Kayserispor ile ilgili olumsuz gelişmeler, bana hiç enteresan gelmiyor. Zira, biliyorum ki, defalarca da yazdım, ciltlere sığmayan bir kitap olur: “Bir profesyonel olay amatörlerce ve amatörce yönetilemez!” Yönetilirse ne olur? Bugün düştüğü durum olur. Bu, aslında Anadolu kulüpleri için kaçınılmaz bir son. Kader falan değil.
***
Süper Lig'in 2. haftasında Kayserispor, sahasında Sivasspor'a 2-1 mağlup oldu. Mağlup olmasına oldu ama peşinden Başkan Ali Çamlı’nın, zehir zemberek açıklamalarla istifası geldi. Pazartesi günü genel kurul kararı alacağını söyleyerek bir önceki yönetime yüklendi. Hem de nasıl!
***
Evet. Çamlı zehir zemberek açıklama yaparak istifa etti. Berna Gözbaşı’ndan hesap soruyor, gelirlere temlik koyduğu için.
***
Eeee… Ne yapsın kadıncağız. Kayserispor yüzünden zor duruma düştü. Fabrikasının kapandığı ya da devredildiği söyleniyor. Tabii, hanımefendi, bununla için de hiçbir açıklama yapmadı.
***
Çamlı; "Galip gelip söylemek istiyordum ama artık bu takım benim açımdan yönetilemez hale gelmiştir. Seyircilerin aldığı biletlerin dahi temlikte olduğu bir ortamda ne yapmamı bekliyorsanız onu yaptım. Bu kulübü bu hale getirenlerin herhalde yüzleri kızaracak, utanacaklar. Eğer utanacak bir yüz varsa."
***
Çamlı, kulübü bu hale getirenleri sahneye davet ettiğini belirterek;"Buyursunlar, yönetsinler. Bu sosyal medya kabadayıları var ya, gelecekler bu kulübü yönetecekler" dedi.
***
Çamlı Bey mi desem, Çamlı Hoca mı desem bilemiyorum. Kusura kalma, havuza girerken, mayınlarla dolu olduğunu bilmiyor muydunuz?
***
Yetmişli yıllarda üç dört yıl yöneticilik yapmış, elli yıldır maçlara dahi gitmeyen ben, biliyordum da, siz nasıl bilmezsiniz, anlamak mümkün değil?
***
Hep laf edildi. Şikayet edildi; ithamlar yapıldı, hatta mahkemeye suç duyurusunda bulunuldu ama hiçbir şey açıkça kamuoyu ile paylaşılamadı.
***
Başkansöylüyor: "Bundan sonraki süreçte burayı pis edenleri temizlemeye davet ediyorum!”Sayın Başkan, Ortamı pis edenler kim? Sadece Gözbaşı mı?
***
Devam ediyor; “Kulübün bir kuruşunu koymadan doğmuş, doğacak tüm alacaklarını siz temlik edeceksiniz, sonra da benden bir şeyler bekleyeceksiniz. Yok böyle bir şey, ben kimsenin işçisi değilim, paralı askeri değilim.”
***
Başkan kimsenin işçisi değil, paralı askeri değil. Doğrudur, anlarım. Ama sizi işçi olarak, paralı asker olarak görenler kim? Yoksa sizi bu havuza iten ya da itenler mi? Mesela ban sorsaydınız, asla başkanlığı üstlenmeyin derdim. Biliyorum ki, sizden sonra gelecek de benzeri şeyleri söyleyecek.
***
Peki, sizi havuza iten ya da itenler, başkanlığa devamınızı isterlerse ne yapacaksınız?
***
Rahmetli, Recep Mamur’a da, Erol Bedir’e de, Berna Gözbaşı’na da sordum. Size de soruyorum. Sizi bu havuza kim itti, iten ya da itenler ne vaatlerde bulundu?
***
Sayın Başkan,“Ben Ali Çamlı'yım. Bugüne kadar yönetimimle beraber üzerime düşeni fedakarca yaptım. Bundan sonra köşede, bucakta kulis yapanlar, ayak oyunları çevirenler biraz insanlıktan anlıyorlarsa bu çağrıma dönerler. Benden bu kadar. Bir önceki başkanın hasiyeti, şerefi, onuru varsa yaptıkları tüm pislikleri gelecekler, temizleyecekler, Kayserispor'un hakkını gasp etmeyecekler”, demişsiniz.
***
Başkan, lütfen “karanlıkta göz kırpmayın. Kim bunlar açıklayın?” Açıklarsanız, Kayserispor’a büyük hizmet yapmış olursunuz. Bu, sadece Gözbaşı mı?
***
“Kayseri'nin kuruşunu ziyan eden kim varsa ömrünün sonuna kadar rezil olsun. Affımı istiyorum, genel kurul kararı alacağım. Herkes kimin ne yaptığını çok iyi biliyor. Bizim de içeride alacaklarımız var, feda olsun bu şehre, 1 kuruşunu bile talep etmeyeceğim. Gelecek, genel kurulda yaptıklarını anlatacak. Yoksa ben anlatırsam inanın bu sokaklar onlara dar olur. Beni anlatmak zorunda bırakmasınlar. Kayserispor asla sahipsiz kalmaz."
***
Sayın Başkan, tekrar başkan olup olmama sizin hakkınız. Saygı duyarım. Kimseyi zorla başkan yapmaz, yönetime almazlar anlarım. Alacaklarınızı “feda etmenizi”de… Ama mutlaka mutlaka bu kulüpten alacağınızı bilemek zorundayız. Detaylı bir biçimde açıklayın.Tabii, diğer borç ve alacaklıları da…
***
Evet. Kayserspor’da da, yeni gelen başkana “üç zarf” bırakma âdet haline geldi. Yeni başkana acizane tavsiyem, şimdiden “üç zarf”’, hazırlasın.