Menü Kayseri Gerçek Haber
İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY

Tarih: 06.12.2020 12:19

SİZ DEYİNCE NORMAL DE…

Facebook Twitter Linked-in

 

Birinci konu başlığımız bu…

İkinci konu başlığımız ise şu: KAYSERİ İL TEŞİKALITININ SON MARİFETİ ve CHP il Yönetimine diyeceğimiz var…

Birinci konumuzdan başlayalım…

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na partisinin TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşma nedeniyle 500 bin liralık manevi tazminat davası açmış…

Eh… Taraflara hayırlı ve uğurlu olsun.

Benzeri olaylar gündemimize zaman zaman düşüyor, çok önemli bir konu değil.

Ancak nasıl demiş, ne demiş, hangi kelimeleri kullanmış da kendisince “Hakaret” oluşturmuş?

Anladığım ve Kılıçdaroğlu’nun gurup toplantısını izlediğim kadarıyla, olsa olsa “Hain” ve “Takoz” kelimeleri olabilir…

Elbette demese iyi olurmuş olmasında da…

İşte o “Da” var ya o “Da”, orası önemli…

Geçenlerde yazdım gibi, siyasetin endazesi kaydı…

Eğer muhalefet parti lideri veya partinin içinden birisi Erdoğan’a “Cevap niteliği” taşıyan konuşma yaparsa, içinde kullanılan bazı kelimeler, TCK’nın 299. maddesi kapsamına kolayca sokula biliyor…

Ama Erdoğan, aynı kelimeleri kullanarak muhalefet liderlerine ve partilerine hakaretin pik yaptığı kelimelerle suçlarsa, karşı dava açamıyorsunuz.

Çünkü Cumhurbaşkanı makamının dokunulmazlığı var…

Ama AKP Genel Başkanlığının bu konuda dokunulmazlığı yok.

İşte “Da” burada devreye giriyor…

Erdoğan, önüne gelene hakaret içeren kelimelerle konuşmaları serbestçe yapabilir “De” eğer cevap vereceksiniz ki vermeden önce kırk kez düşünüp bir de hatim indirerek dua etmeniz gerekir, söyleyince başınıza bir şey gelmesin diye…

İşte o zaman “Da” başınıza gelecek her türlü sıkıntıya peşinen hazır olmanız gerekir…

Dua ve hatim indirmenin, saray hâkimlerine etkisi “De” çok düşüktür…

Tüm bunlar nedeniyle biz o kulvara (alana) girmeyeyim en iyisi, n’olur n’olmaz…,

XXX

Gelelim dava konusu kelimelere…

Birisi “Hain”, ikincisi “Takoz” kelimeleri…

Kabul, birincisi ağır…

Tam ve belgeli kanıtlanmadıkça, hakaretin ağababası olarak kabul edilebilir “De” aynı kelimeyi Erdoğan muarızlarına (Karşıtlarına) her zaman kullanmıyor mu?

Hani bir deyim var, “Eğer camdan köşkte oturuyorsan, başkasının camına taş atmayacaksın” derler ve çok da doğrudur.

Taşı “Doğru zamanda” ve “Doğru yere” gitmez de hedef şaşarsa, o taş attığınız gibi kendinize geri döner, hiç kuşkunuz olmasın.

Denir ki “Boğaz kırk bölündür.”

Anlamı da açıktır.

Bir laf edecek, bir cümle kuracaksan, kırk kez düşüneceksin…

Lafı kullandığında gideceği yerdeki etkisi nasıl olacak…

Aynı şekilde gideceği yerde nasıl anlaşılacak…

Yani, aklına geleni ağzından kapıp koyuvermeyeceksiniz ki konuştuğunuzda sizi “Bey” sansınlar…

Örneğin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı sıfatıyla Erdoğan son konuşmasında Kılıçdaroğlu’na şöyle seslendi…

“Bay Kemal, senin milletvekilin askerime hakaret edecek, senin ağzından bununla ilgili olumsuz ifade çıkmayacak. Bu millet seni affetmeyecek. Biz Mehmetçiğimizi size yedirtmeyiz ve yedirtmeyeceğiz.”

Bir, “TSK” Miletlin silahlı kuvvetleridir, “Benim askerlerim” diyemezsiniz…

İki, “Mehmetçik” ülkenin tümünün Mehmetçiğidir, halkın içinden gelen, çürük raporu almamış, baba gücüyle, parayla göstermelik askerlik yapmamış olanların Peygamber ocağıdır. Demek o ki sadece sizin “Mehmetçiğiniz” değildir…

Bu sözler açıkça sizin gibi düşünmeyenlere hakarettir, “Hain” sıfatını kapalı üslupta söylemektir.

Oysa askere kumpas kurulurken, o davaları “Savcısıyım” dediğinizi halen unutmadık…

XXX

Gelelim “Takoz” kelimesine…

Takoz, iki şekilde kullanılır…

Birincisi, yanlış giden şeylerin önüne konur ki durabilsin, durdurulabilsin…

İkincisi, gitmesi gereken yerin dışında bir hedefe doğru gidiyordur, önünden alınır, doğru yolun önü açılır ki yanlış gitmesin dursun, durdurabilsin, doğru yola sevk edilsin…

Böyle düşündüğümüzde, her iki kelimenin anlamları içinde ve doğru yerde, doğru zamanda kullanıldığında hakaret olarak algılanmaz.

Algılanmamalı…

XXX

Lütfen sözlere dikkat…

Adamına göre “Sakıncalı” adamına göre “Serbest” sözler olmamalı. Herkes aynı ağız ile konuşmalı, boğazın kırk bölüm olduğunu unutmamalı, ağızdan söz “Kaçırmamalı” ve samimi olmalı…

XXX

CHP KAYSERİ İL TEŞİKALITININ SON MARİFETİNE GELİNCE…

CHP Kayseri Milletvekili Çerin Arık…

Bir, Kılıçdaroğlu’nun STK ve kanaat önderleri ile yaptığı toplantıyı düzenlerken yaptığınız yanlışlıklar ve uyguladığınız yöntemler itibariyle sizi en şiddetli ve hiddetli bir şekilde kınıyorum…

İki, siz kendinizi ne sanıyorsunuz ki, kapıda durup da Melikgazi Belediye Başkanlığına aday olmuş bir CHP’li, Dr. Sema Karaoğlu’nu kapıdan içeri” Davetli değilsiniz” diye almıyorsunuz?

Üç, sizin CHP çatısı altında ne Kayseri’ye ne de CHP’ye en ufak bir faydanızın olmadığını biliyoruz.

Dört, kendinizi muhtarlara övdürmek için övenlere ne vaat ettiniz…

Beş, İl yönetimi…

Siz ne işe yararsınız? Kayseri ilinde eskiden CHP’nin belediye başkanları vardı, şimdi hiç belediye başkanı yok, başarınız nerede de kendi kendinize başarı destanları yazdırıyorsunuz tutma muhtarlarla…

Gelelim Çetin Arık’a…

Eğer CHP ilk seçimde ilk sırayı yine size verecek olursa ve seçilirseniz, o CHP yönetimine de yazıklar olsun…

Sizin için uzunca yazmayı da gereksiz iş olarak görüyorum.

Hem sizin için hem de il yönetimi için, değmezsiniz vesselam…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —