Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 24.03.2023 13:39

NEVRÛZ

Facebook Twitter Linked-in

Farsça sözcük olan Nev(yeni) ile yine bir Farsça sözcük olan rûz(gün) birleşmiş, yine Farsça bir sözcük olan ve “yeni gün” anlamına gelen nevrûz türemiş... 

Buna Kürtçe, diyenler de var... Nevrûz sözcüğünün, sözlük anlamında bir itilaf yok ama kavram anlamında farklılıklar var... Hem de kavgaya varacak bir biçimde!..

***

Bir de, geleneksel (Sünni) İslam anlayışında, Nevrûz’u kutlamak “câiz değildir”. Hatırlanırsa, otuz, kırk yıl öncesine gittiğimizde, ülkemizde Nevrûz, özellikle Kürt vatandaşlarımızca kutlanırdı, sadece. 

***

Sünni Türkler için Bahar Bayramı, 6 Mayıs’tır (Hıdırellez). Daha sonraki yıllar, sanırım bir devlet politikası olsa gerek, “resmi devâir” tarafından da kutlanır oldu. Ama yaygınlaşmadı… Bu notu da düşmek istedim.

***

Tabii, niyet“bağcıyı dövmek olunca!” kavga için bin türlü bahane bulabilirsiniz... Nevrûz konusunda da olduğu gibi...

***

Farklı anlam verilse, farklı yorumlansa bile Nevrûz, özellikle doğu toplamlarının, “otantik kültürünün”bir parçasıdır... Bir anlamda, baharın müjdecisidir. Belki benzeri batıda da vardır!.. Bilemiyorum... 

***

Sözgelimi baharın ilk günü sayılan, güneşin Hamel(kuzu) Burcu’na girdiği 22 Mart’a rastlayan gün, İranlıların yılbaşısıdır. Yine bilindiği gibi bugün gece ile gündüzün süreleri eşittir vs.

***

Yine sözgelimi Nevrûz Kürtler’debir halk kahramanı olan Demirci (Kava) usta ile ilişkilendirilir... Türkler’deise ta Ergenekon’a kadar uzar gider, bu hikaye... 

***

Kafkas kavimlerinde iseNevrûz’a yüklenen anlam farklıymış. Ama şu muhakkak ki, “Nevrûz” kutlamaları bir Şaman kültüdür. 

***

Çeşitli toplumların bir “alt kültürü” olan, evrensel ve hatta ulusal bir değer taşımayan, baharın müjdecisi, doğanın yeniden canlanmaya başladığı bir günü, kavgaya vesile yapmak kadar ilkel bir davranış olamaz... Şayet bundan bir çıkar umulmuyorsa? Ama maalesef bizde umanlar oldu!.. Ve hala da var...

***

Nevrûz adına yapılan gösterilerden büyük acılar çektik, analar gözyaşı döktü, yakın geçmişte... Çok şükür birkaç yıldır benzeri olaylara tanık olmuyoruz... Kayseri’de de coşkulu ve huzuru bozmayan kutlamalar yapıldı... Şimdi ise, pek yapılmıyor. ERÜ’de ki etkinlikler yapılmaz oldu. 

***

Umarım, önümüzdeki yıllar herkes dilediği gibi, daha coşkulu, daha geniş katılımlı, kavgasız ve barış içinde, bir festival havasını andıran gösterilerle kutlar, Nevrûz’u...

***

Dinli, dinsiz tüm toplumların“alt kültürleri”ndebenzer öğeler, benzer motifler bulmak mümkündür... 

Sözgelimi; çıplak bedene zincirle vurarak kan revan içinde kalmayı, Şiilere has bir ritüel zannederdim... Birkaç ay önce tıpkısını, bir belgeselde görünce hayrete düştüm...Uzakdoğu’nun bir Hıristiyan toplumunda da aynı eylemi yapıyorlardı... Önce bunların Şii olduklarını zannettim... Hıristiyan olduklarını, daha sonra öğrendim...

***

Kerbelâ Şehitleri’nin çektiği acıyı, kendi ruh ve bedenlerinde hissetmek ve Ehl-i Beyt’inacılarını paylaşmak isteyenler gibi Uzakdoğulu Hıristiyanlar da Hz. İsa’nın çektiği zulme ortak olmak istiyorlarmış... Bu televizyon sayesinde daha neler neler öğreneceğiz...

***

Biliyorsunuz, bizdeki Şii ve Caferiler de dahil diğer ülkelerde özellikle İran’da, sırta zincir vurarak kan akıtma ritüeli kaldırıldı. Artık, o kanlı manzaraları görmüyoruz. Kerbelâ Şehitlerini anan Anadolu Türkmen Alevilerinde, zincir vurma ritüeline hiç rastlamadım. Belki de yanılıyorumdur!.

***

Siyasiler yerine, bilim adamlarını dinlesek, bilimsel yapıtlara itibar etsek inanın hiç kavga etmeyiz. Ve çıkarları için toplumu yönlendirmek, kavga ettirmek isteyenlerin oyununa gelmeyiz... Nevrûz, senin olsa ne olur, benim olsa ne olur? Hepimizin olsa kötü mü olur?

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —