Menü Kayseri Gerçek Haber
RECEP BULUT

RECEP BULUT

Tarih: 29.05.2023 16:04

SEÇİM SONUÇLARINI NASIL YORUMLAMALI?

Facebook Twitter Linked-in

14 Mayıs pazar günü hem milletvekili hem de Cumhurbaşkanı seçimi vardı…

Malum, milletvekili seçimleri 14 Mayıs akşamı sonuçlanmış AK Parti % 35,49 CHP ise % 25,40 oranında oy almıştı…

Cumhurbaşkanlığında ise Recep Tayyip Erdoğan % 49,42, Kemal Kılıçdaroğlu ise % 44,95 oy alınca Cumhurbaşkanlığı seçimi 2. tura kalmıştı…

Pazar günü yapılan 2. tur seçimlerinde ise Recep Tayyip Erdoğan % 52,16, Kılıçdaroğlu ise % 47,84 oranında oy aldı…

Böylelikle Recep Tayyip Erdoğan üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmiş oldu…

Hayırlı uğurlu olsun…

Tarih bu seçimi nasıl yorumlar bilemiyoruz ama bir de biz bugün yorumlayalım…

Seçim sonuçlandı ve sonuçlarda önceki gün itibariyle kabullenildi o nedenle vay şu oldu, yok şöyle oldu demek bir anlam ifade eder mi bilmiyorum ama bir de hem seçim sürecini hem de seçim sonuçlarını doğru analiz edip doğru yorumlamakta yarar var.

ESAS SEÇİM SONUÇLARINI 

YURTDIŞI OYLARI İLE 

SIĞINMACILAR BELİRLEDİ…

İktidar, hem 14 Mayıs hem de 28 Mayıs seçimlerinde iktidarın tüm olanaklarını pervazsıca kullandı… 

Bu bir gerçek!

Özellikle 14 Mayıs tarihinde yapılan seçimler de… 

Devletin ve yerel yönetimlerin sahip olduğu tüm olanaklar dediğim gibi pervazsıca kullanıldı…

Her bakanlık seferber edildi…

Belediyeler hemen her akşam her mahalle de binlerce kişiye iftar yemekleri verdi… İaşeler dağıttı… Eş-dost işe alındı!

Elbette benzer şekilde CHP’li belediyeler de seferber oldu, onlar de kendi kentlerinde benzer etkinlikler de bulundu… Kabul etmek gerekir ama AK Parti kadar onların (Yılların birikim ve ellerinde bulunan kayıtlı isim ve adreslerle) yapmaları mümkün değil! 

Kabul etmek gerekir ki Kayseri bu konu da daha da ileri düzeyde…

Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın özellikle Milli Savunma Bakanı ve aynı zamanda AK Parti birinci sıra milletvekili adayı Hulusi Akar ile birlikte yürüttüğü seçim kampanyasında tüm belediye olanakları seferber edildi… Ramazan ayında iftar sofraları kuruldu… Sonrası ziyaretler, piknikler ve benzer etkinlikler aldı başını yürüdü… 

Aynı seferberlik ikinci sıra adayı Ayşe Böhürler içinde yapıldı… 

Hanımlara yönelik davetler, etkinlikler gerçekleştirildi… 

Altına kiralanan arabalar çekildi…

Tüm bunların dışında Erciyes Anadolu Holding de maddi manevi tüm olanaklarını seferber etti… 

İşçilere yönelik propaganda çalışmalarını da gerek fabrika içinde ve gerekse piknik alanlarında sınır tanımadı… 

Recep Tayyip Erdoğan’ın Kayseri mitinginde servisler Cumhuriyet Meydanı’na işçileri taşıdı…

Bunlar seçim sonuçlarını etkilemiş olabilir mi? 

Elbette!

Ancak yüzdelik oranını bilmek mümkün değil… 

Bahsettiğim başlıklar Kayseri özeline özgü durum…

Tüm bunların dışında Kayseri özeli dışında genel anlamda oy oranlarını ciddi ölçüde etkileyen iki faktör daha oldu…

Biri yurtdışı vatandaş diğeri de ülkemizde ki sığınmacıların oyları… 

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın oyları ile ülkemizde ki sığınmacıların oyları da ciddi anlam da seçim sonuçlarına tesir etti…

Almanya, Belçika ve Hollanda’dan gelen oylar Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin seçim sonuçlarına ciddi anlam da katkı sağlarken Fransa, İngiltere ve Amerika’dan gelen oylar da CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun oylarını etkiledi… Tabii bir de gayrimenkul satışı nedeniyle Türk vatandaşlığını elde eden Arap yarımadasından gelen oyları da hesaba katmak lazım… 

Oralardan gelen oylar doğrudan doğruya Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’ye yaradı… 

Tüm bunların dışında sığınmacılardan gelen oyların tamamı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti lehine oldu… 

Tüm bunların dışında bir de Rusya Cumhurbaşkanı Putin’in, Azerbaycan Başbakanı İlham Aliyev’in, Suudi Arabistan, Katar ve benzer ülkelerin dış desteğini de göz ardı etmemek lazım… 

İşte tüm bu harici gerçekleri dikkate aldığımız zaman sadece yurtiçi oyların ne kadarıyla Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti % 52,16 ile seçimi kazandığını araştırmak uzmanların işi… 

Bu sonuçlara göre siyasette yeni bir yapılanma olur mu?

Hemen olması mümkün değil… 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu koltuğunda kalacak…

Kalması da gerekiyor! En azından 2024’te yapılacak yerel seçim sonuçlarına kadar… Sol bugüne kadar tarihinin en yüksek oyunu aldı… 

Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminde… 

CHP ilk kez 5 Haziran 1977 seçimlerinde % 41,7 oranında oy almış, onda da hükümeti kurmak için gerekli 226 milletvekili sayısını bulamadığı için hükümet kuramamıştı… 

Ancak 5 Ocak 1978’de malum meşhur Güneş Motel’de ki 11’lerin transferiyle iktidar olmuş o iktidar da 3 Ekim 1979’da yapılan ara seçim sonuçlarıyla sona ermiş ancak CHP 40 yıldır o iktidar sürecinde yaşanan kuyrukların hesabını hala vermemiş durumda…

Yani Kemal Kılıçdaoğlu’nun oluşturmuş olduğu altılı masayla birlikte aldığı % 48’i bulan oy oranı öyle kolay kolay küçümsenecek bir oy oranı değil… 

Bu nedenle önümüzde ki yıl yapılacak yerel seçimlerde de Millet İttifakı’nın mutlaka koruması gerekiyor… 

Kemal Kılıçdaroğlu, yukarı da saydığımız faktörler karşısında ciddi bir seçim sınavı verdi… O nedenle bu seçim sonuçlarına bakarak istifa etmesi, önce CHP’de sonra da Millet İttifakı’nda ciddi bir çözülmeye neden olur… 

2024 yılında yapılacak yerel seçimler de kaybedilirse Millet İttifakı mensubu partilerin ve parti liderlerin siyaset sahnesinde barınmaları da mümkün olmaz… 

O nedenle Millet İttifakı,ittifakını güçlendirerek sürdürmeli… 

Bunun ilk sınavı da 23-24 Haziran tarihlerinde yapılacak İYİ Parti Kurultayında verilecek… 

Meral Akşener’e tam destek verecek bir Genel İdare Kurulu ve Parti Üst düzey kadrosu oluşturulmalı… 

Akşener’in etrafını kuşatan “şahinler grubunun” etkinliği azaltılmalı… 

Artık İYİ Parti’nin şahinler kanadını oluşturan keskin ülkücü yapı, MHP ya da MHP tabanından ziya de merkez sağa yönünü çevirmeli… 

O nedenle de parti politikalarını Ali Ağıralioğlu slogancılığından uzaklaştırmalı… 

Esas yönünü merkez sağa dönmeli… 

O nedenle de Meral Akşener 23-24 Haziran tarihlerinde yapılacak kurultaydan güçlenerek çıkmalı…

Tekrar Kayseri özeline dönecek olursak, CHP Yeniden yapılanmalı… 

Zaten “geçici İl Başkanı” Adil Demir istifa ettiğini açıklamış, hemen İl Başkanı ve Yönetimi “sıfırdan” yenilenmeli… 

Kayseri’yi kucaklayacak bir İl Başkanı ve yönetimi oluşturulmalı… 

Atamayla yapılacak lise daha sonra seçimle işbaşına gelecek güçlü bir yapıya büründürülmeli… 

24-25 kişilik İl Yönetimden sadece 5 ya da 6 kişinin katıldığı bir seçim kampanyası yaşandı… 

Eski milletvekili Çetin Arık, zorlamayla seçim kampanyasına eşlik etti… 

İYİ Parti’de daha bariz sıkıntılar yaşandı… 

Temayül yoklamasının yarattığı yıkım liste oluştuktan sonra da giderilemedi… 

Dursun Ataş, hem parti içinde hem kamuoyunda büyük yara aldı… 

İkinci sıra adayı Abdullah İlker Sungur büyük gayret gösterdi ancak seçilemedi… 

DEVA Partisi İl Yönetimi ilk günden beri tel tel döküldü… 

CHP üçüncü sıra adayı Burhan Bahadır Özsoy ve babası eski milletvekili Halil Özsoy büyük gayret gösterdi… 

Gelecek Partisi milletvekili adayı Av. Zülküf Aslan tüm kampanyalara eşlik etti ancak parti yönetimleri zayıf kaldı… 

SP İl ve İlçe Yönetimleri ile milletvekili adayı Mahmut Arıkan iyi bir performans gösterdi… 

CHP’nin ikinci milletvekili çıkarmasında önemli bir faktör oldu… 

Millet İttifakı cephesi böyle… Yazı fazlasıyla uzun oldu…

Cumhur İttifakı’nı da ayrı bir yazıda yorumlamak lazım… 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —