Müjdeler olsun…
2025 Yılında yine büyüdük…
Kişi başına düşen milli gelir 18 bin 040 dolar (yani 744 bin lira) olmuş…
Müjde…müjde…
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 2025 yılında ülke olarak yüzde 3.6 büyüdüğümüzü belirterekmüjdeyi verdi…
“Kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna girdik! Kişi başına milli gelirimiz 18 bin 40 dolara yükseldi.”
Allah’ım ne güzel bir müjde, insanın inanası gelmiyor.
Az bekleyelim belki bizlere de yansır diyeceğim ama!
2024 yılında da yüzde 3,2 büyüdüğümüzü ve kişi başına düşen milli gelir 15 bin 463 dolar (yani 507 bin 615 TL)dı.
Ama hissetmedik.
Bir önceki yılda aynıydı ne yazık ki onu da hissetmemiştik…
Bir önce ki yıl, daha önceki yıl diye, büyüyerek bu zamana geldik.
Peki nerede benim payıma düşen gelirlerim.?
2026 yılı oldu eğer büyüyorsak, “dediğinize göre büyüyormuşuz” neden bu kadar adaletsiz vergileri bizlere yüklediniz.?
Biz neden fark etmiyoruz, hasan, Mehmet, Ayşe, Fatma onlarda fark etmiyor…
Mahallenin esnafı fark etmiyor…
Sahi, nerede bu paralar.?
Ee…Müjde verdiniz ama neden biz görmüyoruz.?
Aynı gün yapılan açıklamanın tersliğine bakalım…
Mehmet şimşek “yüksek gelirli ülkeler grubuna dahil olduk.”
Ak Parti grup başkanı Abdullah Güler“Kaynak üretmede zorlanıyoruz.
4 bin lirayı zor denkleştiriyoruz zaten…
Ek bir bin lira verecek kaynak yok!” dedi.
Ha bu arada bir müjde de Cumhurbaşkanımızdan geldi. “bayram ikramiyelerinin bayramdan önce yatacağını duyurdu.”
Ne büyük müjdeler değil mi.?
Yani emeklilerin bayram ikramiyesine zam yapılmayacak ama,
bayrama müjdeler içinde giriyoruz, ne güzel gir oyna , çık oyna…
Kaynak yok…
Nerede peki bu kaynak.?
Peki müjde olarak verdiğiniz kişi başına düşen 18 bin 40 dolar gelir nerede.?
Ben hissetmiyorsam, vatandaş hissetmiyorsa nerede bu 18 bin 40 dolar.?
Neden hala yoksuluz.?
Askıda ekmek çoğaldı, askıda simit çıktı, askıda fatura, bayat ekmek isteyenlerin sayısı gittikçe artıyor,kasaptan insanımız sadece kemik alıyor.
Emekli dilenci durumuna düşmüş, pazardan çıkma meyve, sebzeye muhtaç olmuş ve bize düşen 18 bin 40 dolar havaya uçmuş.
“AKP Meclis Grup Başkanı Abdullah Güler’in “Bayram ikramiyesi olarak emeklilere 4 bin liraya artış yapamıyoruz, buna zam yapıp ek olarak bir bin lira daha verecek kaynak yok” dedi ve ekledi.
“Bölgemizde savaş var.
Bütçe disiplinine dikkat etmemiz gerekiyor” dedi. Ama velakin 18 bin 40 dolar…
Belli ki Meclis’teki “Zengin iftar menüsü” ne gitmiş afiyetle yiyorlar…
Bütçe disiplini emekliye, asgari ücretliye kesildi.
Saray bütçesine hiç dokunulmadı.
Emekliye verecek para yok ama,Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasiler için verdiği iftar yemeği ve Sarayda verilen görkemli iftar yemekleri konuşulmaya devam ediyor.
Sahi, neden saray harcamalarından tasarrufa gitmeyi düşünmüyorsunuz?
Özlem Zengin şatafatlı iftar sofrası eleştirilerine “Akşam gider peynir ekmek yeriz, hiç fark etmez. Milletimiz ne yiyorsa biz aynı şeyetalibiz..” dedi.
Ardından “vekillerin durumunun göz önünde bulundurulmasını ekledi.” “Vatandaş ne yiyorsa ona talibiz” sözlerinin arkasında iki dakika bile duramadıklarını gösterdi.
Hatta bir adım ileri giderek, “TBMM’de lokantayı kapatalım” diyerek son kozunu oynadı.
Sizlerin ne yediğiniz hiç önemli değil, elbette gözümüz yok…
Sıkıntı içindeki cebelleşen vatandaşın gözüne sokmayın bari!
Bizler vatandaşın yiyemediklerini sorguluyoruz.
Peynir ekmek dediniz ya…
İnanın peynir dahi vatandaş için lüks oldu, kilosu 400 TL çıktı…
Emekliler ise yanından bile geçemiyor.
İçiniz rahat olsun, siz şatafatlı sofralarda iftarınızı açın…
Milletinizle peynir ekmek yiyemeyecek kadar toksunuz çünkü…
Sarayda, hemen hemen her akşam verilen görkemli iftar sofrası ise itibardan tasarruf olmaz mantığı devam ediyor.
Peki…“Bölgemizde savaş var. Bütçe disiplinine dikkat etmemiz gerekiyor” derken, “Saray harcamalarından tasarrufa gitmeyi düşünmüyorsunuz”?
Emeklilerin bayram ikramiye hevesi suya düşerken emekliye verdiğiniz değerin sonucunda bakın ne diyorlar.
“Bize yapılan bu zulmü unutmayacağız” diyor ve ekliyor:
“Önümüze sandık gelince iktidara cevabımızı vereceğiz!
Bu arada bir son dakika müjdesi ile günü kurtarmaya dikkat ettiler.
Madem ki bayram ikramiyesine zam yok, bari maaşları erken ödeyelim de fakir-fukara-gurabanın cebi para görsün, piyasa bayram ağzı hareketlensin.
Sonrası mı?!...
Allah kerim…