Menü Kayseri Gerçek Haber
MUSTAFA CENGİZ

MUSTAFA CENGİZ

Tarih: 03.04.2022 11:54

SADETTİN TANTAN UYARIYOR…

Facebook Twitter Linked-in

Sadettin Tantan, Eski İçişleri Bakanı ve halen Yurt Partisi'nin Genel Başkanı.

Türkiye ilgili meselelerle zamanında sahada büyük mücadeleler vermiş, şimdilerde ise Siyasi Arena’da kafa patlatan, fikir üreten bir isim

Daha önce bu köşede birkaç kez kendisinin fikirlerini kamuoyu ile paylaştım.

Tantan, “Emperyalizmin dayattığı kültür, ülkemizi üretmeden tüketmeye sevk etti.

Türkiye; tüm gücünü ortaya koyarak kültür emperyalizmine geçit vermemelidir!” diyerek şu anda Türkiye’nin içinde bulunduğu tablo ile ilgili bir başka bakış açısı getiriyor.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI…

Tantan’ın yaptığı açıklamalardan bazı satır başları paylaşmak istiyorum;

Ukrayna ve Rusya’nın dış işleri bakanlarının görüşmelere başlaması kaydadeğer bir gelişme ancak bölgedeki istikrarın tesisi için yeterli değil.

Batı emperyalizmi; savaşı başka cephelere de yayarak genişletmek istiyor.

Türkiye; “Yeni Dünya Düzeni”ne göre tedbirlerini alarak halkını bilinçlendirmeli.

Dünyada halkını sömürerek veya din dayatmasıyla refah içinde yaşayabilmiş bir toplum olmadı, olamayacak da.

Halkını bilgiden yoksun bırakan bir zihniyetin başarıya ulaşması asla mümkün değildir!

Dünya Savaşları, kapitalist sistemin sonuçlarıdır.

Ukrayna-Rusya savaşını yaratan da kapitalist sistem oldu.

Kapitalizm, toplumları sömürerek tüm zenginliğin belli bir zümreye akması demek.

Ancak bilinmelidir ki; toplumlar artık uyandı.

TÜRKİYE’NİN YAPMASI GEREKEN

Devlet adamı deneyimi ile diyor ki Tantan; Ukrayna krizinde, ABD ve ABD güdümündeki siyasetçiler kaybetti.

Dünya’da ABD güdümünde hareket eden siyasetçiler Zelenski’nin düştüğü durumdan ibret almalı. Ukrayna’nın Batı ve Rusya arasında sıkışması işgal edilmesine neden oldu.

Türkiye, bölge ülkeleriyle birlikte hareket ederek karışıklık yaratabilecek unsurları ivedilikle yok etmeli. Ukrayna-Rusya savaşında Türkiye’nin tarafsızlığını sürdürmesi çok değerli bir kazanımdır.

Şimdi, Türkiye’nin yapması gereken; bölge ülkeleriyle ilişkilerini geliştirerek savaşın olumsuz etkilerini ve etrafındaki terör yuvalanmasını bertaraf etmektir.

Türkiye acil olarak Dağlık Karabağ'daki ve İdlib'deki Rus varlığının pasifize edilmesini, Güneyimizdeki YPG-PKK, Ege Adaları'ndaki silahlı Yunan varlığının imha edilmesini başarmalıdır. Aksi takdirde bugün Ukrayna'nın içinde bulunduğu konjonktürle karşılaşacağımız açıktır.

Etrafımızdaki kuşatmayı kırmanın 3. bir yolu yoktur.

Emperyalistlerden icazet almadan hiçbir politika oluşturamayanlar bunu yapamaz.

HESAP/KİTAP YAPANLAR…

“Türk toprakları üzerinde kalem cetvel hesabına girenler hain emellerine asla ulaşamayacaktır!” uyarısında da bulunan Tantan’ın özellikle Hatay konusundaki hassasiyeti de ortada.

“Hatay’ın demografik yapısıyla ilgili yerel yetkililerin açıklamaları önemli bir uyarıdır.

Tüm dünya bilsin ki; Türkiye’nin kimseye verecek bir karış toprağı yoktur!

Hatay’da oluşan riskli durumun en kısa sürede bertaraf edilmesi gerekmektedir.” uyarısı herkes tarafından özellikle de iktidar mensupları tarafından ciddiye alınmalı.

FAYDALANILMALI…

Tantan’ın özellikle Gıda ve Enerjiye dair önerileri de önemli.

“Gıda ve enerji temini önümüzdeki dönemde ülkelerin çıkar çatışması yaşayacağı temel konular olacak.

2009 yılında Harp Akademileri’nde enerji savaşları ile ilgili bir sempozyum düzenlendi.

Yetkililer küresel düzeydeki yeni tehditlere karşı bu konuda devlet arşivinden faydalanmalı.” Konu bu kadar net ve basit anlatılabilirdi ancak.

Türkiye Rusya-Ukrayna arasındaki barışçıl çabalar içinde Garantörlük gibi ağır bir sorumlulukla yine krizlere yelken açmak yerine Tantan gibi deneyimli siyasetçilerin görüşlerinden istifa etmeli ve Dış Siyasette yalpalamamalı. Aksi takdirde Suriyelilerden sonra bu kez de Ukraynalı istilasına uğrayabiliriz.

**

BİR TESPİT

- Konutlarda kullanılan doğalgaza % 35 - elektrik üretimi için kullanılan doğalgaza % 44,30 - elektrik üretimi dışında kullanılan doğalgaza % 50 zam yapıldı. Bu koşullarda enflasyon tutulamaz.

BİR DUA

Ramazan insanın diliyle, bedeniyle, ruhuyla ve davranışlarıyla ibadet ettiği, maddi ve manevi anlamda insanların birbirini anlayabildiği bir aydır. İnsanlar arasında eşitlik ve kardeşliğin pekiştiği bir Ramazan geçirmemiz dileğiyle; Ramazan ayımız mübarek, bayramımız cennet ola.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —