*** Pazar günü Kadir Has Stadı’nda Kayserispor ile Beşiktaş arasında oynanan maç sonrası çıkan olaylarla ilgili adı gündeme gelen MHP Milletvekili Baki Ersoy, “Maç sonrası yaşanan arbedeyle ilgili olarak ne benim ne de kardeşimin hiçbir dahli olmadı. Nasıl oldu da bizim adımız öne çıkarıldı doğrusu anlayamadık!” dedi.
NİYE BİZİM ADIMIZ ÖNE
SÜRÜLDÜ ANLAYAMADIK?
Pazar günü Kadir Has Stadı’nda oynanan Kayserispor-Beşiktaş maçının yankıları sürüyor…
Epey de sürecek gibi…
Özellikle maçtan sonra ki gelişmeler…
89. dakikaya kadar beraberliğini koruyan Kayserispor son 7-8 dakika içinde peş peşe yediği iki goller sahadan 2-0 yenik ayrıldı…
Oysa 89. Dakikaya kadar kulüp yöneticileri, teknik kadro ve taraftar bile bir puana razı gibiydi…
Samet Aybaba’da kameralar karşısında bir puana razı olduklarını açıkça beyan etti…
Ancak ne olduysa oldu son 7 dakika da her şey değişti…
Önce N’Koudou’nun penaltıdan attığı gol sonra da uzatmalar da 90+6’da A. Hasic’in ikinci golüyle bir anda her şey ters yüz oldu…
90+6’da ikinci golle birlikte maçta sona ermiş oldu…
Esas fırtına maç bittikten sonra koptu…
Beşiktaş Yöneticileri ile Kayserispor yönetici ve misafirleri yan yana loca da maçı izledikleri için biraz gerginlik yaşandı…
Aslında gerginliğin başlangıcı şöyle oldu…
Golden sonra Beşiktaş taraftarları:
“Kartal buraya! Kartal buraya!” şeklinde tezahürat yapınca yedek kulübesinden çıkan Beşiktaş’ın Teknik Direktörü Sergen Yalçın, “Nasıl attık ama?” dercesine el-kol hareketi çekince gerginlik bir hayli arttı…
Sergen bu şekilde el-kol hareketi çekince Bakan Özhaseki, Milletvekili Baki Ersoy, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve diğer davetlilerin oturduğu yan locada oturan Şekerbank Gemerek Yeniçubuk Şube Müdürü İncesulu hemşerimiz Mehmet Kalem’in yan locada çirkin tezahüratta bulunan konuk Beşiktaşlı yönetici ve misafirlere (özellikle birine) dönerek, “Terbiyesizlik yapmayın! Oturun oturduğunuz yerde!” diye uyarınca Beşiktaşlı yöneticilerin verdiği sert cevap gerginliği daha da arttırmış oldu. Hele hele Kulüp Başkanı Berna Gözbaşı’nın kardeşi Onur Gözbaşı’nın da, “Susun! Gürültü yapmayın! İnin aşağı!” şeklinde ki uyarıları da işin tuzu-biberi oldu…
İşte bu gerginlik içinde maç bitip de gerek Kayserispor ve gerekse konuk Beşiktaş Kulübü yönetici ve misafirleri localarından çıkıp aşağı koridora indiklerinde karşılıklı bir atışma ve sonra da arbedeye dönüşen bir manzarayla karşı karşıya geldi…
BAKİ ERSOY, “NE BENİM NE DE
KARDEŞİMİN HİÇBİR DAHLİ OLMADI!”
Maç saatinden sonra televizyonlarda yapılan yorumlarda suçlanan MHP Milletvekili Baki Ersoy, anlatıldığı gibi kendisinin kavgaya karışmasının söz konusu olmadığını belirterek, “İnanın söylendiği gibi ne benim ne de kardeşimin hiçbir dahli olmadı. Locada bende diğer konuklar gibi maçı izledik ve hep beraber maç sonrası aşağı indik. Aşağı indiğimizde koridorda bir karşılıklı atışma ve sonra da bir arbedeyle karşılaştık. Ne kimseye yumruk attım ne de kimse bana yumruk attı. Niye bu laflar çıktı inanın onu bile anlayabilmiş değilim! Zaten video kayıtları da inceldiğinde her şey gayet açık ve net olarak ortaya çıkmıştı!” dedi.
BAKİ ERSOY VE KARDEŞİ LATİF ERSOY’UN
İSİMLERİNİ BEŞİKTAŞLILAR’A KİMLER ÜFLEDİ?
Edindiğim bilgiye göre Pazar akşamı bu olaylar yaşandıktan sonra Beşiktaşlı yöneticiler şikâyetçi olmuş ve karakola kadar gitmiş! Video kayıtları incelenmiş. İşin ilginç tarafı Kayserili birileri Milletvekili Baki Ersoy ile kardeşi Latif Ersoy’un adını Beşiktaşlı yöneticilere üflemiş! Üflemekle yetinmemiş, “Bunlar daha önce Berna Başkanın kardeşinin de burnunu da kırmışlardı!” diye gerçeği yansıtmayan bir takım lafları da üflemişler!
Öyle olunca ihale Milletvekili Baki Ersoy ile kardeşi Latif Ersoy’da kalmış… Ne var ki güvenlik kamera görüntüleri izlenince öyle olmadığı ortaya çıkmış. Bu video kayıtlarından sonra ne milletvekili Baki Ersoy ne de kardeşi Latif Ersoy’dan şikâyetçi bile olma gereği duymamışlar.
LATİF ERSOY NELER SÖYLEDİ?
Bu tartışmalar da adı geçen MHP Milletvekili Baki Ersoy’un kardeşi Latif Ersoy’u da telefonla aradım ve ona bu olaylarla ilgili bir ilgisinin olup olmadığını sordum. Latif Ersoy, “Nasıl olabilir ki? Ben ve partili arkadaşım Serdar ile birlikte bu atışmaların yaşandığı locanın yakının da bile değiliz. Bizim locamız dokuz-on loca ileri de kapalı kaleye yakın bir yerde. Yani ağabeyimle birim hiçbir bağımız ve iletişimimiz yok. Biz maç bittikten sonra koridora geldiğimiz de karşılıklı bir atışma ve sonra da arbede gördük. Biz içinde değiliz dışında değiliz. Nasıl oldu da bizim adımız bu tartışmalara dahil edildi inanın bizim de aklımız ermedi! Sanırım ortada bir yanlış anlaşılma var! İnşallah bu yanlış anlaşılmaya bir açıklık getiriler bizi de zan altında bırakmazlar!” dedi.
Durum bu yönde…
KARŞILIKLI AÇIKLAMA
YAPILACAK MI?
Duyduğuma göre Beşiktaş Kulübü 2. Başkanı Adnan Dalgakıran’da Milletvekili Baki Ersoy’u arayarak ortada bir yanlış anlaşılmanın olduğunu ifade ederek kamuoyunda oluşan yanlış algıyı ortadan kaldırmak için karşılıklı bir açıklama yapma kararı bile almışlar…
Kayserispor 2-0 yenildiğine mi yanmalı yoksa “Beşiktaş kafilesi Kayseri’de saldırıya uğradı, dayak yediler!” şeklinde Pazar gecesi televizyon ekranların da oluşan yanlış algıya mı yanmalı?
Esas Kayserispor’un bir mağduriyeti söz konusu…
Kayserispor’un hakem kaynaklı bu mağduriyetin davasını güdeceği yerde, konuk takım yöneticilerine saldırdılar, yumruk attılar gibi çirkin iddialarla karşı karşıya kalması bir hayli üzücü…
ÖZHASEKİ,ORTAMI YUMUŞATMAK
İÇİN KİMLERLE GÖRÜŞTÜ?
Öğrendiğime göre o akşam Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile birlikte aynı loca da maçı izleyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki de Beşiktaş yöneticileriyle epey konuşmuş…
Havanın karşılıklı yumşamasında epeyi gayret sarfetmiş…
Bugün için taraflardan sorunun karşılıklı uzlaşı ile çözüldüğüne ilişkin açıklama yapmaları bekleniyor… Hal böyle olunca da Beşiktaşlı yöneticilerin yaptıkları şikayette ortadan kalkacak galiba…
Bence esas üzerinde durulması gereken de hakemlerin Kayserispor’a karşı tutumları…
Son birkaç haftadır Kayserispor son dakikalar da ya da uzatmalar da yediği gol ve verilen penaltılarla yeniliyor…
Hem Kulüp yönetimi hem de teknik heyet buna kafa yormalı…
Niye böyle bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz?
Kendi futbolcularından mı kaynaklanıyor yoksa maçın hakemlerinden mi?
Hele hele Gençlerbirliği maçında kalecinin hataları çok barizdi…
Yani Kulüp yönetimi ve teknik kadro önce kendilerinden kaynaklanan hataları gözden geçirmeli sonra da hakem hataları ya da hakemlerin kasti tutumlarına kafa yormalı…
Yoksa bu takım bağıra bağıra Lig’den düşecek!
Yarın oynanacak Denizli maçında giderse sen sağ ben selamet!
Ondan sonra bak sen curcunaya!
Daha önce de yazdım; böyle bir tablo karşımıza çıkarsa bu enkazın altından kimse kalkamaz!
RIDVAN DİLMEN’İN
YORUMU ÜZERİNDE
DURMAK LAZIM…
Maç sonrası Pazar akşamı o kanal senin bu kanal benim zampik yaptık durduk…
Bir tarata Beyaz TV diğer tarafta NTV ve a Haber derken kanal kala dolaştık durduk…
Doğrusu en mantıklı ve en cesaretli yorumu da NTV’de Rıdvan Dilmen yaptı…
Dilmen özellikle maçın VAR hakemi Cüneyt Çakır’a diyor ki:
“Yahu Cüneyt sana ne ya? Penaltı olduğuna inanırsan da tamam! İlki ‘Ararsan bulursun’ penaltısı… İkincisi de, ‘Aradılar bulamadılar’ penaltısı… Sen, son dakika da top öbür tarafa gitmiş niye çağırıyorsun hakemi? Burada Fırat Aydınus’a bir şey diyemiyorum! Ben sana bir şey söyleyeyim mi iki penaltıyı da Beşiktaş’ın aleyhine vermezler… Niyetleri iyi değil!”
Hemen herkesin Beşiktaş’ın davulunu çaldığı bir gece de Rıdvan Dilmen’in yorumu böyle…
Sizleri bilmem ama ben şahsen Rıdvan Dilmen’in yorumlarına itibar ederim…
Onca Beşiktaş taraftarını karşısına alma tehlikesine rağmen Rıdvan Dilmen böyle yorum yapıyorsa var bu işte bir çarpıklık demektir…
Bunun üzerinde ciddi olarak durmak lazım…