Aşağıda detayını vereceğim haber bana, merhum Neşet Ertaş’ın, ünlü bozlağını anımsattı; “Hapishanelere güneş doğmuyor”. Sözleri ise şöyle;
***
“Hapishanelere güneş doğmuyor
Geçiyor bu ömrümde günüm dolmuyor
Eşim dostum hiç yanıma gelmiyor
Yok mu hapishane beni arayan
Bu zindanda ölem can gardiyan”
***
Haber “SOZCU.COM.TR’den (09.04.2022). Başlık şöyle: “Cezaevleri doldu taşıyor”. Oysa biz, birkaç yıl önce çıkan “Af düzenlemesi” ile boşaldı, sanıyorduk. Demek ki, 15 Nisan 2020 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı düzenleme ile boşalan cezaevleri yeniden dolmaya başlamış. Neden caba?
***
Buna rağmen binlerce şükür. Rivayet olunur ki; “Batmakta olan ve bizi kıskanan Avrupa’da”, cezaevleri hınca hınç dolu, “mapuslar” koridorlarda, tuvaletlerde, üst üste yatıyor…
***
Haber şöyle: Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevfik evleri Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre Mart 2022 sonu itibariyle Türkiye'de; 269 kapalı, 86 açık, 10 kadın kapalı, 7 kadın açık, 8 çocuk kapalı, 4 çocuk eğitim evi olmak üzere toplam 384 ceza infaz kurumu bulunuyor. Bu kurumların toplam kapasitesi 271 bin 823 kişi… 314 bin tutuklu ve hükümlü bulunuyor.
***
16 yılda 285 ilçe cezaevini kapatan AKP iktidarı, 2016 yılından bu yana yeni ve büyük cezaevlerinin yapımını hız verdi. 2006–2021 yıllara arasında 247 yeni cezaevi açılırken bunların 199 bin 911 kişilik ilave kapasite yaratıldı.
***
Adalet Bakanlığı verilerine göre, bu kişilerin 275 bin 965'i hükümlü, 38 bin 537'si tutuklu. Cezaevi nüfusunun 300.253'ü erkeklerden, 12 bin 173'ü kadınlardan, 2 bin 76'sı ise çocuklardan oluşuyor. TÜİK verilerine göre 2020’nin sonunda cezaevlerinde 267 bin kişi bulunuyordu. 2021 yılında cezaevlerinde 272 bin kişi olduğu dikkate alındığında toplam cezaevi nüfusunun Mart 2022 itibariyle 42 bin arttığı görüldü.
***
Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin ardından hükümlü ve tutuklu sayısında yaşanan artış nedeniyle hız verilen cezaevi inşaatlarına son 6 yılda 20 milyar liradan fazla harcama yapıldığı belirtiliyor.
***
Avrupa Konseyi’nin Yıllık Cezaevi İstatistikleri’nin değerlendirildiği SPACE 2021 raporuna göre (2021 olunca verilen rakamlar, en azandan 2020’ye ait), Rusya, 478 bin 714 mahkûmla en fazla mahkûm bulunan ülke olurken, Rusya’yı 272 bin 115 mahkûmla Türkiye izliyor.
***
2021 yılına ait verilere göre, Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin geçen yıl “nüfusa oranla hapsedilen insan sayısında” da oranların en yüksek olduğu ülkelerin başında yine Rusya, Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, Slovakya ve Litvanya geliyor.
***
Raporda yer alan istatistiklere göre, 2021 yılında, Rusya’da, her 100 bin kişiden 328’i, Türkiye’de 325’i, Gürcistan’da 232’si, Azerbaycan’da 216’sı, Slovakya’da 192’si, Litvanya’da 190’ı, Çek Cumhuriyeti’nde 180’i, Macaristan’da 180’i ve Polonya’da 179’u cezaevinde bulunuyor.
***
Bu rakam Avrupa genelinde, her 100 bin kişide 102 mahkûma eşit. Türkiye ve Rusya’daki mahkûm sayısının nüfusa oranı, Avrupa ortalamasının 3 katını aşıyor.
***
Evet, dostlar uçan, kaçan, dünyaca kıskanılan ülkemizin “hal-i pür melali” bu. Biz böyle olunca, Avrupa’nın hali acep nicedir? İnanın aklıma bile getirmek istemiyorum, zavallı Avrupalıların halini. Tanrı yardımcıları olsun…