Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 26.02.2024 11:53

MERAL AKŞENER…

Facebook Twitter Linked-in

Kayseri dışındayım… Kentte olup bitenden pek haberim yok… Haliyle, uzaktan aldığım bilgi ile yetiniyorum. İYİ Parti’nin adaylarını merak ettim, telefonla kime sorsam“bilmiyorum!”dedi. Mesaj attım dönen olmadı. Parti’nin sitesine girdim orada da bir şey göremedim ama 25 Şubat 2024 tarihli Saat 09:12 kayıtlı bir açıklama ile karşılaştım. Başlık da; “Millet Bizi Çağırıyor, Kayseri’deyiz”

***

Tabii, umut hiç tükenmezmiş. O nedenle Milletin İYİ Parti’yi çağırıp çağırmadığını bilmiyorum ama bildiğim “tavuğun cücüğü güzün sayılırmış!”. Şunun şurasında, bir ay kaldı güzün gelmesine…

***

Yazımı kaleme aldığım tarih ve saat aynı… Ya hu dedim, Meral Hanım,Kayseri’ye ne zaman geldi, üç ilçeyi ne zaman ziyaret etti, dedim. Yerel basında da (üç gazete) bir haber göremedim. Belli ki, dünden önceki bir gün… Neyse önemli değil, haberin gecikerek siteye girmesi normal ama benim “parti haberinde” bir şey dikkatimi çekti. Paylaşmak istedim. 

***

Sordum kendime, Kayseri’nin muhterem ahalisinin durumu gerçekten kötü mü? Ama benim bildiğim kadarıyla Kayserili, hayatından gayet memnun… O nedenle Kayseri’de seçime falan gerek yok!

***

Sayın Akşener; Tomarza, Bünyan ve Melikgazi ilçelerini ziyaret ederek vatandaşlarımızla dertleşmiş. “Bir dokunmuş, bin ah işitmiş Kayseyi fağfurdan!”

***

Ziyaretine Tomarza’dan başlayan Meral Hanım, bir ayakkabıcıda sorunları dinledi. Besici olduğunu söyleyen birisi; “Ben 10 senedir hayvancılık yapıyordum. 30-40’a yakın malım da oldu. Ama şu an elimde 15 tane mal kaldı. Onları da bugün yarın satacağım, bitireceğim. Çünkü bir torba yem 350 lira. Gücümüz yetmiyor. Mazot dersen keza o öyle. 20 liradan aşağı düşmüyor. Hayvancılık bitecek, köylü bitecek. Bu millet ne yapacak? Şehirdeki insan ne yapacak? Aç kalacak. Köylü milletin efendisiydi. Köylü milletin kölesi oldu’’ diyerek derdini anlatmış.

***

Pancar çiftçisi olduğunu söyleyen bir emekli mazot ve gübre sıkıntısını söylerken köylerinde yaşadığı su sorununu; ‘’Sulama barajı köyüme 1 kilometre, ırmak evime 50 metre. Sulayacağım tarla ırmağa 100 metre. HES’lere gidecek diye suyu vermiyorlar. Şu elimizdeki boruyu, traktörleri bütün malzemeyi yarı fiyatına alsınlar. Biz buradan gidelim. Suriyelileri getirsinler, suyu da versinler. Tarlalar güzden sürüldü. Pancar ekeceğim, pancar suyla olur. Ne yapacağım?’’ sözleriyle anlatmış.

***

Vatandaşın alım gücü hakkında da bilgi veren bir zahireci; “Bir kömürün torbası 130 lira oldu. Bir un 400, 450 lira oldu. Yem deseniz zaten keza insanlar alamıyor, biz de satamıyoruz. İnsanlara zaten fiyat söylerken utanıyoruz yani. Bizim de satım gücümüz şey oluyor. Ama hep biz suçlanıyoruz. Esnaf suçlanıyor. Ama halka anlatılırken hep bizim üstümüzden anlatılıyor. Bizim burası kırsal kesim biliyorsunuz. Zaten sulu tarım yapan arkadaşlar da şikâyetçi elektrikten dolayı. Hayvancılık yapanlar zaten bitik. Halkın alım gücü de bitti.’’ demiş.

***

Sayın Akşener, Bünyan ilçesinde esnaf ziyaretine devam etmiş. Bünyan’da bir kasap dükkânını ziyaret eden Genel Başkan; “Alım gücü nasıl?’’ sorusuna kasap esnafı; “Yok, millette alım gücü yok başkanım. Şu an 10-15 liraya sattığımız yumurta 45 lira. 17’ye sattığımız tüm tavuğun kilosu 40 lira. Kanadın kilosu 50 lira. Kahve 6 liraydı, şu an 15 lira. Elektrik 1.279 lira geliyor. Ben çoluğuma çocuğuma taş mı götüreceğim?”

***

“Bugün 4 tane müşteri geldi. Yapacak bir şey yok ki adamda alım gücü yok. 50 liraya sattığımız helva 110 lira şu an. 25 liraya sattığımız peynirin kilosu 50 lira oldu. 25’e sattığımız zeytin 60 lira. Yani nereye gidiyoruz? Çağ mı atladık, ne yaptık? Ben bu partiye 150 tane oy topladım ya. 150 tane oy topladım. Bu böyle mi olacaktı?’’ diye konuşmuş.

***

Bünyan’da girdiği bir berber dükkânında berber esnafında da artık veresiye defteri olduğunu öğrenmiş Akşener. Berber; ‘’Tıraş veresiye olur mu başkanım? Bakın tıraş veresiye. Adam 20 lirayı veremiyor. Bağ-Kurumuzu yatıramıyoruz’’ demiş.

***

Berber dükkânında derdini anlatan bir çiftçi; ‘’Çiftçilikle uğraşıyoruz. Mazot alamaz duruma düştük. Bir torba şeker 800 lira olur mu? Vatandaş nasıl alacak bunu ya? Aynı zamanda ticaretle de uğraşıyorum. Alım gücümüz üçte birine indi. Yani 100 liraya aldığımız şeye şu an 300 lira lazım. Ama o yok. Alım gücümüz sıfıra indi yani ve bunu hangi konuda söylerseniz söyleyin. Buğday olsun, arpa olsun, hayvancılık olsun, süt olsun. İnsanlar hayvanlarını kestiriyor, bakamıyor. Çiftçilerimiz şu an gübre alamıyor.’’ diye konuştu.

***

Meral Hanım, Bünyan’dan sonra ziyaretine Melikgazi ilçesinde devam etmiş.Melikgazi ilçesinde bir bakkal esnafıyla sohbet eden Genel Başkan; “İşler çok sakin. Gördüğünüz gibi, bildiğiniz gibi değil. Lambaları yakmaya tereddüt ediyoruz. Sabahleyin 6 buçukta açıyorum. Gece saat 11’de kapatıyorum. Ayakta durabilmek için yani. Elektrik 2.500 lira geldi. Stresten burnum kanadı’’ demiş.

***

Bakkalın oğlu ise; “Ben 40 yaşındayım şu an. Babama dedim ki; ’65 yaşına gelmişsiniz. Benim 3 tane çocuğum var. Görmüşsün göreceğini.’ Ben 40 yaşına kadar böyle bir düzenin içine girmedim. Görmedim de yani. Şimdi akşamları eve gidiyorum, muhabbet ediyorum. Babam olsun, eşim olsun; ‘Yüzün niye asık?’ diyor. Tebessümüm gitti. Mutlu değilim’’, demiş.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —