Bayramlar toplumun en önemli ortak noktalarından birisidir hiç kuşku yok ki.
Gerek dini, gerekse de milli bayramlar toplumlara Millet olma bilincini aşılar.
Aynı topraklar üzerindeki kader birliğinin artmasına vesile olur.
Biliyorsunuz son çeyrekte epey kesintiye uğramıştı.
Son 23 Nisan bayramı ve 19 Mayıs ile birlikte bu bilinç yeniden dönmeye, millet olma bilincimiz çok şükür depreşmeye başladı.
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti kurarken, yeni Türkiye’nin temellerini atarken ulusuna bu bayramları armağan ederken büyük bir deha örneği sergileyerek ulusuna armağan etti.
SİZLERE MİNNETTARIZ…
-23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
-19 Mayıs Atatürk' ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı
-30 Ağustos Zafer Bayramı
-29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
Çocukların, gençlerin, askerin, ulusun pekiştirdiği ve her birinin bir başka büyük anlam ifade ettiği bu dört bayram ile Türk halkı daha da kenetlendi.
Milli ve manevi değerlerini daha da özümsedi.
Türklüğü, millet olmanın bilinci ile geleceğine dört elle sahip çıkarak atamıza ve bu cennet vatan için gözlerini kırpmadan şahadet şerbeti içen başta şehitlerimiz ve gazilerimiz olmak üzere bu vatanı mamur eden, bu milleti kalkındırmak ve daha da bayındır hale getirmek için her türlü seferberliğin başını çeken geçmişlerimize olan minnettarlığını halkımız büyük bir irade ile her bayramda bir kez daha gösterdi.
Bundan sonra da inancım odur ki daha da büyük bir coşku ile göstermeye devam edeceğiz.
ANLAMALI-YAŞAMALI-YAŞATMALIYIZ…
Öncelikle şunu iyi bilmek gerekir;
Milli bayramlar toplumun değerlerini yaşatmak adına çok önemlidir.
Toplumumuzda yer alan değerlerin gelecek nesillere daha iyi bir şekilde aktarılması için mili bayramların çok iyi özümsenmesi, çocuklarımıza en iyi şekilde anlatılması ve kutlanması içinde seferberlik ilan edilmelidir.
Milli bayramlar toplumların daha aydın, daha modern inşa edilmesi bağlamında birer mihenk taşıdır.
Milli bayramlarımızı neslimizin mutlaka bilmesi ve gelecek nesillere aktarması bağlamında da adına yakışır şekilde kutlanmalarına da büyük özen gösterilmelidir.
19 Mayıs; Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a ayak basmasını temsil ettiği kadar bugün yaşadığımız Türkiye Cumhuriyetinin ilk temellerinin 19 Mayıs'ta atılması ile de büyük bir anlam ve önem arz etmektedir.
Yeni Türkiye Cumhuriyetinin kurulması bağlamında milli mücadele konusunda büyük işler başaran ve bu cennet vatanı bizlere silah arkadaşları ile hediye eden Mustafa Kemal'i anmak 30 Ağustos 1922'ye gelindiği zaman Kurtuluş Savaşı'nın sonucunu belirleyen Başkumandanlık Meydan Savaşı kazanılması ve 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetimiz ilan edilerek taçlandırılmasına giden meşakkatli yolculuğun başlangıcıdır.
HİÇ BATMAYACAK O GÜNEŞ
19 Mayıs 1919’da Samsun’da doğan güneş 105 yıldır Ulusumuzun yolunu aydınlatıyor. Daha 13 Kasım 1918’de “Geldikleri gibi giderler” diyen Mustafa Kemal Paşa önderliğinde tarihin en haklı, en namuslu Ulusal Bağımsızlık Savaşı’nı yok yoksul sürdüren Kemalistler; bir yandan yokluklar ve yoksunluklarla, bir yandan emperyalist işgalci yedi düvelle, bir yandan işbirlikçiler bir yandan içlerindeki satılmış hainlerle, bir yandan da gerici isyancılar ve vatan savunması kaçkını tarikatçılarla mücadele ettiler. Suikastlar, ihanetler, kahpe pusular, kalleşlikler hiç bitmedi.
Hepsini aştılar, vatanı bağımsızlığa, ulusu özgürlüğe kavuşturdular.
105 yıl sonra bugün de dış ve iç sorunlarla boğuşuyoruz.
Emperyalizm kanlı elleriyle yine boğazımızı sıkıyor.
Ülkemizi bölmek için bıkıp usanmadan tuzaklar kuruyor.
DAHİLİ VE HARİCİ BEDHAHLAR
İhanetler diz boyu. “Dahili ve harici bedhahlar” iş başında.
ABD haydutluğunun peşine takılan öngörü yoksunu politikalar sonucu ülkemize doluşan milyonlarca sözde sığınmacı nedeniyle demografik yapımız perişan.
Vatanımız fiili bir işgal altında değilse de, bazı zihinlerin işgal edildiği acı bir gerçek.
Ama ne gam!
Mustafa Kemal Atatürk fikir, ilke ve devrimleriyle yine gönlümüzde, yine rehberimiz. Ulusumuzun Laik Cumhuriyet ve demokrasi bağlılığı her gün yeniden kanıtlanıyor.
Cumhuriyetin 105 yıllık birikimiyle bugün daha eğitimli ve daha zengin bir insan kaynağına sahibiz.
ATATÜRK GENÇLİĞİ İŞBAŞINDA…
Atatürk’ün akıl ve bilim mirasının inançlı bekçileri kahraman kadınlarımız ve gençlerimiz tehlikenin farkında.
Ama varlık nedeni olan Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini korumak ve savunmaktan, Atatürkçü Düşünce Sistemi’ni yaşatmak ve geliştirmekten sapmayan aydınlık Türk gençliği ulusunun emrinde…
Her geçen gün daha da bilinçleniyorlar.
Her geçen gün daha da sahipleniyorlar.
O HİÇ YENİLMEDİ, HİÇ YANILMADI…
Türk Ulusu “Asla kuşkum yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî niteliği ve büyük medenî yeteneği, bundan sonraki gelişimi ile, geleceğin yüksek uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.” diyen o büyük dahiyi hiç yanıltmadı, yine yanıltmayacak.
Büyük Atatürk’ü, Kuvayı Milliye kahramanlarımızı, aziz şehit ve gazilerimizi şükran ve minnetle anıyor, Ulusumuzun 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz.
DAHA DA COŞKULU KUTLAYACAĞIZ…
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve 19 Mayıs Atatürk' ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı geride kaldı.
Önümüzde 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı var.
Her zamankinden daha da coşkulu kutlamaya devam edeceğiz.
Bu milli bayramlar, bizim birlik ve beraberliğimiz garantisi.
Bu gençler geleceğimizin de teminatı.
O halde ne diyoruz.
“Ne Mutlu Türküm Diyene.”