda binaları zemin suyundan korumak, bahçe sulamak, oto yıkama, tuvalet rezervuarları vb. işlerde kullanılmak üzere bir drenaj sistemi oluşturularak, çatı ve zemin sularının yer altında oluşturulacak sarnıçta toplanması zorunlu hale getirildi.”

***

Peki, biz de benzerini yapabilir; evvelemirde kırsaldaki imar hareketlerinde, mesela bağlarımızda, “kuyu” zorunluluğu getirebiliriz. Parsel büyüklüğüne göre asgari 10 ton olmak üzere kuyu yapımını şart koşabiliriz. Buna, çatı ve terasların yağmur suyunu bağlantısını zorunlu kılarız. Yani, “inşaat” ve “yapı kullanma izni”nin bir şartı olarak belirlerim, bunu.

***

Meteorolojik verilere baktım. Kayseri’de, son doksan yılın yağış ortalaması, metrekareye yaklaşık, 400 kğ. Bu, 100 metrekarelik bir çatı için 40 ton demek… Mesela, 500 metrekarelik bir parsel büyüklüğünde, kuyuyu asgari 40 ton olarak belirlerim. Ayaklarını da kuyulara bağlattırırım.

***

Benden bir örnek vereyim. Üç kuyum var, Hisarcık’ta… Toplam 50 tona yakın… Biri aktif, diğerleri su kaçırıyor. İnanın, tamir edecek usta bulamadım. Aktif olanı, üç kez akarsu ile dolduruyorum, yılda. Bir de bunun yanında 10 ton kapasiteli 6 tane plastik depom var. Eşzamanlı bunları da dolduruyorum. Sonuçta, yılda, 100 tona yakın su rezervine sahip oluyorum. Bunu da çayır-çimen, çiçek, küçük ağaç (dikme) sulamak için; bu yetmiyor, bir o kadar da musluk suyu kullanıyorum, yılda.

***

Neden benim yaptığım Hisarcık, Kıranardı, Gürle, Haymana, Karadere, Çaybağları, Gediris, Becen, Eşekmeydanı, Karacaören, Endürlük, Talas, Başakpınar gibi sulak yerlerde, Erciyes havzasında, yani bahar suyu gelme imkanı olan yerlerde de uygulama alanı bulmasın ki?

***

İnanın, daha büyük kapasitede kuyu ve mahzenleri, bahar suyu ile hem de bir seferde doldurmak mümkün.  Unutmayın, bizim çocukluğumuzda buraları, Tekir havzasından gelen sularla doldurulurdu. Bu suları hem içer ve hem de kullanırdık. Gelin bunu, yasal mevzuata oturtalım, etap etep hayata geçirelim. Hiç de zor değil, zaten kadim kültürümüzde de var.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —