Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 09.06.2022 12:57

SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKTÜ MÜ?

Facebook Twitter Linked-in

Henüz “evet” demek olası değil… Ama sinyaller gelmeye başladı…“Giderlerse gitsinler!” denilen doktorlar, izin aldıkça ülkeyi terk ediyorlar. Sıraya sağlık personeli girmiş.Eczacılar, “fiyat” nedeniyle kan ağlıyor. Yarıya yakın eczane için “S.O.S” sinyali gelmeye başladı. Kamuda ve özelde tedavi giderek zorlaşıyor. Demem o ki; “bir devrim”yapıldı denilen sağlık sektörü, fiyasko ile sonuçlanırsa hiç şaşmayın.

***

Deniyordu ki; “Sağlıkta devrim yaptık. İsteyen istediği yerde tedavi olabiliyor. İlaç teminin de bir sorun yok!” Durum gerçekten öyle mi? İsteyen istediği yerde muayene/tedavi olabiliyor mu? Yoksa bu söz varsıllar için mi geçerli?

***

Mesela, geçtiğimiz ay İstanbul’da, bir özel hastanede gözde kanama nedeniyle tedavi oldu eşim. Muayene bedeli olarak 904 lira ödedik. Uzmanın ücreti böyleymiş… Daha önce biraz uzakta, ünlü bir göz hastanesini ile görüştük telefonla. Onlar da uzman için 630 lira dedi. Evimize yakın olduğu için 904 liralığı tercih ettik… Bu hastanede, profesör muayene ederse, sıkı durun 1.250 liracıkmış.

***

Bu vesile ile merak ettim, çıkışta normal bir katarakt ameliyatını sordum, lens hariç, 35 bin liraLens ise, 7.500 ile 15.000 lira arasında değişiyormuş. Merak ettim, Kayseri Şehir Hastanesini aradım… Merkezi telefondan, 15 gün öncesine kadar randevu veremeyeceklerini; ondan sonrası için de kayıt yapamayacaklarını söylediler. Ama “civar illerdeki” hastaneler için duruma bakabileceklerini ilave ettiler… Bu, sağlıkta yapılan devrimin tipik bir sonucu. Ultrason, katarakt ameliyatı falan için verilen tarih nedir, acaba?

***

Geçen gün, “raporlu” göz tansiyon ilacım için bir eczaneye başvurdum, giriş yaptılar yani kayda girdik ama maalesef, üç depoda da yokmuş. Birkaç gün daha bekleyeceğim... Temin edilemezse, iptal ettirip, fellik fellik eczane dolaşacağım. Öyle ya, önemli bir hastalık. Tedavi olmazsa, maazallah körlüğe kadar gider… Sağlıkta, “çağ atlayan” ülkemizde, iki ay içerisinde, bizim başımızdan geçen iki olay…

***

Yani demem o ki; özel hastanelerde, parayı bastırırsanız hiç beklemeden hizmet alabiliyorsunuz. Ama kamu hastanelerine gelince, bir anlamda “kuyruğa” giriyorsun; bekle ki ne zaman sıra gelecek. Sağlıkta “devrim” olmadan da böyle değil miydi?

***

Biz, Kayseri Şehir Hastanesi yapılırken; “itin öldüğü yerde kamu hastanesi açmanın mantığı nedir?” diye çok sormuştuk. İlave etmiştik; “özel kesim, milyonlar vererek şehir merkezinde hastane yeri alırken, neden daha ucuz, şehir mücavirinde yer aramaz ki? Sonuçta bu politika, özel hastanelere hasta yönlenmesine vesile olmaz mı?”

***

Bakan Nebati’nin; “uyguladığımız ekonomik sistemle üreticiler ve ihracatçılar kazandı, dar gelirliler, yoksullar kaybetti!” derken benzeri bir şeyin sağlık sistemine de yansıdığını görmekteyiz. Fukara, dar gelirli, “bu devrimden” yine havasını aldı.

***

Çok safsın, “siyaset, kendisini finanse edene hizmet eder. Gerçeğini unuttun her halde!” diyeceğinizi de biliyorum.

***

Şimdi gelelim; “Sağlık sisteminde çöküşün raporu” başlıklı bir çalışmaya (Sözcü,  Erdoğan Süzer, 07 Haziran 2022). Kısaltarak veriyorum: “Ekonomik krizle boğuşan Türkiye'nin diğer ülkelerle karşılaştırmalı sağlık verilerinden de ciddi uyarı mesajları geliyor. OECD yayımladığı 2021 yılı Sağlık Raporu'na göre Türkiye, sağlık harcamalarının milli gelire oranı ve devletin sağlık harcamalarına katkısı gibi verilerde birçok ülkenin gerisinde kalırken halkın cebinden yaptığı sağlık harcamalarında öne çıkıyor.

***

OECD ülkelerinde milli gelirin yüzde 8.8'i halkın sağlığına harcanırken Türkiye'de milli gelirin sadece yüzde 4.3'ü sağlığa gidiyor. ABD milli gelirinin yüzde 16.8'ini, ‘Türkiye'yi kıskanıyor' denilen Almanya ise yüzde 11.7'sini halkın sağlına harcıyor. Rapora göre, geçen yıl kişi başına sağlık harcaması Türkiye'de 1.267 dolar, OECD ortalaması 4 bin 87 dolar oldu.”

***

“Devletin sağlık harcamalarına katkısı OECD ülkelerinde yüzde 35'e ulaşırken Türkiye'de yüzde 23'te kaldı. Sağlık harcamalarına halkın kendi cebinden yaptığı katkı oranında ise Türkiye, ABD ve Almanya gibi özellikle sağlıkta çok eleştirilen ülkeleri bile geride bıraktı. Türkiye'de her 100 liralık sağlık harcamasının 17 lirasını vatandaş cebinden karşılarken bu tutar Almanya'da 13 TL, ABD'de 11 TL'ye kadar düşüyor.”

***

OECD ülkelerinde bin kişiye 3.6 hekim, 8.8 hemşire, 4.4 yatak düşüyor. Buna karşılık her bin kişiye 2 hekim, 2.4 hemşire, 2.9 yatağın düştüğü Türkiye listenin en sonlarında yer alıyor.”

***

CHP Milletvekili Dr. Fikret Şahin, OECD verilerinin Türkiye'nin sağlıktaki çöküşünün kanıtı olduğunu söyledi. 2002-2019 yılları arasında Sağlık Bakanlığı hastanesi sayısı yüzde 15, yatak sayısı yüzde 33 artarken özel hastane sayısının yüzde 112, özel yatak sayısının yüzde 178 arttığını” söyledi. Dr. Şahin, “Türkiye'de kamucu sağlık hizmeti ortadan kalkmış, ne kadar paran varsa o kadar sağlık hizmeti alırsın dönemi başlamıştır. Sağlık hizmeti hızla hastane patronlarının eline geçmekte, cepten sağlık ödemeleri artmaktadır” dedi.

***

“Ülke genelindeki 28 bin 700 eczane adına konuşan Türkiye Eczacılar Birliği (TEB) Başkanı Arman Üney, eczacıların borçlarını, personel maaşlarını, elektrik faturalarını ve kiralarını ödeyemez hale düştüğünü söyledi. Sabırlarının tükendiğini, bıçağın kemiğe dayandığını ifade eden Üney, ‘Gücümüz de tahammülümüz de kalmadı, kapanıyoruz’” dedi.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —