Çoğu zaman, yangın ile elektrik arasında birer bir ilişki kurulur toplumumuzda... Yine çoğu zaman, “Yangın, elektrik kontağından çıktı!” denir ve dosya kapatılır...
***
Yangın da en çok parlayıcı, patlayıcı, çabuk yanıcı maddelerin; ham ve mamul maddelerin bulunduğu mekanlarda çıkar… Ama elektrik tesisatı ve ekipmanları, yönetmenliklerin öngördüğü biçimde yapılır ve seçilirse, asla ve asla elektrikten mütevellit bir yangın çıkmaz. Mesela, parlayıcı maddelerin bulunduğu bir mekanda, bir elektrik anahtarından çıkan kıvılcım, ortalığı savaş alanına çevirir…
***
Yine mesela, muhasebe departmanında çıkan yangınlara bir soru işareti. Biliyorsunuz, nedense, buralarda da çok yangın çıkar, elektrik! nedenli. Öyle ya, raporlar böyle verilir… Acaba öyle mi? Hiç de öyle değil… İsterseniz, bir yığın muhasebe defteri koyun bir elektrik prizinin yanına. Prize iki izole kablo sokup, bunları defterler dokundurarak kısa devre edin, bakalım defterler ateş alıyor mu? Tabii, denemeyin, tavsiye etmem…
***
Benzeri bir ilişki trafik kazalarında da devreye girer ... Bilirkişi raporlarında sürücü asıl suçlu olarak karşımıza çıkar...Diğer unsurlar pek değerlendirmeye alınmaz...
***
Hele hele yolların yapısı, asfalt, yol geometrileri, uyarı ve bilgi levhaları/işaretleri vs. hiç raporlara girmez... Mesela, yol aydınlatması hiç mi hiç akla gelmez... Anlayacağınız, yangın denince “şamar oğlanı!” elektrik, trafik kazası denilince “şamar oğlanı!” sürücü...
***
Ne güzel? Değil mi?İdare et gitsin, abi... Yükle suçu bunların üzerine… Aslında bu tür yaklaşım; şarklılığın, ucuzculuğun, bilim tanımazlığını ve kolaycılığın bir işaretidir.Aslında bu tür yaklaşım, gerçeklerden kaçmadır ya da gerçekleri örtbas etmedir... Neyse!..
***
Bakınız; elektrik/yangın ilişkisi bizi, aydınlatma/kaza/güvenlik ilişkisine kadar götürdü... Bizi buraya, geçen gün Sakarya da, Kuzey Anadolu Otoyolu’ndaki zincirleme kaza, getirdi… Sis nedeniyle, görüş mesafesinin çok çok düşük olması önemli bir neden… Tabii, burada da suç, “sise” atılacak, hayatta kalan “sürücü” varsa, onun sırtına yıkılacak…
***
Oysa o bölge, bildiğim kadarı ile Bolu Kaynaşlı’ya kadar sis bölgesi… Her an sis beklenir… O nedenle, yol boyu, gerekirse, yolun büyük bir bölümüne sis lambalı aydınlatma direkleri ve ayrıca bu direklere sis flaşörleri tesis etmek gerekir…
***
Gördüğüm kadarı ile bu bölgede böyle bir tesisat yok… Majör hata… Yüzlerce milyon dolar harcanarak yapılan bu yolda, birkaç milyon dolarlık tesis nasıl esirgenir ya da nasıl düşünülmez, bilemem…
***
Derdimi şu örnekle daha kolay anlatmaya çalışayım… Mesela, Kayseri Kırşehir devlet yolunun, Çallıgedik ve devamı yoğun tipi alır… 1960’lı yıllarda bu yolda gidenler çok iyi anımsar… Açık olan yol, bir de bakmışsınız, tip nedeniyle kapanmış…
***
Tabii, bu işin uzmanı olan Karayolları, bu yerlere, iğde dikerdi… Baktılar olmuyor, bu sefer de “kar bariyerleri”koymaya başladılar… Bir de yollar “duble” ve yükseltiler indirilince, tipi nedeniyle yollar kapanmaz oldu…
***
Bizim kuşak iyi anımsar, Bolu ve Bolu geçişi, sisin yoğun yolduğu yerlerdi… Sis nedeniyle, trafik çok sıkıntıya girerdi… Daha sonraki yıllarda gerek Bolu Dağı Kaynaşlı inişi ve gerekse de Bolu otoyolusis armatürleri ile donatıldı…
***
İsterseniz bir örnek de bizden verelim… Erciyes Hacılar yol ayrımından itibaren, Develi’ye kadar sis lambaları ve kar siperleri yapıldı… Tabii, ilk anda yapılmamıştı bunlar ama ihtiyaç olduğu gözüktüğü anda Karayolları bu yatırımı yaptı…
***
Bu kadar deneyimi olan Karayollarının, bu bölgede, sise karşı neden aydınlatma projesi yapmaz, işletmecilere, bu şekli ile ihale etmez? Belki, yolun, Bolu taraflarında tesisat vardır, bilemiyorum… Ama behemal bu önlemlerin alınması gerekir.Unutmayın, kaza herkesin başına gelebilir.
***
Netice olarak; şunu unutmayın; yol, cadde ve sokak aydınlatmalarının güvenlik ve trafik kazasıyla doğrudan ilişkisi vardır... Kötü ya da yetersiz aydınlatma trafik kazalarında ve can/mal güvenliğinde önemli bir rol oynamaktadır.
***
Belediyelerimiz çok güzel bulvarlar açıyor… Tabii, aydınlatma da yapılıyor. Aydınlatmalar, bir projeye mi müstenit yoksa “faz-nötr çek götür!” mantığı ile mi yapılıyor? Bilemiyorum…
***
Kazasız, belasız yeni bir yıl dileğiyle...