İYİ Parti İl Başkanı Sebati Ataman, bayram günü bazı mahallelerde yapılan su kesintisine sert tepki gösterirdi; “Şehrin göbeğinde bayram günü su kesintisi olur mu?” dedi. Tabii bu haber, sahada gazetecilik yapan, ”anka haber ajansı” bölge temsilcisi Davut Güleç dostumuza ait. Haberde, Kıranardı’nın da yüksek yerlerine su çıkmadığı da belirtilmiş. Bunun üzerine, eski Kıranardı başkanlarından Asım Dilbazı aradım. O daha da acısını söyledi; “Gürül, gürül suyun aktığı Kıranardı’nda, maalesef, neredeyse teyemmüm edeceğiz” dedi!
***
Tabii bunun böyle olacağı belliydi. Kent Ormanı ve Erciyes Projesi nedeniyle, neredeyse on yıldır dikkat çekerim. “Bu projelerin içme ve kullanma suyunu nereden ve nasıl temin edeceksiniz!” derim. Elbette güzel projeler ama ben inanıyorum, işin başında bununla ilgili bir sayfa bile çalışma yoktu; akıllarına bile gelmemişti. Varsa, o tarihli, imzalı, mühürlü sayfayı bana gönderebilirler.
***
İnanın, yazarken çok üzülüyorum ama yazmak zorundayım. Ciddi bir tehlike kapımızı falan çalmıyor, araladı artık. KASKİ’yi çok uyardım; “kabak sonunda sizin başınızda patlar!” diye. Ama o zamanki genel müdür tınmadı! “Projeler haliyle Tekir sulaması bizi ilgilendirmez!” dedi. Kendilerini nasıl ilgilendirdiğini anlatmaya çalıştım ama anlatamadım. İnanın yazılarım, ciltlere sığmayan bir kitap olur. Ama dinlemediler.
***
Tevafuk mudur nedir? Haberi okuduğumda, ben de bu konuyu kaleme alıyordum. Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (KASKİ) Genel Müdürlüğü, bir açıklama yaptı. Açıklamanın ağırlığı, kırsal da amaç dışı kullanılan “musluk suları”. “Kuraklığın iyiden iyiye kendini gösterdiği ülkemizde yaşamın kaynağı olan içme suyumuzun tarımsal alanlarda kullanılması sonucu ihtiyacı olan vatandaşlarımızın suya erişimi zorlanırken, kimi zaman ise imkânsız bir hale gelmektedir,” diye yol gösteriyorlar.
***
Mesela ben Hisarcık’tayım yaz boyu… Genel Müdürlük kusura kalmasın, fiyatı ne olursa olsun, “musluk suyunu” çayırımda, çimenimde, genç bitkilerimde, çiçeklerimde kullanacağım. Hem de kullanılmaması gerektiğini bile bile… Zira elimizi kolumuzu bağladınız, sulama suyumuza, pınarlarımıza el koydunuz. İzin verinde çocuğumuz gibi büyüttüğümüz ağaçların göz göre göre ölüme terk etmeyelim.
Öyle ya bu fakir geçmişte, sakın Tekir pınarlarına ve yerüstü sularına el koymayın, yoksa bu sonuçta, “musluk suyuna yansır!” diye defalarca uyarmıştı. Temmuz ortalarından itibaren bir “kol kalınlığına düşen” bu pınarlara “el koydular” tesislere “içme ve kullanma suyu” için.
Nitekim korkulan oldu… Tabii buraya göstere göstere geldik. “Erciyes’in karını kâra çevirmek!” için “Erciyes Projesi”; ahali piknik yapsın diye “Kıranardı Kent Ormanı” yaptık. Ama buraların “içme, kullanma ve sulama suyu nereden ve nasıl temin edilecek!” Sanıyorlar ki su, gökten zembille inecek.
Başta, konuda uzman, KASKİ’nin uyarması gerekmez mi? Aksini yapıp, işin kolayına gidiyorlar, kaynaklara el koyuyorlar. Bağlar, bahçeler, tarlalar ne yaparsa yapsın. Şimdi de; “Öldürdükten sonra, öldürmeyin!”, diyor.
***
Bu sıkıntılara merhem olabilmesi için DSİ, Tekir havzasında Öküz Çukuru’na bir gölet yapıyor, o da bittiğinden beri su tutmuyor. Sahipsiz olan bu şehirde kimsenin “gıkı çıkmıyor!”. DSİ yetkililerine, “bu ne hal arkadaş!”, diyemiyor.
İnanın, hem öküzden ve hem de küpten olduk. “Kıytırık bir göletin” sızdırmazlık sorununu, beş yıldır halledemedi, DSİ 12. Bölge… Bu arkadaşlar, daha ciddi “su yapılarının” altından nasıl kalkıyorlar, çok merak ediyorum?
***
Buradan tekrar söylüyorum. Bu göletin kısa zamanda su tutar hale getirilmesi lazım. Aksi taktirde tesisleri, kent ormanını, Hisarcık, Kıranardı’nı, bağları ölüme terk edersiniz. Mezarı başında, kim Yasin okur, bilemem. İş, bu kadar ciddi ve acil. Ama dediğim gibi işin farkında değiller.
***
Tabii, bu şehirdeki iktidar sahipleri de dünyadan bihaber olunca, bürokrasi, “ip atlatıyor!” Olan bize oluyor; olan habitata, faunaya, floraya oluyor. Sonra da çıkıyorlar, “musluk suyunu tarımsal amaçlı kullanmayın!”, diyorlar.
***
Pınarlara ve Tekir Göleti’nin yüzde 50’sine neden el koydunuz? Önce bunu açıklayın? Kent Ormanı’na, 5 bin tonluk depoyu ne için yaptınız? Bunun nasıl dolacağını hiç mi düşünmediniz? Tabii, bu sorumun muhatabı sadece KASKİ değil.
***
Mesela bir uyarımı daha tekrarlayayım. 2025 yılında, Yamula Elektrik üreticisinin imtiyazı bitecek yani elektrik üretim tesisleri devlete geçecek. Tam bu noktada ve zaman varken, Büyükşehrin, ilgili bakanlık nezdinde harekete geçip, barajı sulama ve Kayseri’nin içme suyu amaçlı kullanımını sağlamalı.
***
Yok, tekrar elektrik amaçlı ihaleye çıkılırsa, “yandı gülüm keten helva!”. En az, 20-25 yıl, dirhem su alamazsınız barajdan. Ayrıca, gövde ve pompaj sulamaları da hayal olur. Demem o ki; Yamula ve dahi Bahçecik Barajları Kayseri’nin içme ve kullanma suyu için stratejik bir öneme sahip. Umarım, Büyükşehir ve KASKİ, bunun bilincinde…