Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 22.10.2021 11:18

KİŞİ BAŞINA GELİR

Facebook Twitter Linked-in

Bugün size iki “üstadı” konuk edeceğim. İlki eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez, diğeri son günlerde adı Cumhurbaşkanı adaylığı için geçen, CHP İstanbul Milletvekili, kaldırılan DPT Müsteşarlarından İlhan Kesici.

***

Eğilmez’in, “KENDİME YAZILAR” blogundan aldığım, “Kişi Başına Gelir Karşılaştırmaları” (Ekim 19, 2021) tarihli yazısı. Yer darlığı nedeniyle grafikleri alamadım. Umarım, anlam bozulması olmadan aktarırım.

***

Üstadımız; “Yapacağımız şey ülkelerde kişi başına gelirin dünya ortalamasından sapmasına bakmak. Bu bize orta gelir düzeyinden ne kadar farklı bir yerde olduğumuzu gösterecek. Dünya GSYH’sini IMF’nin veri stokundan alıyorum” diye başlıyor söze ve yararlandığı “linkleri” veriyor.  Bakalım; gözler görülmedik şekilde büyüyen, ABD, Almanya, İngiltere ve dahi dünyanın kıskandığı “ülkemin insanına” nasıl yansımış.

***

Öyle ya; diğer üstadımız Kesici; “Büyüme falan tamam da, ben, bunun aşa ve işe nasıl yansıdığına bakarım” diyor ve o müthiş, ironi yüklü, Erzurumlu bakkal amcanın, ne halde olduğunu anlatan sözlerini anımsatıyor: “Deftere bakıyorum hac lâzım olmuş. Cebe bakıyorum para yok!”

***

Kesici, 2022 bütçesiyle ilgili, ilk bakışta dikkatini çeken şu bilgiyi aktarıyor: “Bütçe’de ilk dikkatimi çeken kalem Faiz Giderleri kalemi. Rakam 240 milyar TL, bugünkü kurla 26 milyar dolar. Elbette çok yüksek. Günde 658 milyon TL, her saat 27 milyon TL.”

***

“Paranın” kime gittiğini anladınız mı? Bir avuç faizciye/tefeciye… Konu faizden açılmışken şu bilgiyi de ben aktarayım: Merkezi yönetim bütçesinde, sanırım son üç yıla kadar “faiz dışı denge” fazla verirken 2019-2020 ve 2021 döneminde “açık” verdi(ecek). Bu, bütçe disiplininden ne denli uzaklaşıldığını göstermekte.

***

Diyelim ki açık, 2020-2021 yılları pandemi nedeniyle verildi. Peki, 2019 açığı neyin nesi? O nedenle, Hükümet ve dahi TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, yaşanan ekonomik krizi (Kılıçdaroğlu’na göre buhranı) “pandeminin” sırtına yıkıp işin içinden sıyrılmaya çalışmasınlar. Dikkat edilirse, bu “algı”yı oluşturmaya başladılar.

***

Hatırlanırsa; ortada daha “papaz-mapaz”, “Tramp-mıramp”, “Pandemi-mandemi” falan yokken, gelen krizin eskilerine benzemediğini, eskilerin “V” şeklinde olduğunu, “vurup-çıktığını”; oysa gelenin “L” şeklinde olacağını “vurup” ne zaman “çıkacağının” belirsizliğini aklı eren herkes söylüyordu. Bu fakir de bunlardan esinlenerek gidişatı köşesine taşıyordu.

O nedenle, son günlerde ortada gezmeye başlayan Hisarcıklıoğlu’na anımsatmak isterim; Yaşanan krizi pandemiye yıkmaya falan çalışmasın. Çok ucuzluluk olur. Bunda, bir “sermaye örgütü” TOBB’un Başkanı olarak kendisinin de payı var. Zira gerçekleri söylemedi. Olmayan Türkiye ve dahi Kayseri’yi sürekli anlattı.

***

İşte böyle bir ortamda Eğilmez bakınız ne diyor: Dünya GSYH’sini dünya nüfusuna bölerek dünyada kişi başına düşen ortalama geliri buluyorum.  Ardından yine IMF’nin veri stokundan her bir ülkenin cari fiyatlarla kişi başına düşen gelirinin USD cinsinden değerini alıyorum… .”

“…ABD, Çin, Almanya, Kore, Endonezya, Brezilya. Bu altı ekonomi arasında en iyi durumdaki ülke ABD’dir, onu Kore izliyor. Çin, inanılması zor bir çıkışla dünya ortalamasını yakalamış görünüyor. Macaristan özellikle AB üyeliğiyle birlikte ortalamanın üzerine çıkmış, Bulgaristan da benzer bir yolda ilerliyor.” 

Bunlar güzel de peki ülkemiz nasıl? “…Türkiye, AB ile tam üyelik müzakerelerini başlattıktan sonra iyi bir çıkış yakalamışken özellikle başkanlık sistemine geçiş sonrası ciddi bir düşüş yaşamış ve dünya ortalamasının altına düşmüş bulunuyor.

Yalnızca 2020 yılının, bizi kıskanan ülkelerin görünümüne bir bakalım: “…Tablodan görüleceği gibi bu seçtiğimiz ülkeler arasında 2020 yılında dünya kişi başına gelir ortalamasının en üzerindeki ülke ABD, onu Almanya ve Kore izliyor. Dünya ortalamasından en olumsuz sapmayı Endonezya gösteriyor. Brezilya ve Türkiye de olumsuz sapma yaşayanlar arasında üst sıralarda yer alıyor.”

“…Türkiye’nin kişi başına geliri 2005 yılına kadar dünya ortalamasının yüzde 15–30 arasında altında seyretmiş, 2005 yılında denkleşme sağlanmıştır. Ardından dünya ortalamasının üzerinde giden Türkiye, aşağıdaki grafikten görüleceği gibi 2017 yılından başlayarak dünya ortalamasının altına düşmüş 2020 yılında da yüzde 21 olumsuz sapma göstermiştir.”

***

“Şimdi Türkiye’nin 1980 – 2020 arasındaki tam serisinin (bütün yılları kapsayan seri) grafiğine bakalım”: Grafiğe baktığımızda, 1990’lara kadar Türkiye’de kişi başına gelir dünya ortalamasının üstünde iken, 1990 sonrası altına inmeye başlıyor. “… 2005’de başlayan kişi başına düşen gelirin dünya ortalamasına göre yükselmesinin 2017’ye kadar, inişler yaşasa da sürdüğünü, başkanlık sistemine geçiş sonrasında olumsuz bir sapma içine girdiğini gösteriyor.”

***

Eğilmez şöyle noktalıyor: Türkiye’nin böyle geriye düşmesinde sorun büyüme hızı değildir, sorun; Türkiye’nin izlediği yanlış politikalar sonucu risklerinin sürekli yükselmesi ve onun etkisiyle Türk Lirasının hızlı değer kaybı yaşamasıdır. Günümüzde kurda yaşanan gelişmelere bakınca Türkiye’nin kişi başına gelirinin dünya ortalamasına göre olumsuz sapmaya devam edeceğini söylemek mümkündür.”

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —