Menü Kayseri Gerçek Haber
İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY

Tarih: 14.05.2021 00:07

ORASI BENİ İLGİLENDİRMİYOR…

Facebook Twitter Linked-in

 

Sedat Peker…

Son günlerde seri halde video mesajlar yayınlıyor.

Mesajların içeriği beni ilgilendirmiyor, dedikleri de. Çünkü konu hakkında buradan bir şeyler yazmak işim değil, bilgisizce yazmış olurum ki, âdetim değil…

Kim ne demiş, kime demiş, neden demiş ise, varsa bir muhatapları, onlar bilirler, isterlerse de cevabını verirler.

Açıkçası bu kısmından, bu anlamda bana ne…

xxx

Bilindiği gibi… 

“Susurluk kazası” ya da “Susurluk skandalı” olarak anılan olay, 3 Kasım 1996'da saat 19.25 sularında Balıkesir-Bursa karayolunda Susurluk ilçesi Çatalceviz mevkiinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaşanmıştı. Bu olay adeta devlet-polis-mafya ilişkilerinin ortaya çıkması ile patlak veren skandal olarak tarihe geçti. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli skandallarındandır.

İlk haberlerde, benzin istasyonundan çıkan Mercedes Marka bir otomobilin, yoldan geçen kamyon ile çarpışması sonunda oluştuğu, kazada 3 kişinin öldüğü, 1 kişinin de yaralandığı söylendi…

Sonradan anlaşıldı ki, kazada, Mercedes'i kullanan Hüseyin Kocadağ isimli emniyet mensubu, üzerinde Mehmet Özbay sahte kimliği bulunan, Interpol Kırmızı Bülteni ile aranan Abdullah Çatlı ve Melahat Özbay sahte kimlikli, sevgilisi Gonca Us ölmüş, DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak yaralı olarak kurtulmuştu. 

Dahası, vatandaş, "Devlet, siyaset, mafya" üçgeninde yasa dışı ilişkilerin ortaya çıkartılmasını talep ederek, "Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık" ismi verilen sivil toplum eylemleriyle ve medyanın desteği ile üstü örtülen ilişkilerin ve faaliyetlerin açıklanması talep etti.

DGM’lerde yargılananlar oldu…

Ceza alanlar oldu… İlginçtir ki, emniyet içindeki “Tetikçiler” yapısını da ortaya çıkardı.

Sonunda cezasını çekenler tahliye edildi, yanlış bilmiyorsam o olaydan şu anda hapiste olan kimse kalmadı.

Olayı, 40 yaş ve üzeri kişiler ancak hatırlar ve bilirler.

xxx

Susurluk’ta meydana gelen trafik kazası ve sonrasında yaşananlar, bize o tarihlerde şu gerçeği göstermişti…

Suç örgütlerinin, emniyet güçleri ve siyasetçilerin desteği olmadan uzun süre yaşamaları mümkün değildir.

xxx

Bugün yaşanan olay bu olaya hiç benzemiyor.


Farklı tarafı var.

Farklı tarafı ise, mafya usullerinin dışında bir şekil… Çünkü bu örgütler, ne olursa olsun konuşmazlar.

Hâkim karşısına çıkar ya konuşmazlar ya da konuştukları kayda değer bir şey değildir…

Elbette bu benim görüşüm. Yaşadıklarımız ve takip ettiğimiz benzer olayların bize gösterdiği de budur.

xxx

Diğer yandan…

Görüyoruz ki, “Siyaset, emniyet, Mafya” sacayağının asla son bulmayacağı ve bazen böyle patlak vereceğidir.

Ancak birbirlerine düştüklerinde, menfaat çatışması yaşandığında ortaya çıkıyor.

İddiaların aslı esası var veya yok, o iş bizim işimiz değil. Zaten bizim olanaklarımız ile araştırıp da bunlar hakkında daha ileri seviyede bilgi edinmemiz de mümkün değil.

Ama yaşamış, yaşanan ve ileride daha da yaşanılacak gerçek ne yazık ki bu…

Bir dönem, mafya faaliyetlerinin en yaygın olduğu İstanbul’da, köklerini kazımak için emniyet kökenli İçişleri Bakanı Saadettin Tantan çok çalıştı, başarılı da oldu…

xxx

Sedat Peker olayı genişleyecek mi? Çözülecek mi? Altından neler çıkacak? Bunları takip edip göreceğiz ama, eğer iş zülfüyara dokunacak boyutta ise, bu iktidar döneminde umutlanmayın derim.

xxx

Değerli okurlar…

Şimdi size bir şiir sunacağım ama “Edebi değeri” hiç yok, sadece “Özlemlerimizi” ifade eder. O özlemlerimizi anlatabilirsek ne güzel…

xxx

GURBET ÖYLE BİR DERT Kİ

Gurbet, öyle bir dert ki
Sılanda dayı, amca, teyze, hala
Dayı, amca, teyze, hala çocukları
Onlarla muhabbet şansından yoksunsun

Gurbet, öyle bir der ki
Arkadaşın, dostun olur olmasında da
Bir başka yere gittiğinde
Yeniden olur.
Ama ya Suna?

Gurbet, öyle bir dert ki
Suna ile bakışırsın uzaktan
Belki diz dize oturursun bir süre
Belki nasılsın diyebilirsin kısaca
Sonra?

Gurbet öyle bir dert ki
Gittiğin her yerde
Bulursun yeni dost, 
Yeni arkadaş da
Gittiğin her yerde
Yeni Suna olmaz ki

Gurbet, öyle bir dert ki
Yaşarken sevsen de
İhtiyarlayınca
Daha da büyük dert

Gurbet mi?
Ne yaşanacak bir dert
Ne de yaşanmadan bilinecek bir dert
Eğer kaderinde varsa gurbet
İşte öyle bir dert
Gurbet…

09 Nisan 2021
İbrahim PEKBAY
ANKARA

xxx

Arada sırada şiirlerde de buluşmak ve kimsenin gurbete düşmemesi dileği ile kalın sağlıcakla…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —