Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 06.12.2021 12:04

KAYSERİ SULAMALARI

Facebook Twitter Linked-in

Bir hafta sonra kışa gireceğiz… Bu, yerel tabirle “90 taşının” başlangıcındayız. Çiftçi “90 taş” koyarmış çömleğe, her gün birini alarak, “tarım takvimi” oluştururmuş. “Karakış” derken arkasından “zemheri” ve “gücük” gelecek. Yine “baharı görmeden yaz gelip geçecek!”. Binlerce yıldır görülen döngü, bu… Mevsimsel değişimleri, bir insan ömrü içerisinde göremeye bilir ama bizim kuşak, “baharların” yavaş yavaş ortadan kalktığını, altı ay yaz, altı ay kış periyoduna girdiğimizi hissetmeye başladı. Ne baharın ve ne da kışın, o stabil yağışları kaldı.

***

Sanırım, bir iki sağanak, bir sezonda düşen yağışa denk bir yağış bırakıyor. Sonrası, “yağmur ve kar duasına” kalıyor. “Makarr-ı ulema” kentimizde, pek nefesi kuvvetli hoca kalmadığından olsa gerek, “dua” da fayda etmez oldu. Tabii, buna verilecek yanıtı biliyorum; “Bina ile zina çoğaldı da ondan!”. Bet bereket kalmadı…

***

Doğada yağış döngüsü dramatik bir biçimde değişirken, bizlere, kurum ve kuruluşlara düşen bir görev var; “Yeraltı ve yerüstü sularını etkin ve verimli” kullanmak. Bunu yapabildiğimiz sürece, “susuzluğa” bir nebze de olsa olumlu katkımız olur. Yoksa yakın bir gelecekte, Kayseri çanağında bırakınız kullanma, içme suyunu dahi bulamayız.

***

Yeraltı ve yerüstü sularının bir planlamasını yapmak, bu doğrultuda önlemler almak gerekir. “Ben yaptım oldu!” denirse, sonunda; “bu tesisi kurduk ama bunun su gereksinimini nasıl karşılayacağız?”, demek zorunda kalırsınız…

***

Kayseri’de, özellikle belediyeler eliyle yaşanan hal bu… Yaptıkları tesislerin, peyzajların su ihtiyacının nasıl temin edileceğine dair, bir sayfa çalışma varsa dişimi kırarım. Mesela Erciyes Projesi, mesela Kıranardı Kent Ormanı, mesela “Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi” suyunun nasıl temine edileceğini, ne kadar içme ve kullanma suyuna ihtiyaç olduğunun hesabını ve kitabını bana göstereceklere ödül veririm. Öyle ya, yok ki?

***

Erciyes Projesi için, yazın kurumaya başlayan, “sıçan sidiği” kadar akan, pınarlara güvendiler. Bir de, tonlarca kar yağar sandılar, Tekir’e… Oysa bunlar, düşünülen kayak tesisleri ve müştemilatının kovuğuna yetmezdi. Avrupa da kayak sezonu açılalı neredeyse bir ay oldu. Bizim Tekir yaylasına henüz 15 cm. bile kar düşmedi. Habere göre, Tekir Göleti’nden alınacak su ile “yapay” kar yapılacakmış. Anlayacağınız, “taşıma su ile değirmen döndürecekler”.

***

Bunu, bir yaşlı Hisarcıklı’ya sorsalardı o, bu gerçeği söylerdi. Mesela, Tekir Göleti yapılmadan önce, baharda ve erken yazda “3-4 gever” akan sulama suyu, Ağustos başlarında “1-2 gevere” düşerdi. Ağustos ortasında neredeyse kalmazdı. Pınarlar, Köyün, içme suyuna yetmezdi… O nedenle, buzulların dibi “Müşker”den su getirmişlerdi.

***

Mesela, yedi tane çim saha yapılıyor, Erciyes’e… Güzel… Peki, bu çimler su ister. Nereden ve nasıl bulacaksınız? Yeri gelmişken bir uyarımı tekrarlayayım. Çok su isteyen çim alanları olabildiğince küçültün, ağaç dikin. Mesela, gelip geçenler nedeniyle her yıl yenilene çim alanlara taş döşeyin, buralara oturma bankları koyun. Mesela mı? Hunat etrafı, Ahi Evran Caddesi

***

Sonuçta Erciyes Projesi su ihtiyacı için ya sondaj yapacaksınız ya da Kayseri ve Develi Ovası’ndan su basacaksınız. Sondaj yaptılar, sessiz sedasız kapattılar. Üstelik termal su da elde edecek, “Termal Turizm”e de açacaklardı. O da olmadı… “Olsa olsa metodu” geçerli olunca, masrafa da nihayet olmaz. Bu sondajlar için harcanan parayı bir türlü açıklayamadılar. Az değil, 2.200 metre… Ovadan terfi edilecek su da astarından pahalı olur. Bin metrelik terfi için harcanacak elektrik parasına gücünüz yetmez. Kusura kalmasınlar. “Lalebelinde” eşkıyalar soymadı bizi. Kaynakları israf ede ede bu günlere geldik. Şimdi de tulumbada su kalmadı.

***

Dönemin Başkanı Sayın Özhaseki, Alplere geziye götürdüğü, gazeteci dostlarımızın, bir kaçının; “onlarda var, bizde neden olmasın!” “gazına” geldi… Tabii, “gaz verenler” Alpler’in fiziki coğrafyasını bilmiyorlardı. 300 milyon avroya baliğ olacak bir projeyi başlattılar. Ortada hiçbir “fizibilite raporu” yok. Yukarı da Allah var, tesisler güzel oldu ama su yok! Mesela değerli Başkanım, suyu nasıl temin edeceğinizi hiç hesaplamadınız mı?

***

Baktılar olmuyor, kırk yıl önce yapılmış, sulama amaçlı, Tekir Göleti suyunun neredeyse yarısına el koydular. El koyunca, Gölet’in sulama alanı ve imkanı kısıtlandı. Sonra baktılar olmuyor, bu seferde pınarlara el koydular, bu sefer de habitatı kurutular. Hasıl kelam, Hoca Nasrettin’in, başı küpe giren ineği kurtarmasına döndü, bizim işler..

***

Kent Ormanı yaptılar, Kıranardı ve Hisarcık sulamasının suyuna, gece “00,00’dan 06;00” ya kadar el koydular. Bunun için de 5 bin tonluk depo yaptılar “bent başına”. Gece yarısı, suyu, depoya çeviriyorlar. Zaten, temmuz ortasından sonra, kalmayan su ile sulama imkanımızı da kısıtladılar.

***

Ben, çevre üzerine doktora yapacak biri olayım, Erciyes ve Kent Ormanı projeleri ile Hisarcık ve Kıranardı sulamalarını “tez” olarak çalışır; bir havza habitatının nasıl “ölüme terk edildiğini” anlatırdım. Defalarca bu uyarıyı yaptım. Görevli ve ilgili DSİ ile Belediyeler hiç tınmadı… İşin daha da acısı, kısmen de olsa, havzanın, sulama suyu ihtiyacını karşılayacak, Kıranardı Göleti (Öküz Çukur) sızdırmazlığını da gideremedi, bittiğinden beri, DSİ 12. Bölge Müdürlüğü

***

Yeniden ihaleye çıktılar. İhalesi, Kasım’da yapılmış. Bununla ilgili; “Kayseri Melikgazi Kıranardı Göleti Rezervuar Alanı Kaplama işi ihalesi bölge müdürlüğümüz personeli tarafından yapılmıştır”, ifadesi var, Kurum sitesinde. Ama ihale kaça çıktı, süreçler nedir, yüklenici kimdir, bir bilgi yok.

***

Yine eşzamanlı bir toplantı da yapılmış, sulamalarla ilgili… Yine sitelerinde haber şöyle: “Bölge Müdürümüz Sn. Okan Bal, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Sn. Duran Safrantı ve ilgili şube müdürlerinin katılımı ile il sınırları içerisindeki belediyeye ait sulamalar hakkında görüşme yapıldı.”

***

Ne görüşüldü? Bilmiyoruz… Herhalde “FB-GS” maçı görüşülüp çay, kahve içilmedi… Evet. Sayın Bal, Sayın Safrantı ne konuştunuz, Kayseri sulamaları ile ilgili? Bir açıklama yapamaz mısınız? Mesela, benim teklifim olan, Yamula Barajı suyunun, Kayseri’nin müstakbel su ihtiyacını karşılaması ile ilgili bir konuşma yaptınız mı, bunu masaya yatırdınız mı?

***

Unutmayın, 2025 yılında Kayseri Elektrik Üretim Şirketi’nin imtiyazı bitiyor. Tesisler devlete devrolacak. Bundan sonra bu baraj hangi amaçla kullanılacak? Yok, tekrar “elektrik üretimi” yapılacaksa, unutmayın, Kayseri, su bağlamında, damlasından yararlanamaz. O nedenle, siyasal ağırlık kullanarak, Büyükşehir Belediyesi, şimdiden “rezerv” koymalı, şehrin müstakbel su ihtiyacı için…

***

Umarım, defalarca yaptığım bu öneri, Büyükşehir Belediyesi’inde (KASKİ) yankı buldu. Bir de bu toplantıya, KASKİ Genel Müdürü neden davet edilmedi, merak ettim? Öyle ya, suyun başında olan onlar.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —