Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 11.10.2021 11:03

MİLLET BAHÇESİ KAPILARI VE SİNAN GENİM

Facebook Twitter Linked-in

Gerek bir mimar, gerek bir entelektüel olarak daima taktir ettiğim, saygı duyduğum Dr. Sinan Genim’in Kayseri “Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi” kapıları ile ilgili bilgi dolu, eleştirel, eleştirel olduğu kadar yol gösteren yazısının, bir bölümünü, paylaşmak istiyorum (Milliyet Gazetesi, 09 Ekim 2021). Umarım, anlam bütünlüğü bozulmaz… “Boldlar” bana ait.

***

Bir de, haberi okuyan/duyan mimar Prof. Dr. Haluk Pamir Hocamız da üzüntülü, eleştirel ve yol gösterici bir mesaj göndermiş. Değerli Hocamıza teşekkür ederim. Bir vesile ile ileri de, Hocamızın görüşlerini de paylaşacağım.

***

Yazının tamamının okunmasını tavsiye ederim. Yazıdan, alınacak çok ders ve çok değerli bilgiler var. (https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/sinan-genim/kayserinin-kabul-edilemez-kapilari-6615422, 

***

Yazının başlığı ise; “Kayseri’nin ‘kabul edilemez’ kapıları”

 “…yazılarımda günlük olayların dışında kalmayı, daha çok eski söylenenlerin ve yaşanmışlıkların yorumunu yapmayı tercih ederim. Ancak bana gönderilen ‘Kayseri Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ ile ilgili fotoğrafları görünce ‘anlaşılan bizim kuşağımız ne zafer anıtı ne de taç kapı hakkında hiçbir şey bilmiyor’ düşüncesiyle, bu konudaki düşüncelerimi yazmaya karar verdim.”

***

Hocamız bundan sonra “kapı/tak”ların tarihi gelişim, etimolojisini veriyor; sanat tarihi ve mimarlık açısından değerlendiriyor; görsel örneklerle yazısını daha da netleştiriyor. Doğudan, batıdan örnekler veriyor. Bu tür yapıların Hıristiyanlık’taki yerini anlatıyor. Ve devam ediyor:

“…Gerek Orta Asya gerekse İran ve devamında Anadolu’da görülen benzer anıtsal bir mimari öğe ise yapıların giriş kapılarıdır. ‘Taç Kapı’ adıyla anılan bu görkemli ve yapı ile yarışan kapılar bir dönem mimarisinin en önemli ve gösterişli elemanlarıdır.”

“…Gerek bizim ülkemizde gerekse yakın coğrafyamızda yüzlerce örneği bulunan ve bizim anıtsal kapılarımız varken, farklı bir kültürün örnekleri esas alınarak inşa edilen, ancak oluşan reaksiyon üzerine yapılan açıklamalara ek olarak konulan anıt ve kapı örnekleri ne anlama gelmektedir?

Yapılan açıklamanın 7. Maddesi’ndeki ‘Selçuklu ve Osmanlılığın çok kullandığı sütun ve kemer formları, desenler ve yerel Kayseri taşları simge yapılar olarak tasarlanmıştır.’ cümle kurgusu ise kabul edilebilir (…) değildir.

Ne demek ‘Selçuklu ve Osmanlılığın sözcükleri’, ne anlatılmak istenmektedir? Buradaki açıklamadan kasıt ‘Selçuklu ve Osmanlı mimarisi’ ise daha net ve anlaşılır bir şekilde ifade edilmesi gerekir. Düşüncelerini ve esinlendiğini söylediği kültürleri bile tariften aciz kalan insanların, esinlendiği mimarinin esasını ve vermek istediği mesajı anlaması mümkün değildir.

“…üstelik birbirinin kopyası üç giriş kapısı, anıtsal olma iddiasının çok kötü ve kabul edilmesi mümkün olmayan örnekleridir. Bir an önce müdahale edilip, yıkılmaları ve eğer böyle bir anıtsal giriş düşünülüyor ise geçmişten kalan çevre örnekler esas alınarak çağdaş bir yoruma gidilmesini öneririm.” “…Bu arada açıklama ekinde verilen örneklerin de yeteri kadar incelenmediği ve anlaşılmadığı görülmektedir. “

“Yeteri kadar araştırma yapmadan, ben yaptım oldu felsefesi ile inşa edilen benzerleri gibi Kayseri Millet Bahçesi kapıları da ülkemiz mimarisi için bir utançtır.  Sayın Cumhurbaşkanımız’ın adının arkasına sığınarak yapılan bu gibi yapıları, onun adını yüceltmekten çok zarar verici girişimler olarak görmekteyim.

Kendi kültürüne ait mimari örnekleri yanı başında, kendi yaşadığı şehirde yüzlerce yıldır dururken, anlamadığı, özümsemekte güçlük çektiği başka kültürlerin örneklerinden hareket ederek büyük şeyler yapmaya çalışmayı anlamak oldukça zor. Mimari ne kadar basit halledilirse başarı şansı o kadar büyük olur. Form olarak başarmakta güçlük çektiğimiz şeyleri, taş kaplayarak, çini ile süsleyerek başarılı hale getirmek mümkün değildir.

Bundan böyle iş, … Sayın Memduh Büyükkılıç’a düşüyor. Amacı geleceğe mesaj iletmesi istenen bir anıtsal mimari ise, yoğun bir araştırmaya dayanan çok daha özgün bir tasarım elde etmek için çalışması, yapılan çalışmalara destek vermesi gerekiyor.

Karar sayın Başkan’ın, ya bu korkunç ötesi görüntüyü ortadan kaldırır, ya da bu kapılar ayakta kaldığı sürece yapılacak eleştirilere göğüs gerer ve tarihe karşı sorumluluk yüklenir. Bizim üstlendiğimiz görev ise gelecek içindir.

Gelecekte bu ve benzer yapıları görecek, onları seyredecek kişilerin ‘Bunların içinde hiç mi aklı başında insan yoktu? Hiç kimse ne yapıyorsunuz, bu yapılanlar ne diye sormadı?’ denildiğinde, üç beş kişi de olsa uyarı yapan, yapılan yanlışa dikkat çeken insanlar olduğunun bilinmesi gerekir.”

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —