Muhterem efendiler!
Milletin mukadderatı umumiyesine fiilen ve tamamen vaziyet edecek makâm-ı hilâfet ve saltanatın dûçâr olduğu esaretten tahlis ve memleketin tamamiyet ve selâmeti uğrunda her fedakârlığı büyük bir azîm ile iktihâma karar vermiş olan Meclis-i Âlinizin Riyasetine intihâb edilmek suretiyle hakkımda ibzal buyurulan itimat ve teveccühün müteşekkiri ve minnettarıyım. Hayatımın bütün safahatında olduğu gibi son zamanların buhranları ve felâketleri arasında da bir dakika geçmemiştir ki, her türlü huzur ve istirahatimi, her nevi şahsî duygularımı milletin selâmetine ve saadeti namına fedâ etmekten zevkyâb olmayayım. Gerek hayatı askeriye ve gerek hayatısiyasiyenin bütün edvar ve safahatını işgal eden mücadelâtımdadâima düsturu hareketim irâde-i millîyeye istinat ederek milletin ve vatanın muhtaç olduğu gayelere yürümek olmuştur. Bugün Heyet-i Muhteremenizinârâyiumumiyesinde tecelli etmiş olan itimadı millîyi liyakatimin çok fevkinde görmekle beraber şahsım için bir gaye olarak değil, müştereken giriştiğimiz mücahede-i mukaddeseninmâtûf olduğu gayeleri istihsal için milletin bahşettiği bir istinadgâh olarak telâkki ediyorum. Bu ittihad-ı millînin bana tahmil ettiği mesuliyet, biliyorum ve hepiniz de bilirsiniz ki, pek ağırdır. İçinde yaşadığımız nâdirü'l-emsâl dakikaların vahametine rağmen bu ağır mesuliyeti millîyenin altında ancak Heyeti Muhterernenizin muavenet ve müzaheretinin dâima ve dâima hak yolundaki mücahedata rağmen avn'i inayeti sübhaniyedenümitvar olarak çalışacağım. İnşallah PadişahıÂlempenah Efendimiz Hazretlerinin sıhhat ve afiyetle ve her türlü kuyudatı ecnebiyedenâzâde olarak tahtı hümâyunlarında dâim kalmasınıeltâfıilâhiyedentazarrû eylerim.
Yukarıda kısaca çıkan sonuç: Hayırım her türlü huzur ve istirahatimi her tür şahsi duygularımı bir kenara bırakıp milletimin selameti ve saadeti için bütün dönemlerde kendi irademe yenik düşmeyerek milletimin ve vatanımın ihtiyacı olduğu amaçlar için yürüyeceğim…Peki biz bunun neresindeyiz dersiniz yada bu görevi üstlenenlerin hangisi bu amaç içerinde… Ben göremedim…
Dünya geneli ülkelerin parlamento ve meclis salonlarında ülkenin var oluşu ve geleceği hakkında alınan kararlar neticesinde halk tarafından seçilmiş kişilerle toplanıp sorunları, sıkıntıları dile getirerek medeni bir şekilde konuşup çözümler sunularak ülke çıkarları için demokrasi çerçevesinde herkes fikrini beyan eder…
“ Türkiye Büyük Millet Meclis’i adına üzücü ve bu olaya sebep olanlar için utanç verici bir görüntü vardı. Milletvekilleri Demokrasiyi, medeniyeti ve uzlaşmayı bir kenara bırakarak sanki rink alanında boks turnuvası düzenleniyormuş gibi yumrukları havada uçuştu… Ne utanç verici bir manzara değil mi? Bu olaylar ve olayları yaratanlar bırakın; Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Dünya’nın hiçbir yerinde parlamentoya yakışır bir davranış değildir. Bunları söylemeye gerek var mı? Aslına bakılırsa var, çünkü küçük nesil yetişkin birleri örnek alır, bu nasıl bir davranış, nasıl bir sorumluluk örneği ki; küçük nesillere örnek olsunlar üstelik meclis salonunda halkın, milletin temsil edildiği yerde…
Komşu Çocukları kavga eder ya, ha onların kavgaları da genellikle oyuncakları içindir.
Büyükler de;
-Çocuktur diyerek paylaşmayı ve uyum içinde oynamalarını nasihat ederler…
Peki, bu meclisteki yetişkinlere ne demeli, bunlara nasıl nasihat vermeli ben bilemedim…
“Sus bakim bu nasıl bir davranış” , diyerek anne terliği mi fırlatmalı, yoksa kendilerine çeki düzen verip bulundukları yerin ve mevkiinin saygınlığı içerinde bulunarak ona göre mi davranmalı
Hangisini yapmalı sizce…
Yapılan bütçe görüşmeleri ülkenin ve halkın çıkarlarını korumak amaçlı olması neticesinde, sanki olayları çıkartanlar kendi çıkarları için savaş verir durumuna gelmişler…
Bu vesileyle ülkenin refahı, halkın sorunları bir kenara atılmış durumda… Nasıl sorun çözecekler acaba merak ediyorum…
Seçilmiş insanlar kimin hakkını koruyorsunuz siz orda, ben halkım isteklerim var, sıkıntım var hani nerde bu sorunları dile getiren seçilmiş vekil… Ben boks maçı izlemek istemiyorum, ben savaş alanı görmek istemiyorum, ben ülkenin itibarını sergileyen salonda şiddet istemiyorum…Bizde insanlar bir birini hiç tanımaz bir tartışma esnasında daima “sen kimsin ki” ifadesi sıkça kullanır… Yok, yan baktın, yok laf attın gibi saçma sapan yersiz sebeplerden dolayı yaşanan rezillikler, insanların birbirlerine olan tahammülsüzlükleri baş göstermiş, saygınlık rafa kaldırılmış ve itibarın yok olduğu bir ortamda, ülkenin yararı için nasıl bir çözüm aranıp, konuşma sergilenir ki… Bekleyimbakalım boks maçı bitecek mi? yoksarauntları uzayacak mı?