KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 22.02.2026 12:23

RAMAZANLIK

Facebook Twitter Linked-in

“Her Ramazan, mutlaka bereketi ile gelir”, derler. Acaba bu seferki nasıl geldi, bilemiyorum. Ama etiketlere, “çarşı/pazara” bakınca hiç de öyle olmadığını görüyoruz. Mal bol fakat insanların alım gücü yok. İnsanların ağzını bıçak açmıyor. 

**

Ramazan klasiklerinden pastırma, sucuk, sucuk içi el yakıyor, yanına yaklaşamıyorsunuz. Yine klasiklerden, hurmanın, sıradanının kilogram fiyatı dört yüz liradan başlıyor… 

**

Bir başka derdimiz de şu. Bizim “Kıvılcım Akademi”nin de her Ramazan’da yaşadığı, bir olay var. Gidecek yer bulamıyoruz. Yazın, Hunat Kıvılcım Kitapevini mesken tutuyoruz. Ya kışın ne yapacağız? Hepimiz emekli olduğundan, evde de barınamıyoruz. Yaşlıların “dırdırı” da çekilmiyor, doğrusu.

**

En son durağımız, Erciyesevler’de bulunan Kocasinan kafe oldu, birkaç yıldır. “Kışlağımız” oldu, burası. Öyle ya, bizler “Türkmen/Yörük” tayfasından olduğumuzdan, “yazlık ve kışlığa” ihtiyacımız var. Burası da Ramazan geldi mi, kapatılıyor, Kocasinan Belediyesince, diğerleri gibi. Niye kapatılır bilemiyorum. Niyet okuma da istemem ama beli ki, Ramazan nedeniyle… 

**

Yapmayın, etmeyin kamu hizmeti veren bir yer bu gerekçe ile kapatılır mı? Mesela ben oruç tutmuyorum, yıllardır. Arkadaşlarımız arasında tutan da var, tutmayan da… Mesela buraya çocukları ile gelen aileler var. Peki, anladık büyükleri de, çocukların ne kabahati var? Onlar için bir değişiklik oluyor, burası gibi yerler. Hem, sosyalleşmelerine de katkı veriyor.

**

“Dindarlaşma!” bu kadar çığırından çıkartılmaz. Bu lafı bir siyasi söylese, “tefe koyar oynatırlar!” Ama ben yazmak zorundayım. “Neş’e tahsîl etdiğin sâgar da senden gamlıdır/ Bir dokun bin âh işit/dinle kâse-i fağfurdan.” (Neşe aradığın o kadeh, aslında senden daha dertlidir. Bir dokun bin âh işitirsin o zarif kâseden), demiş Gelibolulu Mustafa Âlî Efendi. Bunun gibi bir şey, yaşanan hal. 

**

Başkanlar kapatma gerekçelerini bir gözden geçirsinler, inanın yakışmıyor. Tabii, kendileri bilir. Ama sanmasınlar ki, Ramazan’da buraları kapatmakla “din-i mübine” hizmet edilir. İnsanlar, “dindarlaştırılır!”. O nedenle, belediye başkanları, mutlaka gerekçelerini bir açıklasın da görelim. Bakalım neymiş? Ola ki, yanılıyor olabilirim.

 **

Bir de, Diyanet İşleri Başkanlığının uyarıları ve sınırlandırmalarına rağmen, ezan sesi, inanılmaz boyutlara ulaşıyor. Dört hoparlörden az hiçbir minareye rastlayamazsınız. Bazı yerlerde apartmanların damına da hoparlör. Yani şunu teke, bir de ses seviyesini düşürseniz olmaz mı? 

**

Dostlar, inanın bunları yazarken çok üzülüyorum ama yazmak zorundayım. İnanıyorum ki, kahır ekseriyetin duygu ve düşüncelerini aktarıyorum. Hamdolsun, ezanla bir “alıp-vereceğim” olmadığı gibi, güzel sesle, uygun makamda okuna ezanı da huşu içerisinde dinlerim. 

**

Allah’tan “CEHAPE” dönemi değil, AK Parti dönemi. “Geçtiğimiz günlerde (22 Şubat 2017) Ankara ve İstanbul’da düzenlenen iki çalıştayda ezanın usulüne uygun okunmasının yanı sıra camilerdeki ses sistemleri de gündeme geldi. Cami içi ve dışında kullanılan ses cihazlarının desibel ölçümlerinin yaptırılması ve ezan sesinin 80 desibeli aşmamasına özen gösterilmesi gerektiği belirtildi.

**

Yakın mesafedeki camilerin ezan seslerinin birbirine karışması sorunu için ise ‘mahalle düzeyinde lokal merkezler oluşturulabilir’ önerisi dile getirildi. Müezzinlerin ses-nefes eğitiminden mikrofon kullanımına kadar birçok konu da çalıştay katılımcılarının gündemindeydi. Bu arada, imam hatipler ve ilahiyat fakültelerinde dini musiki dersleri verilmesi, var olan derslerin saatlerinin arttırılması önerisi de ezan çalıştaylarında kayda geçen öneriler arasında yer aldı. Camilerin ses cihazları incelenecek, ezan sesi 80 desibeli aşmayacak.”

**

Başkanlık katı bu duyarlılığı gösterirken, İl Müftülükleri ne yapar bilemem. Müftü Efendilere anımsatırım. Çoluk var, çocuk var; hasta olan, yaşlı olan, yoldan gelen; “inanan-inanmayan” var. Lütfen itici olmayın, benimsetici olun. 

**

Nitekim şu haber de basına düşmüştü, yıllar öncesi: “2019 verilerine göre ülkemizde yaklaşık 84.684 cami vardır. AK Parti hükümeti tarafından hazırlanan 14.11.2019 tarihli 75718882-216-E.716418 sayılı ‘Cami hizmetlerinde verimliliğin artırılması’ genelgesiyle, ezan sesinin 70 ile 85 desibel arasında tutulmasına karar verilmiştir.

**

Dünya Sağlık Örgütü ve Avrupa Birliği değerlerine göre 104 desibellik ses seviyesi, ‘tehlikeli seviye’ olarak tanımlanmaktadır. Oysa bazı kurumların yaptığı raporlamaya göre, uygulanan ses 80 ile 120 desibel arasında değişmektedir. Bu da mevcut yasal sınırdan yaklaşık 10-35 desibel fazladır.”

**

Evet. Bizim Kıvılcım Akademi mensuplarını, Ramazan ayında gidecek yer bulamadıkları ile ilgili dert yanarken, bir yer ararken, bakınız nereye geldik. Ne diyelim? Yapacak bir şey diyeceğim yok. Yine ne yapalım, yer aramaya devam edeceğiz. Bakalım, nerede konaklayacağız? Bilemiyorum. 

**

Yine ne diyelim, huzur içinde, bereketli, nice Ramazanları erişebilmemiz umudu ile. Tutulan oruçların, teravih namazlarını; fitre ve sadakaların kabulü dileğiyle.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —