İnsanlar yaşamı boyunca belli dönemlerde bazı değişiklikler yapmayı ister. Planları çerçevesinde, gücü yettiğince bunları hayata geçirir, olmadı mı başka bahara kalır.
Çevremde de çok fazla kişilerden değiştirmek istedikleri şeyleri duyuyorum. Hayatını, şehrini, yaşam tarzını, arabasını, evini, kilosunu, hedeflerini ve daha çok saymadığım istekleri…
Herkes bir şeyler değiştirmek istiyor.
Kimisi bunun için girişimde bulunuyor, kimisi de sadece sözde kaldığını gösteriyor.
Değişim yapmak, kararlılık ve sonucunda o kararın kalıcı boyutta olmasını sağlamak gerekli.
Mesela şehir değiştirsen ne olacak; tekrar yaşadığın şehre döneceksen!…
Araba değiştirsen ne olacak; yine hurdaya çevireceksen…
Kilonu değiştirsen ne olacak; tekrarında iki katı kilo alacaksan…
Tarzını değiştirsen ne olacak; giydiğin kıyafetleri beğenmiyorsan…
Yani bunun gibi, örnekleri devam ettirebiliriz…
Sabit, monotonluk, tek düze yaşamda olmaz elbette, biraz hareketlilik lazım.
Fakat, bunu kalıcı, gıpta ile bakılmayı sağlayarak elde etmek hafızalarda kalır.
Yoksa rast gele değişiklik yap, ne izin kalır, ne de ismin kalır…
Keşke sihirli bir değneğimiz olsa da istemediğimiz şeyleri değiştirsek değil mi?
Ama bunun sonucunda da herkes her istediğini değiştirse, ortaya nasıl bir kaos çıkar o da ayrı bir konu olurdu.
Değişim, değişiklik dedik de…
Ben siyasetçi değilim, onun için burada siyaset yapma gayreti içerisinde de değilim.
Sade bir vatandaş olarak amacım, şehrimizde yaşanan olumlu, olumsuz bazı durumlarda düşüncelerimi iletmek.
Belediyelerimizin çalışmalarından hepimiz haberdarız öyle değil mi.?
İyi olanı da söylüyoruz, kötü olanı da.
Dilimiz döndüğünce eleştiri de yapıyoruz.
ÜNVANI“KOCA MİMAR SİNAN AĞA”
Mimarsinan ve unvanıyla “Koca Mimar Sinan Ağa”yı bilmeyen yoktur.
Aslen Ağırnaslı zaten.
Buradan da zaten anlatmaya gerek yok, sadece bir hatırlatma;
“Osmanlı İmparatorluğu’nda Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde baş mimar, mühendis ve matematikçi.”
İnternette sorguladığınızda karşınıza çıkan ilk yazı bu “Tevazuda "fakir" alçak gönüllülükte "hakir" olduğunu gösteren, kitabelere adı yerine "El fakir-ül hakir" ya da güçsüz karınca manasındaki "mur-ı natuvan" mahlaslarını kullanan Mimar Sinan, sanatının yanı sıra karakteriyle de gönüllerin asırlardır baş mimarı oldu.”
Geçtiğimiz Pazertesi, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısında alınan kararda “Kocasinan” bulvarının adı Mustafa Elitaş Bulvarı olarak değiştirildi.
Ne büyük bir zafer…
Yalnız…
“Kocasinan Bulvarı” bu şehirle özdeşleşmiş büyük bir isim…
Kaldı ki…
Mimarisi ile eserleri ile Dünyada ün yapmış bir isim
Neyini beğenmediniz acaba.?
Koca’sını mı, Sinan’ını mı.?
Hem ilçe, hem bulvar olarak birbiriyle bütünleşmiş olan “Kocasinan’dan mı”rahatsız oldunuz.?
Ha kimseyi küçümsediğimden değil, yanlış anlaşılmaya sebep vermeyeyim.
Yapılan ve yapılacak olan onlarca yollarımız var o yollardan birine Mustafa Elitaş ismi verilebilirdi.
Yoksa amacım kimseyi küçümsemek değil ve haddim de değil.
Ama bir bulvarın adını, o şehirle özdeşleşmiş bir isimi ne diye değiştirirsiniz ki.?
Bunu da anlamış değilim.
Adres verildiğinde “Kocasinan Bulvarı” üzerinde diye kimi söyler, tarif ederiz, şimdi kime neyi anlatacaksınız ki?
Saldım çayıra, (kurye) mevlam kayıra…
Ne yazık ki bu tür değişiklikler çoğu zaman halkın görüşü alınmadan, tepeden inme kararlarla uygulanmakta.
Yıllardır süre gelmiş caddemizi, bulvarımızı sırf “biz istedik oldu” mantığıyla değiştiriyorsunuz.
Böyle değişikliklerin karmaşaya da yol açacağını söylemek isterim.
Kaldı ki ilimize, ülkemize hizmet veren herkesin ismi bir yerlere verilmeli.
Ama yeni eserler üretip, oralarda bu isimler onore edilmeli.
Cadde, sokak ve bulvarlara verilen isimler bir karar ile değiştirilmemeli.
Geçmişi silmek yerine, geçmişin izlerini koruyarak bir gelecek bırakmalı.
Kalıcı olan geçmişin izini taşıyan isimlerdir.
Bu karar kendilerince yanlış veya doğru bilemem;
Fakat benim tepkim “Koca Mİ’mar Sinan Ağa” isminin bir kararla silinmesi…