Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 10.11.2023 11:28

SANSÜR VE DİNDARLIK!

Facebook Twitter Linked-in

Vallahi, ne yazacağımı şaşırdım… Zira, her yazımız, her yorumumuz “sansür yasası” kapsamına girebilir. Görsel ve yazılı medya, buralarda yazanlar, haber ve yapanlar çok sıkıntılı sürece girdi, “yargı balyozunu” her an tepesinde görebilir… Ufak bir “ihbar” bile yeterli.

***

Anayasa Mahkemesi (AYM) “dezenformasyon yasası”nın iptali başvurusunu esastan görüştü. Mahkeme heyeti, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunun iptali talebini oyçokluğuyla reddetti.

***

Madde şu şekilde: “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”

***

Peki, “yanıltıcı bilgi” nedir?

Peki, “Endişe”, “korku” ve “panik” ölçüsü nedir? 

Peki, “genel grev” ülkenin “iç güvenliği” ve “kamu barışını” bozar mı?

Peki, “aşı karşıtlığı” genel sağlığı “bozucu” bir eylem midir?

Peki, iktidarın dış politikasını eleştirmek, ülkenin “dış güvenliğini” bozar mı?

***

Peki, “enflasyon”, ve “dolar” düşmeyecek, aksine “yükselecek” haberi veya yorumu nedeniyle, ahali marketlere, döviz büfelerine hücum ederse, bu bir “panik” hali midir? Haber ya da yorum da “paniğe teşvik mi” mi?

***

Peki, falan mahalle ya da falan park, “suç örgütlerinin” mekanı oldu haberi, “korku salmak mı?” 

***

Peki, ENAG ile TÜİK’in açıkladığı aylık ve yıllık enflasyon rakamları birbirini tutmuyor. Misli misline fark var? Bunun hangisi “yanıltıcı bilgi” veriyor? Öyle ya, bu bilgiler sadece bir “arkadaş topluluğunda” kalmıyor ki? TV’lerde haber olarak veriliyor, gazetelere manşet oluyor…

***

Peki, “ülkemizde mülteci sayısı açıklandığı gibi değil. Şu kadardır!”, demek “yanıltıcı” bilgi midir?

***

Tabii, basın kadar “araştırmacılar”da,“araştırma şirketleri” de topun ağzında. Hiçbir üniversite, “resmi ideolojinin”; “resmi söylemlerin” dışında bir sonuç veren bir araştırmayı yayınlayamaz.

***

Bunun sonu nedir, biliyor musunuz? Otosansür devreye girer ve “Kurum Bültenleri”, “Kurumsal açıklamalar”; “resmi ideoloji” dışındaki her türlü haber, yorum, kitap bu kapsama girebilir. 

***

Bu çok tehlikeli bir şey.  Yani, sonuçta basın “İsvestia”, “Pravda”, “Yarı resmi el Ahram” gazetesine dönecek… Kaldı ki, bu gazeteler de mazide kaldı… Ama biz, 21. yy’da, Cumhuriyet’in ikinci asrına girdiğimiz günler de ihya etmeye başlıyoruz, benzerlerini. Çok yazık…

***

Bakalım şimdi, inanç dünyası ile ilgili vereceğimiz araştırmaya Diyanet İşleri Başkanlığı ne diyecek? “Yanıltıcı bilgi” diye suç duyurusunda bulunacak mı? Araştırma şöyle:İstanbul Politikalar Merkezi’nin yaptığı “Türkiye’de Dindarlık Algısı” araştırması, din ve siyaset ilişkisi başta olmak üzere pek çok konuda toplumun nabzını ölçtü (07 Kasım 2023, Basın).Araştırma, 22-25 Temmuz 2022 tarihleri arasında bin 358 kişi ile telefonda gerçekleştirildi. 

***

Araştırma sonuçlarına göre;Toplumun yüzde 41’i dindar insanların devlet yönetiminde yer almasını memnuniyet verici bulurken, yüzde 37’si buna karşı çıkmakta. Ayrıca, toplumun yarıdan fazlası (yüzde 53) siyasi partilerin dini söylemler kullanmasından rahatsızlık duymakta. Katılımcıların yüzde 62’si ise laikliği din ve vicdan özgürlüğü olarak tanımlamakta.

***

Araştırma, dini kurum ve aktörlere güven konusunda da ilginç sonuçlar ortaya koydu. Buna göre, katılımcıların yüzde 41’i Diyanet İşleri Başkanlığı’na, yüzde 60’ı dini tarikat ve cemaatlere, yüzde 45’i de dini kanaat önderlerine güvenmediğini belirtti. 

***

Katılımcıların yüzde 24’ü ise dini kurum ve cemaatlere, yüzde 23’ü de dini kanaat önderlerine güvendiğini ifade etti.

***

Araştırma, toplumsal değişim ve din arasındaki ilişkiyi de inceledi. Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 52’si çocuğunun Müslüman olmayan biriyle evlenmesine olumsuz bakarken, yüzde 34’ü çocuğunun kendi mezheplerinden olmayan biriyle evlenmesine olumsuz bakmakta. 

***

Katılımcıların yüzde 34’ü çocuğunun Müslüman olmayan biriyle evlenmesine, yüzde 51’i ise çocuğunun kendi mezheplerinden olmayan biriyle evlenmesine olumlu bakmaktadır.

***

Not: Bugün ulu önder Atatürk’ün ölümünün 85. yıl dönümü. Türk’ün atasını rahmet, minnet ve özlemle anıyorum. 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —