Menü Kayseri Gerçek Haber
RECEP BULUT

RECEP BULUT

Tarih: 10.07.2023 16:17

KILIÇDAROĞLU ONU SAĞLIK BAKAN YARDIMCISI YAPACAKTI!

Facebook Twitter Linked-in

“HER TÜRLÜ TEK ADAM REJİMİNE KARŞI DURAN 

BİRİ OLARAK BU AÇIKLAMAYI YAPIYORUM!” DEMİŞTİ!

CHP eski milletvekili Çetin Arık, Zeki Özkan ve yönetiminin görevden alınması üzerine Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği basın toplantısında hem “değişim” çağrısında bulunmuş hem de “Sayın Genel Başkan ile 450 kilometre yol yürümüş adalet savunucusu olarak, her türlü tek adam rejimine karşı duran demokrat biri olarak, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmamak için bu açıklamayı yapıyorum” demişti.

PROFİLİNDEN  KILIÇDAROĞLU

İLE OLAN FOTOĞRAFINI  KALDIRDI!

Cumartesi günü Cumhuriyet Meydanı’nda eski İl Başkanı Ümit Özer, Zeki Özkan ve bir grup partililerle düzenlediği basın toplantısında kameralar karşısında yaptığı açıklamayla hem “değişimden” yana olduğunu beyan eden hem de CHP Genel Merkezi’ne karşı kazan kaldıran Çetin Arık, sosyal medya hesabında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte olan fotoğrafını kaldırarak tek fotoğrafını koydu. 

Cumartesi günü Cumhuriyet Meydanı’nda eski İl Başkanı Ümit Özer, Zeki Özkan ve bir grup partililerle birlikte düzenlediği basın toplantısında kameralar karşısında yaptığı açıklamayla hem “değişimden” yana olduğunu beyan eden hem de CHP Genel Merkezi’ne karşı kazan kaldıran Çetin Arık, sosyal medya hesabında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte olan fotoğrafını kaldırarak tek fotoğrafını koydu…

Bu gelişmeler CHP de hararetli tartışma konusu oldu…

Çetin Arık, Cumhuriyet Meydanı’nda ki basın açıklamasında, “değişimden” yana olduğunu açıkça vurguladıktan sonra CHP Genel Merkezi’ne niye kazan kaldırdığını şu şekilde dile getirmişti: ”Bugün bu açıklamayı şunun için yapıyorum. Sayın Genel Başkan ile 450 kilometre yol yürümüş adalet savunucusu olarak, her türlü tek adam rejimine karşı duran demokrat biri olarak, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmamak için bu açıklamayı yapıyorum. Evet, bugün seçim atmosferine girilmişken Sayın İl Başkanımız ve yönetimi görevden alındı. Şimdi buradan soruyorum; Hangi gerekçeyle İl başkanı ve yönetimini görevden aldınız? Burada yapılmak istenen değişimin önünü tıkamak için delege seçimlerine müdahale etmek midir? Tüzüğümüz çok açık ve nettir. Acaba yapılmak istenen ben seni atadım sende kapalı kapılar ardında delegeleri ayarla sende beni seç demek istenmek midir? “

Yani anlayacağınız Millet İttifakı seçimi kazanmış olsaydı muhtemelen Çetin Arık Sağlık Bakan Yardımcısı olacaktı!

O zaman da “değişim” diyecek miydi? O zaman da Kılıçdaroğlu’na karşı bayrak açacak mıydı? Muhtemelen seçim kazanıldığı için bugünkü tartışmalar yaşanmayacak ve Çetin Arık ve ekibi de kazan kaldırmayacaktı! 

Kılıçdaroğlu ile olan profil fotoğrafını değiştirecek miydi? 

Kesinlikle değiştirmeyecekti… 

Maalesef bu işler böyle yürüyor…

Çetin Arık’ın o günkü açıklamasında en çok üzerinde durduğu bir başka konu da mahalle delegesi seçimleri idi… Kendisinin de Alpaslan Mahallesi üyesi olduğunu ancak şu ana kadar kendisine herhangi bir mesaj gönderilmediğini dile getirerek, tüzüğe göre niye her mahalleye sandık konulmadığını sormuştu… Çetin Arık’a cevap bir dönem birlikte seçim kazandıkları CHP Melikgazi İlçe Başkanı Yakup Yılboğa’dan gelmişti. Yılboğa sosyal medya hesabından Çetin Arık’a cevap mahiyetinde yaptığı paylaşımda,

“Son üç dönem milletvekilliği yap, tüzükten, yönetmelikten bir haber ol… Bakın bakalım delege seçimleri kaç gün önce üyelere bildiriliyormuş? 22 yıldır partinin üyesiyim, hiçbir dönem mahalleye sandık kurulduğunu hatırlamıyorum. Hele hele son üç dönemdir hiç olmamıştır. Kaldı ki son İl Başkanı bu 3 dönem de de önceki vekille beraber yönetimdeydi” diye sordu.

Yani Yılboğa, “Sen üç dönemdir milletvekilliği yaptın, hangi dönem hangi mahalleye sandık konulmuş?” diye soruyor… 

Yani Melikgazi İlçe Başkanı Yakup Yılboğa, bir anlam da milletvekilliğinden olunca mı mahalle delege seçiminde mahallelere sandık konulması gerektiğini hatırladın demek istiyor… 

Çok doğru! 

Dün de yazdım; Yetki ve mühür elinizden kayıp gidince, hak, hukuk, adalet ve tüzük aklınıza geliyor, yetki sizdeyken hiç o dallara basmıyordunuz! Böyle çifte standart hak, hukuk ve de adalet olur mu?

Bırakın mahalle seçimlerinde mahallelere sandık kurmayı Melikgazi İlçe seçimleri öncesi yazılan delegelere bile ulaşmak mümkün değildi… O isimleri sadece Arık Ailesi mensupları tanıyordu… Seçimlerin yapıldığı ve işletmeciliğini eski İl Başkanlarından Sadık Atilla’nın yaptığı düğün salonuna oylama başlar başlamaz, günün ilk saatlerinde camları siyah filmle kaplı minibüs ile kara çarşaflar için de kimlerin büyük bir gizlilik içinde getirilerek oy kullandırıldığını görmeyen yoktu…

Unuttunuz mu o görüntüleri?

Şimdi aynı Çetin Arık, milletvekilliği sona erince, Ümit Özer ve ekibi yönetimden alaşağı edilince, hak-hukuk-adalet diyor ve delege seçimleri için mahalleler de niye sandık kurulmadığını soruyor!

Kime soruyor?

Üç yıl önce el ele verip Melikgazi ilçe seçimlerini birlikte kazandıkları Yakup Yılboğa’ya! Allah var Yakup Yılboğa’da çıkıp gayet açık ve net olarak cevabını verdi… Kendileri Alpaslan Mahallesi’nde oturuyorlar ya! Alpaslan Mahallesi’nde niye sandık kurulmuyor diye soruyor beyefendi! Ve tüzüğü hatırlatıyor! Ve, “Karanlık kapıların arkasında, kuytu odalar da oldu bittiye getirilmesine de asla müsaade etmeyeceğimizin bilinmesini istiyorum” diye de gözdağı veriyor…

Bu ne yaman çelişki böyle?

Birimiz milletvekili, yeğenimiz İl Başkan yardımcısı, ağabeyimiz Kişisel Verileri Koruma Üst Kurulu Üyesi olsun, desteklediğimiz Ümit Özer’de iki dönemdir il Başkanı olunca değmeyin keyfimize…Üç dönemden sonra dördüncü döneme gelince, “Çetin biraz dinlensin” dendiğinde de kazan kaldır öyle mi?

Yani makam-mevkii olunca iyi, makam-mevkii olmayınca o parti yansın yıkılsın!

Haydi koşun meydanlara öyle mi?

SEYİT BEKTAŞ 

GERÇEKTEN SATTI MI 

SATMADI MI?

Cumartesi günkü meydan açıklamasında dikkat çeken bir ismin de Seyit Bektaş olduğunu dün yazmıştım… Birçok kişi telefonla aradı, uzun uzun epeyi sohbet ettik… Malum bundan önceki seçimler de Seyit Bektaş, kendisinin icat ettiği o meşhur sözlerle “Dalton kardeşlere” karşı bayrak açmış ancak son hafta saf değiştirerek onlara destek verdiği parti içinde sıkça konuşuluyordu… Konuşuluyordu konuşulmasına ancak Seyit Bektaş ile ilgili bu iddia unutulup gitmişti…

Taki Seyit Bektaş Cumartesi günü Çetin Arık ve ekibiyle birlikte gayet coşkulu bir şekilde kameraların karşısına geçene dek…

Seyit Bektaş, o coşkulu haliyle kameraların karşısına geçip de “Bu tüzük değişmeli, bu tüzük tek adam rejimine mahsus” diye atıp tutan görüntüleri izleyen partililer, “Biz o zaman dedikte inanmadınız, Seyit Bektaş bizi o son hafta satmıştı!” demeye başladılar…

Tabii bu “satmıştı” lafının karşılığı kesinlikle maddi anlamda değil elbette! Siyaseten! Yani son anda saf değiştirme manasında! Yani seçime bir hafta kala “Dalton kardeşler” diye eleştirdiği safa katılıp, kazanmaları için destek verdiğine ilişkin iddialar… 

Bu konu o tarihten beri her gündeme geldiğinde, “Seyit Bektaş kesinlikle satmaz Çünkü kongre öncesi yapılan o toplantıların mucidi Hasan Ünlü ile birlikte Seyit Bektaş!” diye itiraz etmişimdir… 

Ama cumartesi günü Seyit Bektaş’ı o haliyle görünce hem üzüldüm hem de düne kadar dile getirilen iddiaların doğruluğu konusunda ciddi mana da şüpheye kapıldım… Cidden öyle bir durum varsa Seyit Bektaş adına çok ama çok üzülürüm…

NİHAL GÜNAYDIN’IN

“BU YÖNETİM GELMİŞ 

GEÇMİŞ EN BAŞARILI

YÖNETİM”LAFINI 

NASIL YORUMLAMALI? 

Nihal Günaydın’ı 1990’lardan beri tanırım… 

Rahmetli Niyazi Bahçecioğlu 28 Mart 1989’da yerel seçimleri kazandıktan epey bir süre sonra Büyükşehir Belediyesi’ne alınmıştı…

Uzunca bir süre belediye de çalıştı… Sonra emekli oldu… Gazeteye bir uğradığında Haşaretle mücadele konusunda bir ofis açtığını beyan etmişti… Yaklaşık üç yıl önce yapılan il kongresinde Ümit Özer’in listesinden il yönetimine girdi… Ümit Özer ve Arık ailesinin fertleriyle uyum içinde çalışıyordu… Ümit Özer ve Arıklar neredeyse o da orada oluyordu… Hatta Bünyan ve Pınarbaşı yöresinde Turan Arık ile birlikte parti kimliğine uymayan kişileri üye yazıkları iddiasıyla parti içinde yoğun eleştirilere maruz kaldı… Yönetim kurulunda yapılan oylamalar da Ümit Özer ve Arıkların bir dediğini iki etmedi… Olabilir, ekip olarak gelmişler, ekip olarak hareket edebilirler… Bu onun takdirine kalmış bir durum… Hatta görevden alındıktan sonra Sinan Şef’te verilen veda yemeğinde (Sonra Alperen Arık’ın doğum günü daveti olduğu ve yemeğin tüm masraflarının da Alperen Arık tarafından karşılandığı söylendi!)   “Ben en pahalı yemeği yiyeceğim ve gerekirse partiden istifa edip AK Parti’ye gidip üye olacağım!” türünde laflar sarf ettiği ortaya atıldı…  Doğrusu ben ihtimal vermiyorum…Neyse dedi ki demiş ki türü dedikoduları bir tarafa bırakalım da Nihal Hanım’ın sosyal medya hesabında yaptığı paylaşıma ne demeli? 
Nihal Hanım, “Kayseri tarihinde gelmiş geçmiş en başarılı İl başkanları ve yönetimi görev yapmıştır!” diyor… Etme, eğleme Nihal Hanım! Bu parti uğruna o terör ortamında hayatını hiçe sayan il başkanlarına ve onurlu bir şekilde direnen il yönetim kurulu üyelerine bari saygın olsun! Mustafa Kulkuloğlu’na, Ömer Yılmaz’a, Gençlik Kolları Başkanı Hulusi Altun’a Av. Yusuf Aslan’a (Her ne kadar parti yönetimlerinde görev almamışsa da!) Develi İlçe Başkanıyken öldürülen Hayrettin İstanbulluoğlu’na… Sadece onlar değil, onlar gibi gecesini-gündüzüne katan nice il başkanı ve il yöneticisi geldi geçti… Tek tek yazsam sayfaya sığmaz…Her biri türlü türlü yokluklar içinde mücadele verdi… Sizin yönetimiz ve il başkanlarınıza sıra gelene dek! Üç ay önce kavgayla-gürültüyle oylarınızla seçtiğiniz il başkanı (Adil Demir) giderken size bile selam vermeden çekti gitti…
Neyse daha fazla detaylandırmayım da siz ya CHP’nin geçmişini bilmiyorsunuz (ki bence öyle) ya da dışarıdan yönetiminizin nasıl göründüğünün farkında değilsiniz! Tek kelimeyle; CHP tarihinin “en düşük profilli” başkan ve yönetim kurulunu ortaya koydunuz! Bu gerçeği bilin ve öylesine “beylik laflar” da etmeyin… 
Dediğim gibi hiç olmazsa geçmişte bu parti uğruna hayatını hiçe sayanların anısına saygı duyun…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —