Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 13.12.2023 12:36

KENTSEL DÖNÜŞÜM!

Facebook Twitter Linked-in

Deprem korkusu, “kentsel dönüşümü” tekrar gündeme getirdi. Umarım bu “korku” devam eder ve başarılı olur. Zira bir afette bedelini, toplum olarak ödüyoruz; hem de çok acı…

***

Tabii, dönüşüm yapacak kurum ya da kurumların önündeki önemli engel, mülk sahiplerinin yerinde mülk istemeleri. Peki, bu mümkün mü? 

***

Elbette mümkün, yerinde yoğunluk vererek… Mesela, yoğunluğu iki katına çıkartarak. O da, “dikey” mimari ile mümkün. Aksi mümkün değil efendim. 

***

Sadece konu, dikey mimarı olsa mesele kalmaz… Mülkiyet hakkının mutlak olduğu bir ülkede, “mülke” şöyle ya da böyle “dokunamazsanız”. Parsı olmayana, yasa zoru ile “ya kırk katır ya kırk satır demesen!”, sağlıklı bir dönüşüm de yapamazsınız. “Yaparız!”, diyen varsa, “yalan” söyler.

***

Mesela, bizim evin karşısında, 1970’lerde SSK kredisi ile yapılmış bitişik iki bina var… Riskli olduğu için boşaltıldı; hem de pek sorun gözükmedi boşaltılırken. Kim boşaltırdı? Bilmiyorum. Peki, Bakanlık ya da belediye boşaltırdıysa, her malik, yerinde bir daire isterse nasıl çözeceksiniz sorunu?

***

“Biliyoruz!” yanıtı verenler ya da bildiğini sananlar, “çözüm kümesini” sıralasın ve irdelesin bakalım, ne ile karşılaşacak? Bu örneği, bir avuç yeşil alan, kamu alanı kalmamış, her yere bina yapılmış semt ya da mahalle bazına indirgeyin bakalım ne olacak?

***

Mesela, Kayseri’de, eski Yanıkoğlu, Camikebir mahallelerini dönüştürün bakalım, ne tür “değişkenlerle” karşılaşacaksınız?

***

Mesela, İstanbul’da sur içini, Kadıköy’ü, eski Karaköy’ü, Beyoğlu’nu nasıl dönüştüreceklerini, Bakan Mehmet Özhaseki açıklasın bakalım…

***

Yani, “mülkiyet hakkının” mutlak olduğu yerde, çok zor… İşin kolayı; yasalarla da fakir fukaranın mülküne el koyar, verirsin eline bir miktar para, “yallah ne halin varsa!” gör dersin. Yerlerinde, varsılların kâşânelerinin çıkmasına vesile olursunuz…

***

Sayın Mehmet Özhaseki anımsar ya da anımsaması lazım… İmar Kanunu’nun “18 Maddesi”nin uygulanması Kayseri’de… Hâlâ da yapılıyor. Belediye, imar planı yaptı… Ortaya çıkan parsellere, mülk sahiplerini ortak etti… Çok sahipli parseller ortaya çıktı… Tabii, cüzü miktarda ilgili belediye de ortak oldu… 

***

Belediye ilgili mahkemede “İzaleyi şuu” davası açtı. Bir muhammen bedel kondu… İhaleye çıktı… Çoğu ikinci satışta, muhammen bedelin yüzde 40’ı üzerinden işlem gördü… Az bir artırımlar, satış sonuçlandı… 

Tabii, yüzlerce ortağın haberi olmadı bu satıştan… Sonuçta, şehrin göbeğinde, “yüzük kaşı” gibi, çoğu ebe ecdattan kalma eski kadastro parselleri, “ıspanak fiyatına” varsılların mülkü oldu…

***

İşin garibi, bizim gibi büyük arsa sahiplerini, tam yerleştiremediklerinden, Gazipaşa İlk Okulu’nun bulunduğu parsele de ortak etmişler. Sonra öğrendim. Atılmaz, satılmaz o parselin ortaklarından birisi de benim. Halbuki, küçük de olsa bizim aileye bir parsel verebilirlerdi. Ama vermediler. Öyle arsamız müsaitti. 

***

Sakın ha, Özhaseki ve başkanlar, “yok öyle bir şey!” demesinler… Çok mahcup olurlar… Elimde, sırf Hacısaki Mahallesi’nde, bu usulle satılan parsellerden, yediye yakının mahkeme tutanağı; ayrıca; kamu arazisine ortaklık belgem var. Allah’tan reva mı? Bunu yapanlar nasıl sual verecekler öteki dünyada? Tabii, inanıyorlarsa…

***

Hani, adam eşekten düşmüş… Ahali, “hem doktor çağırın!”, demiş. Kazazede de;“doktora gerek yok, eşekten düşen birisini bulun!”, demiş. İşte o eşekten düşenlerden birisi de bizim aile… Ebe ecdattan kalma, şehrin göbeğinde, yedi yüz metrekareye yakın, “yüzük kaşı” gibi evli bahçemiz, “ıspanak” fiyatına el değiştirdi. 

***

Bu konu da çok yazdığım, o bölgede bu şekilde parsel alan ve oldukça güçlü birisi, bir başka konudan “hakaret” davası açmıştı bana… Sonra, tatlıya bağlandı, dava düştü… Olan bizim arsamıza ve diğerlerine oldu… 

***

Tabii, yeni kentsel yasası ile de olacak bu… Varsıl olmayan kimse, evimin bulunduğu yerde ya da hemen mücavirinde yeni yerime kavuşurum diye sevinmesin. Hayal kurmasın. Avcuna koyarlar, “taktir” edilen bedeli alırsın, “yallah!” derler ya da “itin öldüğü yerde” bir parsel/daire verirler. Yani, son çıkan “Kentsel Dönüşüm Yasası” uygulaması da bundan başka sonuç vermeyecek. 

***

Bakınız neler içeriyor yasa:21 maddelik kanunun öncelikli amacının, afet riski bulunan bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırmak olduğu açıklanmıştı. Amaç çok güzel. Şapka çıkartılır. Peki, uygulama? Yani, mülkiyet hakkı nasıl korunacak?

***

Yeni düzenlemeyle beraber kentsel dönüşüm kararı için hak sahiplerinin üçte ikiçoğunluğunun aranması zorunluluğu kaldırılıyor. Salt çoğunluk yetecek.Riskli yapıların tahliyesinin engellenmesi halinde güvenlik güçleri devreye yani, çok alışık olduğumuz kalkan, tazyikli su, biber gazi devreye girecek. 

***

Kiracılar ya da hak sahipleri risk tespitini engellerse, yapılar yetkililerin yazılı izniyle çilingir yardımıyla açılarak denetlenebilecek.Riskli yapıların yıktırılması için mülk sahiplerine tek seferde 90 günden fazla olmamak üzere süre verilecek.

***

Şimdi den mülkü olan, “dayısı” olmayan ya da fakir/ fukara güzel bir soğuk su içsin.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —