Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 22.02.2022 12:06

KOVİD VE HIRSIZLIK

Facebook Twitter Linked-in

Bir haftadır, Kayseri dışındayım… Sürekli şehrimizden haber almaya çalışıyorum. İki haber öne çıkıyor; bağlarda “hırsızlık” ve “kovid”Kovide bağışıklık kazandık… İlgilendirmiyor artık… Her gün ölen 250 vatandaşımız da… “Saldım çayıra, Mevlam kayıra!” diyoruz… 

***

“Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete!”, denebilecek türden olaylar yaşıyoruz. Kimsenin umurunda değil… Ahali, el ele, göz göze, diz dize… Benim gibi maskeli, mesafeli “Kelaynak kuşlarını”, uzaydan gelmişiz gibi seyrediyorlar.

***

Covid-19, yeni versiyonu ile hızla yayılıyor. Yeni versiyona da “omicron” diyorlar… Yayılma hızı yüksek ama “öldürme hızı” düşükmüş… Bunu da, ölüm “sayısı” ile, tespit edilen “vaka” sayısını oranlayarak söylüyorlar.

***

Sözgelimi, 100 bin olaya karşı, 250 civarında gerçekleşen ölüm sayısı, tehlikenin geçmeye başladığının kanıtı imiş. Yani, binde 2,5… Tabii, bırakınız 250 kişiyi, “bir” kişinin ölümü bile kabul edilemez. Ama söz konusu salgın olunca bundan da kaçınılamaz. Tabii, kabul edilebilir “vaka” ve “ölüm” sayısı nedir? Bunu bilmek lazım. Tabii, ben bilmiyorum.

***

Mesela Kayseri’de yüz binde 820 kişi imiş (29 Ocak-4 Şubat) tarihleri arasında. Bunu yaklaşık 15 ile çarparsak yine yaklaşık 12 bin vakaya karşılık gelir Kayseri’de… Bu tespit edilebilen... Ya bir de edilemeyeni düşünün? Uzmanlar bunu, 3-4 katı olabileceğini söylüyorlar. Demek ki, 30 binin üzerinde vatandaş, kovidli geziyor Kayseri’de…

***

Bu gidişle,  “her nefsin ölümü tattığı!” gibi, her Kayserili, her Türkiyeli de “covid”i tadacak. Öyle gözüküyor. Hiç olmasa, “maske” ve “mesafe” şartını açık havada olsa grup/toplu halde bulunulan mekanlarda zorunlu hale getirmek lazım…

***

Bir de Kayseri’de, birinci doz aşı yaptıranların, 16 ve üstü yaş grubuna oranı, yüzde 93’lere varmış. İki doz olanların sayısı ise yüzde 85’lerdeymiş. Dördüncü ve “hatırlatma aşısı” olanların sayısı belirtilmiyor. Korkarım, bu gidişle bir ve iki doz aşı olanların aşıları anlamsız olacak.

***

Baksanıza, hatırlatma dozu süresini 6 aylardan 3 aya düşürdüler. Nasip olursa, Nisan başında, 6. dozu yaptırtacağız, eşimle. Aşı karşıtları ve bunların etki alanına girenler sayesinde, bu salgının atlatılması zor görülüyor. Yoksa, her gün, bir uçak dolusu insanın ölmesi de kaçınılmaz gözüküyor.

***

Bakan açıklıyor. Yüz bini aşan vakanın yüzde 90’ı altmış yaş üstü vatandaşlarmış. Bir diğer gerçek de şuymuş: Bunların yüzde 88’i de ya aşı olmamış ya da aşısı eksiklermiş. Bu gerçek karşısında, ahalinin karşı olmasını anlarım ama bazı doktorlar ve bazı sağlıkçılar nasıl aşı karşıtlığı yapar anlayamadım.

***

Her gün bir uçak düşüyor, kanımsadık artık. Vakayı adiyeden oldu… Çok acı… Sonuçta, covid ile mücadeleyi kamu da bıraktı, ahali de… “Saldık çayıra Mevlam kayıra!”, dönemi başladı. Buna; bazıları; “sürü bağışıklığı” da diyor. Ahali umursamayınca, kamu çaresiz kalınca olacağı da bu…

***

Anlaşılan; dediğim gibi, “Her nefs covidi tadacak!”, bakalım bize sıra ne zaman gelecek. Kim bilir bel ki de, farkında olmadan atlatıyoruz.

***

Kayseri’den aldığım ikinci haber, “hırsızlık vakalarının” artması… Benim, şu kadar uzak mesafeden haberim olduğuna göre elbette Kayseri Emniyeti ve Jandarmanın da haberi vardır… Hırsızlığın yoğun olduğu yerler, bağlarmış… “Cıbıbık çağırtıyorlarmış!” Kapı, Pencere, demir hak getire… Bir de evleri darmadağın ediyor; ellerine ne geçerse, ortalığa saçıyorlarmış, hınç alır gibi.

***

Bir dağ başındaki evin soyulmasını anlarım da, yukarı Talas’ta Vali Konağı, Karakol ve ana cadde üzerindeki yerler nasıl soyulur, anlamakta zorlanıyorum… Yanılmıyorsam, Valikonağı’na 100 metre mesafede, karşı karşıya, AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu’nun bağ evini de soymuşlardı. Ne oldu? Bilmiyorum…

***

Anlattıklarına göre bir sıkıntı da şuradaymış. Mesela, bir hırsız yakalandı, mallar müsadere edildi, bir depoya konuldu… Diyelim ki, on- on beş yıl önce aldığının televizyonu depoda gördünüz… Geri nasıl alacaksınız? “Bu, benim!” diyerek.

***

Tabii,  “Peki, faturanız var mı?” Öyle ya, kanıtlamak zorundasınız, size ait olduğunu. Siz siz olun da buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makinesi, televizyon, elektronik eşya gibi cihazların faturalarını saklayın… Tabii, giyeceklerinizin de… Ziynet eşyalarınızın da…

***

Mutlaka parmak izi tespiti yaptırtın, gelen görevlilere, az çok tanıtacak biçimde, eşyalarınızı tanımlayarak zabta geçirtin… Mesela ben, hemen yapacağımı söyleyeyim, tabii, dönene kadar bir hırsız bizim semte uğramazsa… Cep telefonu ile, dört bir yandan cihazların resmini çekeceğim… “Seri no” olan kısmını çekmeyi de unutmayacağım… Bir de fotoğraflar da mutlaka tarih olsun. Gerçi, akıllı telefonlarda var, tarih düşmek… Geçmişte, tesadüfen çektiğiniz fotoğraflar da mutlaka işe yarar…

***

Evi soyulan bir hemşerimiz, müjdeli haberi vermiş. Büyüklerimizden, AK Parti Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş; “köklerinin kazınacağı!” müjdesini vermiş. Bunu da duyurmak istedim. Hırsızlık ve kovidsiz günler dileğiyle…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —