Türkiye Ermenistan milli maçı canlı yayınla ekranlara gelecek. A Milli Futbol Takımı, UEFA 2024 Avrupa Şampiyonası Elemeleri beşinci maçında Ermenistan ile karşılaşacak. Eskişehir Yeni Stadyum'da oynanacak maç, bugün saat 21.45'de başlayacak. TRT1 ekranlarından canlı yayınlanacak.
***
Milli takımımıza başarılar dilerken, Eskişehir’i kıskanmadım değil doğrusu. Kıskanırken de şu soruyu sordum; “Gözler görmedik bir stada sahip Kayseri, bu maçlardan ne diye nasibini almaz ki? Sanırım, başta stadın hamisi SayınÖzhaseki olmak üzere, şehrimizi yönetenler de soruyu merak ediyordur.
***
Hatırlayın, bu stadı ve beklentilerini, eski Atatürk Stadı’nı, 100 milyon 500 bin liraya satarak yapmıştık. Tabii, yapım süreci sıkıntılı geçti. Çelik işine bazı hatırlıların ismi karıştı. Fesih olunca bazı taşeronlar alacaklarını alamadılar. Sonuç ne oldu bilemiyorum. Stat kaça baliğ oldu onu da…
***
İhale, basına şöyle yansımıştı: “Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin, 1 yılda tamamlanması planlanan 32 bin kişilik Kadir Has Şehir Stadyumu ihalesini, 56 milyon 938 bin YTL'lik teklifle Paşalı-Boz İnşaat ortak girişimi kazandı. UEFA standartlarındaki 32 bin kişilik Kadir Has Şehir Stadyumu yapım ihalesine 8 firma katıldı.” Tarih, 03 Ekim 2006…
***
Tabii, inşaat devam ederken, yüklenici şartları yerine getiremeyince, iş fesih edildi. Sonra ikmal işi ihaleye çıktı. Olmadı. Büyükşehre bağlı İmar A.Ş. işi tamamladı.8 Mart 2009'da Kayserispor - Fenerbahçe maçı ile hizmete açıldı. Demek ki, bir yılda bitirilmesi planlanan plan, iki buçuk yılda tamamlandı.
***
Oysa ne büyük hayallerle yapılmıştı bu stat. Milli maçlar, finaller oluk oluk akacak, hem Kayseri’nin tanıtımı yapılacak ve hem de Kayseri ekonomisine şu kadar katkı sağlayacaktı. Hatta Kayseri Ticaret Borsası yetkilileri; “Şu kadar dışarıdan seyirci gelse, şu kadar pastırma ve sucuk alsa…” diye tatlı tatlı hesaplar yapıyordu.
***
Hatırladınız mı? “Balık hafızalı” toplumun anımsaması mümkün değil.
***
Yine anımsayın; UEFA standartlarına göre, “4 Yıldızlı” olarak tanımlanıyordu. Tabii, ölçü neydi? Bilmiyorum.
***
İlk maç sonrası yazdığım bir yazıda, şunu demiştim: “Ya hu, taç ve kale çizgisi bazı yerlerden gözükmüyor. Göremeyenler ayağa kalkınca, haliyle arkadakilerde…” Bunun üzerine bir açıklama yapılmıştı; “Önemli değil, beş bin kişi etkileniyor!”
***
Tabii, yine o yıllarda şu soruyu sormuştum: “Stat kapasitesi 32 bin de neden 22 bin ya da 42 bin değil?”
Yine yanıt vermişlerdi; “UEFA’nın asgari standardı böyle!”. Biz de inandık. Sonra öğrendik ki, Avrupa’da sekiz-on bin kapasiteli, standartlara uygun statlar varmış.
***
Eskişehir’e verilen bu kaçıncı uluslararası maç bilmiyorum? Biliyorsunuz, açılış günlerinde Abdullah Bey Cumhurbaşkanı idi… Sanırım onun hatırına, bir iki maç oynandı. Sonra arkası gelmedi. Neden? YoksaKayseri’de mi, yoksa statta mı bir sorun var? Yoksa kenti yönetenlerde mi?
***
Tabii sorunun yanıtını, bunları en iyi bilecek, dostumuz, arkadaşımız, Mustafa Cengiz’e bırakalım. Mutlaka o, bunların çetelesini tutuyordur?
***
Evet. Ne umutlarla açmıştık… Ama sonu gelmedi. Hani derler ya; “tavuğun cücüğü güzün sayılır!”
Anlaşılan, milli servet, toprağa, betona gömüldü…
***
Bir soru da aklıma geldi, tüm illerin statları Merkezi Hükümetçe yapılırken, bize ne oldu da biz yapmaya kalktık? Üstümüze düşen bir iş miydi?
***
Yani, demem o ki; “Kendi taşımızla kendi kuşumuzu vurduk!” Buna da; “Kayseri modeli!” dedik. Açıkçası; “Elinoğlu güzel sevdi, biz ise Seymen gezdik!”