Menü Kayseri Gerçek Haber
RECEP BULUT

RECEP BULUT

Tarih: 22.02.2023 16:35

O BİNANIN YIKIMI BİLE SORUN OLDU!

Facebook Twitter Linked-in

ESNAFLAR YIKIM İŞİ 

UZADI PERİŞAN OLDUK 

DİYE ŞİKÂYETÇİ OLDU!

6 Şubatta 9 saat arayla K.Maraş’ta meydana gelen iki ayrı depremle ağır hasarlı hale gelen ve İl İdare Kurulu tarafından da “acilen yıkılması” kararlaştırılan Gevher Nesibe Mahallesi’nde ki Mimarsinan Konağı’nın yıkımı da sorun oldu. Yıkım işi uzayınca hem yıkılan binanın hem de çevrede faaliyet gösteren esnaflar, “Bize önceden haber verilmedi. 10 gündür perişan olduk. Elektriğimiz kesik, işyerlerimiz kapalı. Dükkânlarımızdaki ürünler bozuldu” diye Büyükşehir Belediyesi’ne toplu halde giderek dert yandılar.

FİRMA YETKİLİLERİ, “BİZ 

BU İŞİ İHALEYLE ALDIK, 

35 YILDIR BU İŞİ 

PROFESYONELCE 

YAPIYORUZ!’” DEDİ!

Öte yandan hem yıkım işini ihalesiz almakla hem de aldıkları işi yeterli ekipmanları olmadığı için uzatmakla suçlanan Özkaradoğan firması yetkilileri, “Biz işi ihaleyle aldık. Bizim iş makinemize sahip olmayan firmalar bizim iş makinemizi referans göstererek ihaleye teklif verdi. G-1 Yıkım Belgeleri bile yok. Yıkımda kullandığımız iş makinesinin bir benzeri yok. 7 metre uzatmayla birlikte 36 metrelik uzanma mesafesi 43 metreye çıktı. Ancak yıkım yapılan yer çok hassas olduğu için yıkımı dikkatli yapıyoruz” dedi.

Yapımı bir dert yıkımı bir dert…

Niye öyle deme gereği duydum kısaca izah edeyim;

Yapılırken bir yığın proje ihmali, yapıldıktan sonra da üstten üç katın yıkılması ve daha sonra yaşanan sıkıntılar bir dert…

Yaşanan sıkıntılar o aşamayla da sınırlı kalmadı…

Yapıldıktan yaklaşık 30 yıl sonra yaşanan bir deprem felaketinden sonra “ağır hasar” alması ve İl İdare Kurulu tarafından da “acilen yıkılması gereken bina” tanımı konulması ve peşinden de acilen yıkıma geçilmesi ayrı bir dert oldu…

Bahsettiğim bina Kayseri’nin ünlü müteahitlerinden Necdet Eraslan’ın Gevher Nesibe Parkı kenarına kondurduğu 12 katlı Mimarsinan Konağı…

Dün yıkımı kararlaştırılan binanın geçmişiyle ilgili detaylı bilgi verdiğim için bugünkü yazımda geçmişe dönük pek fazla bir şey anlatmak istemiyorum…

Gelelim bugüne…

Malum İl İdare Kurulu tarafından acilen yıkılması kararlaştırılan binayla ilgili yıkım Pazartesi günü başlamıştı…

Fakat pazartesi gününden bugüne kadar yıkım işleri tamamlanamayınca Kayseri kamuoyunda bir yığın dedikodu aldı başını yürüdü…

Önce dediler ki, “Yıkım işi ihalesiz verildi, torpil geçildi!”

Hatta bu işe aracı olduğu iddia edilen üst düzey bir akademisyenin adı bile ortaya atıldı…

Sonra, “Bu firma bu yıkımı yapabilecek kapasitede bir firma değil! Getirdikleri iş makinesi (Ekskavatör) bu iş için yeterli değil, 12. Kata kadar uzanamıyor, son çare iş makinesinin altına toprak yığdılar, iş makinesi yığılan bu toprağın üzerine çıkarılarak ancak 9. Kata kadar uzanabiliyor. Dolayısıyla yıkım işi uzuyor!” dendi…

Yani binanın yapımı da yıkımı da dert oldu dedim ya, aynen öyle…

Şimdi gelelim işin aslına…

Önce esnafların şikâyetinden başlayalım…

Gerek yıkımına başlanan Mimarsinan Konağının altında ki esnaflara ve gerekse Gür Sokak ve Hastane Caddesi civarında olup da 6 Şubat depreminden bu yana önce “güvenlik gerekçesiyle” çekilen şerit nedeniyle ve daha sonra da son on günde “yıkım nedeniyle” oluşturulan geniş güvenlik şeridi nedeniyle elektriği kesilip kapısına kilit vurulan esnafa…

Esnaf diyor ki, “Önce bu bina ağır hasar gördü her an yıkılabilir denilerek bir güvenlik şeridi oluşturuldu ve vatandaş buralara sokulmaz oldu. Sonra İl İdare Kurulu hem Çevre Şehircilik ve İklim Müdürlüğü Yıkım Ekibi hem de Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi uzmanlarının hazırladığı iki ayrı rapor doğrultusunda “ağır hasarlı” olduğu gerekçesiyle “acilen yıkılmasına” karar verilince dükkânlarımızın elektriği kesildi hem de tahliye edildik. Bize önceden haber verilmedi. Kasap ve manav olan arkadaşlarımızın ürünleri olduğu gibi dükkânlarında kaldı ve hepsi bozuluyor… Yoğurt ve peynir gibi ürünleri olan arkadaşların ürünleri de bozuldu. Yani perişan olduk. Üstelik ürünlerimizin bozulduğuna mı yanalım iş yapamadığımız için de nakit akışı olmadığı için gerek kredi kartlarımız ve gerekse bankalardan kredi kullananlar ödemede zorlanıyor. Bir de yıkım uzayınca mağduriyetimiz daha da arttı.” 

Esnaf cephesi böyle…

Bu sıkıntıyla yüz yüze gelen esnaflarımız dün öğleden sonra toplu halde Büyükşehir Belediyesi’ne gittiler… Telefonla Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile yaptıkları görüşmede öğleden sonra saat 13.30 ila 14.00 arasında randevu aldılar… Fakat esnaflar toplu halde belediyeye gidince bir de kameralarında geldiği görülünce esnaf Genel Sekreter Hüseyin Beyhan ve Hamdi Elcuman’a yönlendirildi…

Belediye Meclis Salonunda yapılan görüşmede esnaflar yukarıda yazdığım gibi sıkıntılarını dile getirdiler ve yıkım işinin bir an önce bitirilmesini ve mümkün ise kendilerine de bu on günlük iş kaybından dolayı mağduriyetlerini dile getiren bir mütalaa verilmesini talep ettiler… 

Fakat Genel Sekreter Hüseyin Beyhan, esnafların para yardımı talep ettiklerini sanmış olmalı ki yaptığı konuşmada bu noktadan hareket edince esnaflar, “Biz size para dilenmeye gelmedik. Yıkım işinin hızlandırılmasını talep etmek için geldik!” diye tepki gösterdiler. Sonra Beyhan ve Elcuman, esas işin sahibinin Çevre Şehircilik ve İklim Müdürlüğü olduğunu söylediler… 

Sonuçta yapılan bu görüşmeye rağmen esnaf doyurucu bir cevap alamadan Büyükşehir Belediyesi’nden ayrılmak zorunda kaldı… Allah yüzümüze baktı bir değil birden fazla bina için yıkım kararı alınmış olsaydı demek ki hiç altından kalkılamazmış! Şehrin orta yerinde bir bina yıkılıyor bir türlü üstesinden gelinemiyor…

Şimdi gelelim yıkım işini üstlenen Özkaradoğan firması cephesine…

FİRMA YETKİLİLERİ, “BİZ 

BU İŞİ İHALEYLE ALDIK, 

35 YILDIR BU İŞİ 

PROFESYONELCE 

YAPIYORUZ!” DEDİ!

Öte yandan hem yıkım işini ihalesiz almakla hem de aldıkları işi yeterli ekipmanları olmadığı için uzatmakla suçlanan Özkaradoğan firması yetkilileri de kendini savundu…

ÖZKARADOĞAN  KARDEŞLER 

FİRMASI BİR  AİLE ŞİRKETİ…

Firmanın sahiplerinden Ahmet Karadoğan, “Bizi şikayet eden firmaların müteahhit belgeleri yok. Bu binayı yıkabilmeleri için G.1 belgelerinin olması gerekiyor. Bizim adımıza ilgili kişilerle bizim iş makinemizi referans göstererek pazarlık yapmışlar. Firma sahibi babam. Biz bir aile şirketiyiz” dedi.

SAĞIN DA SOLUN DA İŞYERİ 

VE EVLER VAR, 

BİTİŞİĞİNDE HASTANE

VE ÖNÜNDE DE OTOPARK…

Firmanın Fenni Mesulü ve Proje müellifi Melih Çelik, “Burada yetersizlik denilen konuda bir bilgilendirme yapmakta yarar var. Bizim iş makinesinin 36 metre makas uzunluğumuz ve yaklaşık 7 metre de yerden toprak yığma yaparak 43 metreye erişilmektedir. Binanın yıkımı ile ilgili daha önce proje üzerinde çalışılmış. Onun tespitleri ayrı ayrı yapılmış. Ekskavatörü kullanan arkadaşımız 35 yıllık bir tecrübesi olan bir arkadaşımız. Sadece yıkım işi yapan bir firma. İşi yapan kişi çok profesyonel şekilde bu iş yapan kişidir. Binamız ağır hasarlı bir binadır. Böylesi bir binanın her yerinden müdahale edemezsiniz.  Yanında hastane var, altta otopark var, otopark tehlike arzetmektedir. Yan tarafta ev ve işyerleri bulunmaktadır. Bu nedenle son derece teknik bir bakışla bu binanın yıkımını gerçekleştirebilirsiniz. Öyle göz kararıyla tahmini yorumlarla olmaz” dedi.

EKSKAVATÖR’ÜN 

OPERATÖRÜ 

NE DİYOR?

İş makinesini kullanan iş makinesi operatörü Murat Ataş ise iş makinesinin makas uzunluğunun 36 metre olduğunu belirterek, “Bu Ekskavatör Türkiye genelinde bir benzeri yok. Bir tane vardı onun da teleskopu kırıldı. Yani bu makine çok kıymetli. Bu yıkım yapıldıktan sonra ya Adıyaman ya da İslâhiye’ye gidecek, orada bekleniyor çünkü. Bizler de en geç üç gün içinde bitirmeyi planlıyoruz. 9 Kişilik bir ekiple gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

Verilen bilgiye göre yıkım işi cuma gününe kadar biter deniliyor… Bir ihtimal cumartesi gününe de sarkabilir…

Kazasız belasız bir yıkım olsun da varsın bir gün sonra olsun…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —