Menü Kayseri Gerçek Haber
RECEP BULUT

RECEP BULUT

Tarih: 03.12.2020 17:56

SEMA KARAOĞLU  SALONA ALINMADI

Facebook Twitter Linked-in

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kanaat önderleri ile yaptığı toplantıya kadın girişimci sıfatıyla giden Dr. Sema Karaoğlu listede adı olmadığı gerekçesiyle salona alınmadı.

KILIÇDAROĞLU, KANAAT  ÖNDERLERİYLE  TOPLANTI YAPTI!

***Önceki gün Kayseri’ye gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, önce muhtarlarla bir araya geldi. Muhtarların sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu aynı gün öğleden sonra da kanaat önderleri ve sivil toplum örgüt temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıya, ANAP eski Milletvekilleri İrfan Başyazıcıoğlu ve İbrahim Yılmaz’ın yanı sıra besiciler, sanayiciler ile sendika temsilcileri de katıldı.

DR. SEMA KARAOĞLU’NU  SALONA ALMADILAR!

***Radisson Blu Otel’de yapılan toplantıya katılmak üzere gelen Dr. Sema Karaoğlu, kapıda bekleyen CHP Milletvekili Çetin Arık ve parti görevlileri tarafından davetli olmadığı gerekçesiyle alınmadı. Toplantıya katılan iş insanı ve eski bankacı Ekrem Kiracıoğlu söz alarak, Sema Karaoğlu’na çok çirkin bir davranışta bulunulduğunu dile getirdi. Kılıçdaroğlu’da olaydan üzüntü duyduğunu söyledi. Karaoğlu alınmazken İl Başkanı Özer’in dayısı Orhan Köksal’ın davetliler arasında yer alması dikkat çekti.

Malum önceki gün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Kayseri’deydi…

Aslında Kılıçdaroğlu Kayseri’ye ayrı bir önem veriyor…

Bundan bir süre önce de Divan Otel’de işadamlarıyla bir araya gelmişti…

İşte o nedenle Kayseri’ye özel bir önem veriyor diyorum…

TOPLANTILAR  KILIÇDAROĞLU’NUN  BEKLENTİSİNE

CEVAP  VERECEK KAPSAM DA MI?

Tabii Kayseri İl Örgütü ve milletvekili bunun ne kadar bilincinde bilemiyorum…

Bilincinde olsa bile ne kadar anlamına uygun olarak toplantı organize ediyor, katılımcıları belirlerken Kılıçdaroğlu’nun beklentisine cevap verebilecek ölçüde davranıyor mu davranmıyor mu esas üzerinde durulması gereken husus bu…

Kılıçdaroğlu, “Partililer olmasın, tarafsız, hatta farklı düşünce de olan katılımcılar olsun ki toplumun her kesiminin fikrini öğrenmek istiyorum” diyor fakat bizimkiler o beklentinin tam tersine sadece ve sadece söz alan her konuşmacının il başkanı ve milletvekilini övecek kişilerden oluşmasına büyük bir özen gösteriyorlar…

Kapının girişine dikilip kendilerini eleştirebileceği kaygısını taşıdıkları hiç kimsenin girişine bile izin vermiyorlar…

O zaman ne oluyor?

Olan şu;

Kılıçdaroğlu’nun “her kesimden insanların görüş ve düşüncelerini öğrenmek istiyorum” beklentisinin tam tersine sadece İl Başkanı ve milletvekilini göklere çıkaran bir konuşmacı yapısı ortaya çıkıyor…

Eee o zaman yazık değil mi Sayın Kılıçdaroğlu’na…

Niye yazık?

Ülke gündeminin bu kadar yoğun olduğu ve pandemi riskinin bu kadar yaygın olduğu bir ortamda Kayseri gibi oyunu son derece düşük olduğu bir kente tam gününü ayırıyor…

Sonra iş dönüp dolaşıp “ayar verilen” İl Başkanı ve milletvekilinin övüldüğü bir şova dönüşüyor…

Bu sefer Sayın Kılıçdaroğlu’da toplumun her kesiminden fikir edinme şansını da yitiriyor…

Yani özetle toplantı anlamını bulmuyor…

Niye bulmuyor gelin şimdi size öğleden önce ve öğleden sonra iki ayrı toplantı da yaşananları anlatayım ondan sonra varın siz karar verin…

MUHTARLAR DERNEĞİ

BAŞKANI YAKUP ER KİMDİR?

Başta Kayseri merkez olmak üzere ilçe ve köyler de toplam 700 civarında muhtar var…

Bu 700 muhtarın tamamına yakını bu toplantıya davet edildi…

Hemen her muhtara ulaşmak için hem İl hem de ilçe yönetimleri seferber oldu…

Davetiye verildi, olmadı telefon açıldı…

Büyük bir kısmına da ulaşıldı…

Ulaşıldı ulaşılmasına ancak Kayseri’nin siyasi yapısı dikkate alındığında büyük bir katılım beklemek hayal olurdu…

Buna rağmen 150 ila 200 arasında bir katılım sağlandı…

Hem merkezi hükümetin yem de yerel yönetimlerin onca baskıya rağmen (Pınarbaşı Belediye Başkanı Menduh Uzunluoğu, Kılıçdaroğlu’nun gelişine rastlayan muhtarlarla ilgili toplantıyı özellikle o güne göre ayarlamadıklarını, toplantı tarihinin daha önce belirlendiğini, Milletvekili Çetin Arık’ın telefonundan sonra toplantının iptal edildiğini bildirdi!)  muhtarların elini-kolunu salaya sallaya gönül rahatlığı içinde anamuhalefet partisi Genel Başkanının düzenlediği bir toplantıya katılabileceğini sanmıyorum…

Ayrıca kimi muhtarlar da sırf kendi taşıdığı siyasi düşünce gereği katılmak istemeyebilir de!

Kabul etmek gerekir ki, böylesi bir tablo karşısında 150 ila 200 civarında bir muhtarın bu toplantıya katılması memnuniyet verici…

Bir kere işin başında bunu kabul etmek lazım…

Şimdi gelelim önceki günkü toplantı da konuşan Türkiye Muhtarlar Derneği Kayseri İl Başkanı Yakup Er’e…

Yakup Er, rahmetli Alpaslan Türkeş’in doğum yeri Köşkerli Köyü Muhtarı…

Kendi ifadesine göre atadan-babadan beri muhtarlık yapan birisi…

Aslında kendisi de Köşkerli Köyü’nde yaşamıyor…

Köy zaten iki haneden ibaret, köy boşalmış, kimse yok!

Muhtarlar aslında bu tür toplantılarda siyaset yapmak yerine çıkacaklar kendi seçmenlerinin durumunu anlatacaklar… Köyler niye boşalmış köylünün derdi ne, tasası ne? Muhtarların sorunu ne? Madem gelecekte iktidar olmaya aday anamuhalefet partisinin Genel Başkanı taa Ankara’dan kalkıp gelmiş, seni dinleyecek, sen de otur be kardeşim bir rapor hazırla… Seçmenin olan, eski adıyla Köy yeni adıyla mahallenin sorunlarını bir dosya halinde sun… Çatır çatır onları dile getir, sonra o partiyle ilgili bir rahatsızlığın varsa onu da lisanı uygun bir dille söyle…

Sayın Er’in konuşmasını ekrandan dinledim, taa fii tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen dönemin Diyarbakır Baro Başkanın cenaze törenine katılan CHP Milletvekili Av. Sezgin Tanrıkulu’ndan giriyor, Adapazarı’nda ki Tank-Palet Fabrikası’nın Katarlılar’a satılmasını eleştiren Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın sarfettiği sözlerinden çıkıyor ve sonra da “onları huzurunuz da kınıyorum” deyip çıkıyor…

Hoppala!

Bu manzara karşısında ne demeli?

Ne diyeceksiniz, oturup kuzu kuzu dinleyeceksiniz!

Tamam, şunu anlarım her meslek örgütü demokrasinin gereği olarak siyasi gelişmeleri takip etmeli ve onlar hakkında fikir yürütmeli ve hatta uygun ortamlar da özgürce düşüncesini de dile getirmeli…

Bunu anlar ve de taktir ederim!

Niye? Demokrasi kültürümüz bunu gerektiriyor…

İyi-hoşta temsil ettiğin muhtarlık makamı ve temsil ettiğin seçmenin yani mahalle ya da köy sakinlerinin hiç mi derdi-tasası yok?

Onlar ne durum da?

Aç mı açıkta mı niye ki kelam etmezsin be kardeşim?

Bak seni Köşkerli Köyün terk edilmiş sadece iki hane kalmış! Sen bile muhtar seçildiğin o köyde değil Kayseri’de oturuyorsun…

Üstelik iki haneyi temsil eden bir muhtar olarak Türkiye Muhtarlar Derneği gibi büyük bir oluşumu Kayseri İl Başkanlığını yürütüyorsun…

Üstelik sen Büyükşehir Belediyesi’nin bir yatırım şirketi olan Elektrik Şirketi’nde çalışıyorsun…

Üstelik son yerel seçimlerde de AKP ve MHP İttifakını oluşturan Cumhur İttifakı’ndan Pınarbaşı Belediye Başkan aday adaylığına soyunmuşsun…

Yani aktif olarak siyaset yapıyorsun…

Recep Tayyip Erdoğan’da bundan bir ay önce Kayseri’yi ziyaret etmişti… Çıkıp karşısına Diyarbakır Meydanı’ndan yapılan ve Barzani’den tutun da Şivan Perver ve İbrahim Tatlıses’in katıldığı ve kürsüden hep bir ağızdan “megri megri” şarkılar söylediği o talihsiz mitingi niye yaptıklarının sorusunu sorabilir misin?

Soramazsın!

Huzuruna bile çıkamazsın!

Eee be kardeşim bu kuru yiğitlik niye?

İyisi mi sen otur da temsil ettiğin muhtarların sorunlarını anlat…

Seçmenlerinin yaşadığı sıkıntılardan bahset…

Ey Kılıçdaroğlu madem taa Ankara’dan bizi dinlemek için kalkıp geldin, iktidar olduğunda bu sorunların çözümü konusunda neler söyleyeceksin, esas biz seni dinlemeye geldik de, canı mı ye!

Yok bilmem Sezgin Tanrıkulu bilmem ne örgütünün mensuplarının cenazesine katılışta, yok Mersin Milletvekili Katarlılara satılan Tank-Palet Farikası hakkında bilmem ne demişte sana ne be kardeşim?

Ha dediğim gibi onları eleştireceksen bile önce kendi sorunlarınızı dile getir sonra lafın bir köşesine de bunları sıkıştır…

Ama kendi meslektaşlarının ve seni muhtar seçenlerle ilgili tek bir kelam etme, çık ondan sonra yok Sezgin Tanrıkulu şunu dedi yok Mersin Milletvekili bunu dedi diye nutuk sık, sonra da seni oraya davet eden İl Başkanı ile milletvekilinin ne denli çalışkan (!) olduklarından bahset ve tüm İl teşkilatlarına örnek göster!

Ayıp! Ayıp!

Tamam emmioğlu dayanışmasını yine yap, yine onları taltif et, havaya sok ama önce sen kendi derdini dile getir be kardeşim! Temsil ettiğin mahalle ya da köy her neyse onlar niye akın akın şehre göç ediyor, besiciler ne durumda, köyünün çiftçisi ne durum da onları dile getir…

O yok, bu yok, salla gitsin Sezgin Tanrıkulu’na ve Ali Mahir Başarır’a…

İşin ilginç tarafı meslektaşları Yakup Er’i alkışlarken o partinin İl Başkanı ve milletvekili de oturdukları yerden keyiflenerek konuşmacıyı takip ediyor, kendilerine dizilen övgüden büyük bir haz duyuyorlar…

Oysa beğenirsiniz beğenmezsiniz Sezgin Tanrıkulu’da Ali Mahir Başarır’da o partinin milletvekili…

Onlara söylenen her söz onları da bağlar…

Tabii Sayın Kılıçdaroğlu büyük bir olgunlukla Dernek Başkanı Yakup Er’in eleştirilerini dikkate alacağını söylüyor…

Bu hastalık Avrupa ve diğer medeni ülkeler de olmaz…

Sadece biz de ve Ortadoğu ülkelerinde oluyor…

Esas kendi sorunlarını dile getirmezler, hep kendilerini aşan sorunlarla uğraşırlar…

Önceki gün de yaşanan buydu…

Hal böyle olunca muhtarlarla yapılan toplantıdan ne tür bir sonuç elde etmiş olabiliriz?

Sıfıra sıfır!

Niye? Niyesi var mı ne muhtarların sorunu ne de muhtarları seçen seçmenin sorunu ya da çözüm önerileri dile gelmedi ki!

Şimdi gelelim öğleden sonra kanaat önderleri ve sivil meslek örgütü temsilcileriyle yapılan toplantıya…

KILIÇDAROĞLU, KANAAT

ÖNDERLERİYLE  TOPLANTI YAPTI!

Önceki gün Kayseri’ye gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, önce muhtarlarla bir araya geldi. Muhtarların sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu aynı gün öğleden sonra da kanaat önderleri ve sivil toplum örgüt temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıya, ANAP eski Milletvekilleri İrfan Başyazıcıoğlu ve İbrahim Yılmaz’ın yanı sıra besiciler, sanayiciler ile sendika temsilcileri de katıldı…

DR. SEMA KARAOĞLU

NİYE SALONA ALINMADI?

Öğleden sonra yapılan son derece ilginç gelişmeler de yaşandı…

Muhtarların sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu aynı gün öğleden sonra da kanaat önderleri ve sivil toplum örgüt temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıya, ANAP eski Milletvekilleri İrfan Başyazıcıoğlu ve İbrahim Yılmaz’ın yanı sıra emekli bankacı ve aynı zamanda halen sanayicilik yapan Ekrem Kiracıoğlu, Memici Kızılkaya, Mustafa Öztürk Hoca ve CHP İl Başkanı Ümit Özer’in annesinin kardeşi ve İYİ Parti İl Başkan aday adaylığına soyunan eski ülkücü Orhan Köksal’da katıldı…

Yani toplam 24’e yakın katılımcı oldu…

Kayseri koşullarında ancak bu kadar katılımcı sağlandı diyebiliriz ama manzara öyle değil…

Muhtar katılımcı sayısının çok olması için gösterilen gayret kanaat önderlerinin katılımı konusunda aynı gayret gösterilmedi…

Yoksa inanın daha fazla katılımcı sağlanabilirdi…

Sanayici düzeyinde, sivil toplum örgütleri ve kanaat önderleri konusunda…

Peki niye daha fazla katılım sağlanamadı?

Tek sebep katılımcılar kontrol altında tutulabilecek ya da fazla parti içi meselelerde taraf olmamış, kendilerine hiçbir şekilde laf dokundurmayacak kişilerden oluşsun diye kılı kırk yardıkları için liste bu kadar dar kapsamlı oldu…

CHP Genel Başkanı katılımcılar partili olmasın, tarafsız, hatta farklı görüşte olanlar olsun diye kıstas koydu diyorsunuz ama örneğin daha önceki yerel seçimler de CHP Melikgazi Belediye Başkan adayı olmuş Ali Kemal Açılkan’ı salona alıyorsunuz, son seçimler de Melikgazi Belediye Başkan adayınız Dr. Sema Karaoğlu’nu kapıdan geri çeviriyorsunuz!

Sema Karaoğlu’na, “Sizi alamayız!” diye kapıdan geri çeviriyorsunuz aynı partili kimliği taşıyan Özden Temir’i içeri alıyorsunuz. Özden Temir diyor ki, “Ben Sema Hanım olacak diye geldim, beni alıyorsunuz da niye onu almıyorsunuz?” diye itiraz ediyor…

Bunlar çok çirkin şeyler…

Bunlar hoş şeyler değil beyler, bayanlar…

Dr. Sema Karaoğlu’nun bir kadın girişimci yönü ve temsil ettiği bir platform var…

Seversiniz ya da sevmesiniz o ayrı bir mesele…

Bu tür toplum işleri duygusallık götürmez…

Kapıda ki o çirkin manzaraya tanık olan emekli bankacı ve işadamı Ekrem Kiracıoğlu toplantı başladığında tepkisini açıkça dile getirdi. Kiracıoğlu, “Sayın Genel Başkanım, az önce kapıdan girerken Dr. Sayın Sema Karaoğlu’nun salona alınmadığına tanık oldum. Yapılan hareket son derece çirkindi. Tanıdığım kadarıyla Sayın Karaoğlu Şehrimizde ki kadın girişimciler arasında son dere aktif birisi. Fikirse fikir, meslekse meslek. Üstelik son seçimlerde de partinizden Melikgazi Belediye Başkan adayı olmuştu. Kendilerine kapıda yapılan çirkin hareketten ben şahsen çok rahatsız oldum. Siz muhalefeti hiç dışarıda aramayın. Esas muhalefet kendi içinizde” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da durumdan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Toplantıya katılan ve görüşlerini dile getiren eski milletvekillerinden İbrahim Yılmaz’da toplantı sonrası Çetin Arık’a Sema Karaoğlu’nun salona alınmamasından duyduğu tepkiyi açıkça dile getirmiş… Yılmaz, “Bu tür yaklaşımlarla o parti büyümez. Hoşgörülü, paylaşımı ve kucaklayıcı olmak lazım” dedi.

Bu olup bitenlerden sonra arkadaşlarımız Sema Karaoğlu’nu telefonla arayıp görüşlerini almışlar. Sema Karaoğlu salona alınmaması ile ilgili olarak yaptığı açıklamada “Ben 10 Yıldır değişik STK’larda görev yapan bir insanım. Başkanlık yapan ve mücadele eden bu şehre çalışmaları ile katkıda bulunan bir insanım.

Birçok toplantıya katıldım. Valiler dâhil birçok etkinliğe katıldım. İstihdam konusunda kadınlarınızı destek verdim.

Kapıya kadar gelmişim.

Davetli olmasam dahi en azından bu tolere edilebilirdi.

Sayın vekil tefrişatçı gibi kapıda bekleyerek insanları engelledi.

Bana da davetli olmadığımı ve içeri giremeyeceğimi söyledi.

Şehrin kanaat önderleri denince kim anlaşılıyor?

Hangi kanaat önderleri bu toplantıya nasıl davet ediliyor?

Bu partide belediye başkan adayı olarak seçimlere girmiş bir kişiye böyle mi yapılır?

Kaldı ki bana “Davetli olmadığınız için bu toplantıya katılamazsınız” denmesine rağmen kapıda karşılaştığımız bir sanayicimizin “Siz varsınız diye geldim. Bu toplantıya davetli değilim” denmesine rağmen salona alındı diyerek Karaoğlu ortaya çıkan çifte standardı ortaya koydu.

Ancak bu olay öyle ki “ CHP’liler gelmesin mi?” gibi bir olaya dönüştü” dedi.

Sabah ve öğleden sonra yapılan iki ayrı toplantının yorumu işte böyle…

Sizce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdarolu’nun Kayseri’de yapmış olduğu bu iki toplantı hedefine ulaşmış mıdır?

Taktir sizin…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —