Menü Kayseri Gerçek Haber
RECEP BULUT

RECEP BULUT

Tarih: 12.06.2023 16:25

PAŞA NE GÖREV KABUL EDECEK, NE DE GRUP TOPLANTILARINA KATILACAK!

Facebook Twitter Linked-in

Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt kaleme aldığı yazı da, hem Soylu hem de Akar’ın tasfiye edildiğini iddia ederek, Akar’ın hem TBMM’de hiçbir görevi kabul etmeyeceğini hem de partinin grup toplantılarına bile katılmayacağını önesürdü:

BOZKURT, SOYLU VE 

AKAR’IN “TASFİYE” 

EDİLDİĞİNİ İDDİA ETTİ!

Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt’un kaleme aldığı ve T24 İnternet Sitesi’nde paylaşılan yazıya göre,  28 Mayıs seçimleri sonrası hem İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hem de Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “tasfiye edildiğini” iddia ederek, Akar’ın hem TBMM’de hiçbir görevi kabul etmeyeceğini hem de partinin grup toplantılarına bile katılmayacağını önesürdü.

AKAR, TASFİYE EDİLDİ

ÖZHASEKİ’NİN 

YILDIZI TEKRAR

PARLADI!

Seçimler öncesi emekliliğe hazırlanıyor denilerek tekrar milletvekili adayı olmayan Özhaseki’nin yıldızı söndü denilirken seçimler sonrası sürpriz bir gelişmeyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olması, buna karşın Milli Savunma Bakanı olan Hulusi Akar’ın seçimler sonrası bakanlık makamından olması, Özhaseki’nin tekrar yıldızının parlamasına neden oldu. 

Bakan Özhaseki’nin, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın onuruna işadamlarına verdiği davette neler söylediğini dün bu sayfada okumuşsunuzdur… 

Meğer Özhaseki bir hayli dolmuş! 

Bu kadar milleti bir arada bulmuşken patlayıverdi…

Saydı sayıştırdı… Hadislerden örnek üstüne örnek verdi ve sonra da Urfalı Nabi’nin sözlerini hatırlattı…

Neler neler demedi ki?

“Siyaset dünyasında o kadar çok hasetlikle karşılaşıyorsunuz ki, her halde arkadan söylenenler, dedikodular, gıybetler, iftiralar, sonra sizin olduğunuz yerde yüzünüze gülerken arkadan böyle el sallayarak envai, çeşit söz söyleyenler, hepsini de duyuyorsunuz” dedi ve sonra da,  “Sırtım delik deşik. Eğer arkamdan söylenenleri kamyona yükleseniz, 15-20 kamyon TIR’la yürümem lazım. Gördüğümüz kalleşliklerden, kötülüklerden” dedi çıktı…

Koca salonda herkes birbirinin yüzüne bakıyor…

Özhaseki bunları kürsüden sıralarken salondakiler de çaktırmadan birbirinin yüzüne bakıyor ve “Özhaseki kimleri kastediyor acaba?” diye birbirleriyle fısıldaşıyorlar… 

Aslında herkes herkesi gayet iyi biliyor ve de tanıyor…

Hangi lafın, hangi taşın kimin kafasına gittiğini de hemen hemen herkes gayet iyi biliyor…

Gözler bazen o kişileri “şöyleee” bir tarıyor sonra tahmin ettikleri o isimlerle gözgöze gelmemek için hemencecik gözlerini da kaçırıyorlar ve kafalarını önlerine yıkıyorlar… 

Biz kırk kişiyiz birbirimizi gayet iyi tanırız! Sağdan da saysan belli soldan saysan belli… 

Anlayacağınız tam bir maskeli balo!

Sonra ne diyor Bakan Özhaseki? 

“Zafer sarhoşu olmamak lazım!” diyor ve Urfalı Nabi’den ilginç bir anektot veriyor:

“Biz zaman bağının baharını da hüznünü de gördük. Neşe rüzgarları da üzerimizden geçti gam rüzgarları da geçti. Mevkii sahibi olunca sakın ki zafer sarhoşu olma. O sarhoşluktan sonra mest olup da sabah kalkınca baş ağrısıyla çırpınanları da gördük. “

Anlaşılan Özhaseki, dini hadisler, sünnetler derken felsefeye de merak sarmış! Aslında ikisi de birbirine yakın bir inanç ve düşünce türü… İnsan yaşamıyla ilgili olarak birbirinden esinlenirler… 

Bunlar güzel örnekler ve de işin felsefi boyutu… Gerçekte Bakan Özhaseki, kendisine yapılan iyiliği de kötülüğü de unutur mu? Şu kısacık bir seçim kampanyası bile neler öğretti neler?  Şu kısacak seçim kampanyası süresince yaşananlar bir hayli kamyon sayısını arttırmış olmalı ki bu kadar doldu… 

Benim 30 yıldır tanıdığım Bakan Özhaseki her ne kadar lafının sonunda, “Verdiğim bu hadislerin yüzü suyu hürmetine herkesi affediyorum, hiç kimseye kin gütmüyorum!” desede o taşı yeri geldiğinde gediğine koymayı ihmal etmezzz… 

Gerekeni yapar! 

Hiç şüpheniz olmasın! 

Yoksa verdiği ayetle çelişir… 

“Hiçbir şey yapamadıysan yüzünü bile ekşitmedin mi?” diye adama sormazlar mı? 

Bırakın dünya gözüyle sormayı verdiği hadis örneğine bile göre öteki dünyada da sorarlar… 

Özhaseki, tekrar siyasete aktif olarak dönmeseydi özel uçakla geldiği Kayseri Havaalanı’nda Mehter Marşı eşliğinde, konfetiler patlatılarakla karşılanır mıydı? O kadar insan gidip Havaalanında tebrik etme kuyruğuna girer miydi? Girmezdi! Onuruna davet verilir miydi? 

Etrafında bu kadar insan “fır döner” miydi? 

Dönmezdi! 

Siyaset böyle işte! 

Peki tam da yeri gelmişken bir seçim kampanyası boyunca el üstünde tutulan, koruma ordusuyla gezen, davet üstüne davet verilen, törenle karşılanan, Askeri Helikopterle Kayseri’ye gelip giden, üniversiteler de konferanslar düzenlenen, Koramaz Vadisi’nde, Ali Dağı’nda kendisine eşlik etme lütfuna nail olmak için doğa yürüyüşleri düzenlenen, tarihi Kayseri Kalesi Surları’ndan aşağı boy boy afişleri sallandırılan Hulusi Paşa ne oldu?

Paşanın adını anan yok! 

Paşam aşağı, paşam yukarı diyenlerin “gıkı” çıkmıyor! 

Paşa yeminini etti, gitti köşesine kuruldu…

Artık bakanlık falan yok! O artık sade bir milletvekili…

Yazılanlar doğru ise Hulusi Paşa bundan böyle hiçbir komisyonda görev almayacak ve hatta partisinin grup toplantılarına bile katılmayacakmış! 

Tabii yazılanlar doğru ise… 

Bu iddiayı ortaya atan “Kısa Dalga” yazarı Sedat Bozkurt…

 Sedat Bozkurt’unT24 İnternet Sitesi’nde paylaşılan yazısına göre, hem dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hem de Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “tasfiye” edilmiş! 

Aslında seçim sonrası gelişmeleri takip edince toplumda da bu yönde yaygın bir kanaat oluştu… 

Yazar Sedat Bozkurt, hem Soylu’nun hem de Akar’ın tasfiye edildiği iddiasını ileri sürmekle kalmıyor özellikle milletvekilimiz Hulusi Akar içinde bir başka iddia ortaya atıyor…

Bozkurt, yazısında ayrıca Hulusi Akar’ın mecliste ne bir komisyonda görev alacağını ne de partisinin grup toplantılarına katılacağını iddia ediyor…

Tabii bu iddia ne denli doğru bilmek mümkün değil… Üç gün boyunca takip ettim Bozkurt’un bu yazısına Hulusi Paşa’nın bir tepki verdiğini görmedim ve de duymadım… 

Paşa duydu mu duymadı mı bilemiyorum…

Yazar Sedat Bozkurt bu iddiayı neye dayanarak ortaya attı doğrusu onu da bilmiyorum… Hulusi Paşa ile görüştü de mi böyle bir bilgiye vakıf oldu yoksa Hulusi Paşa’nın taraf etrafından mı duydu onu da bilmiyorum…

Bildiğim Hulusi Paşa’nın şu ana kadar bu yazıyı yalanlayıcı yönde bir açıklama yapmadığı…

O zaman insanın aklına şu soru geliyor işte:

Gerçekten Hulusi Paşa mecliste hiçbir komisyonda görev almayacak mı? Daha da ilerisi “tasfiye edildiği” gerekçesiyle partisinin mecliste her hafta yapacağı grup toplantılarına da mı katılmayacak? 

Bakalım Hulusi Paşa bu iddialara bir cevap verecek mi? 

Yoksa duymadım, görmedim, haberim yok mu diyecek? 

Bekleyip görmek lazım… 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —