Siz siz olun sakın ola ki; kimseye “ahmak” ya da “ahmaklık etme”demeyin. Aşağıda vereceklerimi, mitralyöz gibi sıralayabilirsiniz… Mesela, önünüze gelen bir kadına; “Ne haber sürtük!” diyebilirsiniz…
***
Olayı bir kez daha tekrar edelim: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na, YSK üyelerine “ahmak” diyerek hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davadan 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyasi yasak kararı çıktı. Allah saklasın dört yıl şu kadar gün de çıkabilirdi. İmamoğlu dua etsin, Allah’tan idam cezası kaldırıldı. Dostlar; çok tehlikeli “ahmak” sözcüğünü mutlaka sözlüğünüzden çıkartın.
***
Nitekim Savcı, cezayı az bulmuş. İstinafa itiraz edecekmiş…Edeceğinden şüphe etmiyorum. İtirazın kabul edileceğinden de… Zira dava ne kadar uzarsa, “Demokles’in kılıcının”İmamoğlu’nun kafasının üzerinde durma süresi de o kadar uzar… Yani, hiçbir zaman İmamoğlu aday olamaz. Diyelim oldu. Ya İstinaf ve Yargıtay, “mazbata alınana” dakikalar kala “onarsa”? Öyle ya, az da olsak “olasılık”dahilinde…
***
“Ahmak” sözcüğü “hakaret” kabul edildi “satılık” sözcüğü “kaba eleştiri” kabul edildi. Öyle ya; “Google Amca” hiçbir şeyi unutmuyor. O nedenle, özellikle 20 yıldır genelde, 30 yıldır yerelde iktidar olan AK Partililer, ağızlarından çıkacak laflar “iki ölçüp bir biçerek!” söylesinler.
***
Eski defterleri karıştıranlar bakınız neye ulaşmış: Cumhurbaşkanlığı referandumu sonrası Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı için;“Satılık YSK Başkanı'' ifadelerini kullanan bir kişi hakkında dava açılmış; mahkeme heyeti sanık hakkında beraat kararı vermişti. Mahkeme kararında, sanığın;“Oluşan tartışma ortamında kaba eleştiride bulunduğu sözlerin, kanunda suç olarak tanımlanmadığı”nı belirtmişti.
***
Hakaret olmayan sözcüklerin bazılarını, Yeniçağ’dan aldım (15 Aralık 2022). Haber; “Bu sözlere ceza yok ama hakarete cevap veren İmamoğlu'na var!” spotu ile başlamış yazı. İmamoğlu kararla ilgili; "Bana verilen bu anlamsız ve hukuksuz cezayı başarımın ödülü olarak görüyorum" dedi. İmamoğlu, "Allahıma şükür genel başkanımızın huzurunda ilk günkü gibi bugün de başım dik, alnım açık, göğsümü gere gere söylüyorum hepinizin huzurunda, 2023 yılı çok güzel olacak. İstanbul'dan işimizi yapmaya devam edeceğiz, işimizin başındayız" dedi.
***
Siyasetin dili son zamanlarda iyice çirkinleşmeye başladı. Vatandaşlar sık sık siyasi parti yöneticilerine üslup ve söylemlerinde toplumun hassasiyetlerini gözeterek kırıcı olmayan, buyurganlıktan uzak temiz bir dil kullanmak zorunluluğunu hatırlatıyor.Sosyal medyada siyasiler, ünlüler dahil bir çok insan İmamoğlu davası sonrası, yukarı da verdiğim emsal davayı da hatırlatarak, "tartışmalı" karara;
"Ulan, ahlaksız, adi, cibiliyetsiz, zürriyetsiz, müsvedde, tezek, çamur, mankafa, alçak, affedersin Ermeni, çirkef, şerefsiz, kız mıdır kadın mıdır, edepsiz, yalaka, geri zekalı, iyi ayyaş, vampir, dönek, virüs, soysuz, rezil, çakal, ölü sevici, eşkıya, çürük, terörist. İsrail dölü, kalibresi bozuk, sürtük, zillet/illet, vb. laflar hava uçuştu. Mahkeme yok, ceza yok" diyerek tepki göstermeye devam ediyor.
***
İsterseniz konuyu, bazı “kelam-ı kibarlarla” bağlayalım. Zira inanın hasret kaldık. Eskilerin ifadesi ile“Üslubu beyan aynı ile insanmış!” Ya da Cerrahi Şeyhi (Sahaflar Şeyhi) merhum Muzaffer Efendi (Özak); “’Şerefü'l mekân bi'lmekîn’de vardır,‘Şerefü'lmekînbi'l mekân’da vardır”, diyor. Yani, “bir mekan bazılarını şereflendirir; bazıları da bulunduğu makamı.”
***
Evet. Demokrasi, özgürlük yanlısı; yargı bağımsızlığın, hukukun üstünlüğünü savunan biz de; “Her şey güzel olacak!” diyoruz. Zira“insanlık geriye gitmez!” Sonuçta; demokrasi, bireysel hak ve özgürlükler kazanacak. Öyle ya; insanlığın “Kızılelması”, demokrasi, bireysel hak ve özgürlükler… Başkalarının özgürlüğüne karışmadan, insanların özgürce yaşaması. O nedenle, ustamız merhum Çetin Altan’ın dediği gibi; “Enseyi karatmayın”. Bu ülkede bir gün demokrasi, hukuk, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı kâmil mânâda egemen olacak…