MUSTAFA CENGİZ

Tarih: 18.02.2026 11:58

MÜSİAD GENEL BAŞKANI’NDAN EKONOMİ’DE “KRAL ÇIPLAK” ÇIKIŞI

Facebook Twitter Linked-in

Bu köşeyi takip edenler iyi bilirler.

Zaman zaman esnafın, tüccarın, sanayicinin açıklamalarını ve içinde bulundukları tabloyu siz değerli okurlarımıza aktarmaya, sorunlarının dillendirmeye, beklentilerini yetkililere duyurmaya gayret ediyorum.

Bu son açıklama epey ses getirecek cinsten.

Zira muhalif bir sesten değil, bizzat iktidara yakın bir cenahtan.

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir “Kral çıplak” dedi: 

Türkiye şu anda sanayisini kaybediyor.

Özdemir’in açıklamaları, üretim, istihdam ve fiyat denetimi başlıklarında ekonomi yönetimine yönelik eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.

Buyurun neymiş sıkıntılar?

MÜSİAD İSYAN ETTİ! 

Hoppala…

Durduk yere nereden çıktı şimdi bu laf?

Başlık aynen böyle; 

MÜSİAD isyan etti! 

Bunu gündeme taşıyan kim, ya da söyleyen?

MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir.

Medyaya konuşuyor ve Özdemir çok özel açıklamalar yapıyor.

Nalına, mıhına, içesine ekonomiye dair endişelerini dillendiriyor.

“Önümüzü göremiyoruz” demeye getiriyor.

Ayrıntılar mı?

Az sonra…

EKONOMİ’DE ÇANLAR ÇALIYOR! 

İş Dünyasından Erdoğan'ı kızdıracak çıkışı yapıyor MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir.

Diyor ki; Ekonomide çanlar çalıyor! 

Ardından da ekliyor;

MÜSİAD Genel Başkanı’ndan “Kral Çıplak” çıkışı.

Neresinden bakarsanız bakın son derece önemli açıklamalar.

Sıkıntılı yorumlar.

Ve…

Dikkate alınması gereken uyarı ve talepler barındırıyor MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir’in açıklamaları. 

“FABRİKALARDA HATLAR BOŞ”

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye ekonomisine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Özdemir, Ocak ayı başında Mehmet Şimşek’e sanayideki sıkıntıları doğrudan ilettiğini belirterek, bu kez de kamuoyuna “Türkiye şu anda sanayisini kaybediyor” dedi.

İslamcı patronların başkanı Özdemir, bu kez de Nefes gazetesinden Şehriban Kıraç’a konuştu:

Özdemir’in öne çıkan ifadeleri şöyle:

- Türkiye’nin her yerinde fabrikalarda hatlar boş. 

300 kişi çalışacak yerde 100 kişiyle üretim yapılıyor.

- Türkiye şu anda sanayisini kaybediyor. 

1996’da GSYİH’de sanayinin payı yüzde 25 iken, şu anda yüzde 17’ye düşmüş.

- Sanayi alanındaki istihdama apayrı bir önem vermeliyiz. 

Beyaz yakalı mühendis, bir usta kalfasından daha az maaş alıyor. 

Toplum kendi aydınına böyle davranmamalı.

- Aynı çayı bir yerde 500 liraya, başka bir yerde 5 liraya içmek normal değil. 

Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir fiyat makası yok. 

Tek bir denetim ve çalışma yapılmıyor.

-Şu anda açık ara en büyük problem finansman. 

Finansmana ulaşabiliyorsunuz ama maliyetler çok yüksek.

-Son 1-2 yıldır halka arzdan gelecek kaynağı almak adına şirketler borsaya açılıyor. Bu doğru değil.

BEYAZ YAKA MÜHENDİS, BİR USTA 

KALFASINDAN DAHA AZ MAAŞ ALIYOR.

Buyurun buna cevap verin lütfen…

“Beyaz yaka mühendis, bir usta kalfasından daha az maaş alıyor. 

Toplum kendi aydınına böyle davranmamalı.”

Nasıl oluyor?

Bu işler bu hale nasıl geldi?

Lütfen cevap verir misiniz?

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir’in acı tespitleri sürüyor:

“Türkiye’nin her yerinde sürekli fabrikaları geziyorum. 

Fabrikalarda hatlar boş. 300 kişi çalışacak yerde 100 kişiyle üretim yapılıyor. 

Bu varken daha temel atalım yeni fabrika kuralım demeye gerek yok. Devlet gözetiminde yeni işler yapmamız gerekiyor. 

1 bardak yapmak için 8 tane fabrika kurmuşuz. 

Türkiye şu anda sanayisini kaybediyor. 

1996’da GSYİH’da sanayinin payı yüzde 25 iken şu anda yüzde 17’ye düşmüş. 

Sanayi alanındaki istihdama apayrı bir önem vermeliyiz. 

Beyaz yaka mühendis, bir usta kalfasından daha az maaş alıyor. 

Toplum kendi aydınına böyle davranmamalı.”

ÖNEMLİ BİR TESPİT DAHA..

MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, yine bir başka önemli tespitinde diyor ki;

"Bu saatten sonra sıkı para politikasıyla, kemer sıkmakla sonuç alınamaz, çünkü problemler kronik"

Ve... 

Devam ediyor bu konudaki uyarılarına:

"Ülkemizde son 2-3 yıldır uygulanan sıkı para politikası seçim öncesinde karamsar hava, şişirilmiş maliyetler belli bir köpük vardı. 

Program o köpükleri aldı. 

Bu saatten sonra sıkı para politikasıyla, kemer sıkmakla, finansmanı daraltmakla sonuç alınacak yerler değil. 

Çünkü problemler kronik" dedi.

ARTIK YAPISAL PROBLEME 

ÇÖZÜM BULMAK LAZIM!...

“Mal ve emtialarda enflasyon yüzde 17’lere kadar düşmüş. 

Ama sen kirada ve gıdada bunu aşağıya çekemedikten sonra yapabileceğin bir şey yok. 

Artık yapısal problemlere çözüm bulmak lazım.

Enflasyonu düşürmede Sanayi, Tarım, Ticaret, Hazine ve Maliye bakanlıklarının birbiriyle haberleşen politikalarının olması gerekiyor.

Sistem içinde üretim yapan, belli nedenlerle kendini çeviremeyen ama piyasaya lazım olan şirketler var. 

Bunların batırılması doğru değil. 

Çok fazla faaliyet yapmayıp yüksek cirolar yapanlar var onlara da bakmak lazım." şeklinde konuşan MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, Türkiye’de fiyatlamaların kontrol edilmediğini söyleyerek bunun şu andaki en önemli tehlikelerden birisi olduğunu hatırlattı. 

SİZ DE Mİ EVET DİYORSUNUZ?

Sanırım hepsine de gözünüz kapalı “Evet” diyerek destek verirsiniz.

Zira “Güneş balçıkla sıvanmıyor”

Aslında bir çok kişi bunu yıllardır söylüyor.

Çin ve ABD’nin tutumu malum.

Pazar payı daralıyor.

Rekabet şansı azalıyor.

Ancak ne zaman siz topa girseniz.

Doğruları dillendirmeye kalksanız başınız ağrıyor.

Ya komünist oluyorsunuz, ya da başka bir etiketle yaftalanıyorsunuz.

Türkiye’de evet doğrudur, belli bir kesimin tuzu kuru.

Ancak yüzde 90’dan fazla kesimin işi zor.

Son dış göçlerle birlikte düşen maaşlar, artan maliyetler ve hayat pahalılığı insanımızı iyiden iyiye köşeye sıkıştırmış durumda.

Medya’nın büyük çoğunluğunu elinde tutan iktidarın yandaş kanalları Türkiye’yi güllük gülistan göstermeye, gerçeklerden uzak bir Türkiye manzarası ile insanımızı avutmaya devam ediyorlar maalesef. 

NEREDEN, RNEREYE?

Aslında klasik öylem.

“Nereden, nereye?!”

Türkiye’nin son çeyrek yüzyılda kat ettiği mesafe özelleştirme ekonomisi ile patlayan süreçte yapılan garantili yollar, hava alanları, hastaneler ile belli bir kesimi ihya etti.

Daha da edecek, ömürleri vefa ederse.

Bir de bunların garantörü İngiliz mahkemeleri iyi mi?

Türkiye’de mahkeme kalmamış gibi.

İşi çeviremeyen iktidar önce Cumhuriyetin 80 yıllık kazanımlarını sattı.

Ardından ciddi bir borçlanma ekonomisine girdiler.

“IMF’ye borç veriyoruz” dan yeniden IMF’den hatta İngiltere’de ki Yahudi bankerlerden piyasanın kat be kat üstünde faizlerle para bulup günü kurtaran bir ekonomiye geçtiler. 

Sonrası malum.

MÜSİAD Genel başkanı bunu dile getiriyor.

“Tıkandık” diyor.

Yalancı cennet bitti diyor.

Daha ne desin?

MÜSİAD’IN DURUŞU…

Geçtiğimiz günlerde MÜSİAD’ın il bazında da Kayseri ile ilgili önemli bir çalışması oldu.

Kitapçık haline de getirildi.

Hem yerel de hem de genelde son çalışmalar, açıklamalar, uyarılar önemli.

Bu yukarıda zikrettiğimiz söylemleri biz kendi görüşümüz olarak yazsak, söylesek sanırım epey başımız ağrır.

Ancak bu kez “Ben demiyorum, ben yazmıyorum, onlar söylüyor” durumu söz konusu.

Kulağa küpe 10 numara, 5 yıldız Altın uyarılar.

Dikkate alırsa iktidar, bazı şeyleri aşmak daha da kolaylaşacaktır.

Dinlemez, “Benim bildiğim doğru en doğru, Türkiye uçuyor. Ekonomi 10 numara” derlerse gerçeklerden tamamen uzak, afaki söylemlerle önünü göremeyen, Türkiye Yüzyılında işçisinin, emeklisinin, dul ve yetiminin, sanayicisinin, esnafının, tüccarının tek kelime ile halkının sesine kulak vermeyen kör-sağır bir iktidar olarak faturası yine vatandaşa sonuçlarına katlanacaktır…

Ben burada azını yazdım…

Artık siz çoğunu anlarsınız sanırım…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —