Başkanım,
Çağdaş hiçbir kentte, kent içi yolların “hız yoluna” dönüşmesine izin verilmez. Hem, kent içi imar uygulamaları ve yol geometrileri yetersizliği de can ve mal güvenliğini tehlikeye sokar. Dikkat ederseniz, kent içinde hız artınca kaza haberleri de peş peşe gelmeye başladı. Bazıları da ölümcül sonuç vermekte. Umarım, ilgili birimlerinizce kaza istatistikleri makamınıza sunuluyordur.
**
Tabii, bunda, yol geometrileri, oluşan hız yoları kadar sürücü ve yaya davranışları da rol oymakta. Bunu da teslim etmek lazım ama unutulmasın, planlamaların öznesi, insandır, otomobil değildir. O nedenle, işine beş dakika önce gidecek diye, otomobil sürücülerinin isteği doğrultusunda planlama yapmak hem akli değil ve hem de “mühendislik ekonomisine” aykırıdır. Kıt olan kaynakların israfıdır.
**
Sonuçta, pik saatlerde iki ya da bilemediniz üç ışıkta geçilecek diye katlı kavşak yapılmaz. Bu yol ve kavşağı, sık sık kullanan birisi olarak söylüyorum bunu. Hemen hatırlatayım ben, en fazla iki, nadiren üç ışıkta geçtim kavşağı. Dört ışığa hiç takılmadım. Hem, takılsam ne olur ki? Dört-beş dakika beklerim.
**
Peki, yaptığınızda, takip eden kavşağı nasıl geçeceksiniz? Eminim, bu sefer yığılma, mesela Kartal-Cumhuriyet Meydanı arasında gözükecek. Peki, burayı nasıl çözeceksiniz? Bir çalışmanız var mı?
**
Bir de, dört cihete gidecek bisikletliler ve yayalar için projede ne öngörülüyor? Unutmayın, kent merkezinde “izole” edilmiş ve “hız yoluna” dönüşmüş yollar nedeniyle, bisikletlilerle yayalar, çok yerde “motokuryeler” kaldırımları birlikte kullanıyor. Haliyle tehlike saçıyor. Bir bisikletlinin ve bir motokuryenin bir yayaya vurması ya da bir apartmanın otoparkından çıkan araca çarpması an meselesi. İsterseniz, kullanımı yaygınlaşmaya başlayan “kaybis” sürenlere sorunuz.
**
Bilmiyorum, Sanayi Odası önünde bulunan kavşaktan, özellikle akşam ve sonrası yaya olarak karşıdan karşıya hiç geçtiniz mi? O nedenle diyoruz ki; ulaşımda öncelikli amaç yayalar olmalı. Ama maalesef, Büyükşehir, otomobil sahiplerinin “konforunu” öncelikli amaç olarak düşünüyor.
**
Başkanım,
Bir başka durum da şu: Kartal katlı kavşağı için bir “fizibilite” çalışması var mı? Buna bağlı, araç sayımı yapıldı mı? Yapıldıysa, ne kadarlık bir sürede ve hangi, periyotlarda?
**
Anlayamadığım bir hususu arz edeceğim. Mart/2024 sonu itibarıyla Kayseri trafiğine kayıtlı 457.485 motorlu araç var. Bunun 282.419’u otomobil. Belediye sitenizde Kartal kavşağından günde geçen araç sayısı ile ilgili iki farklı rakam veriyorsunuz. İlkinde 85.000 araç/gün (04.02.2024) ve diğerinde 120.000 araç/gün (16.02.2024) verilmiş. Bunun hangisi doğru? Pik saatte ise, 8.500 araç.
**
Bu farklılığı nasıl izah ediyorsunuz? Bir de, bu kadar yuvarlatılmış rakam neyin nesi? Bir diğer husus da şu: Bir günde, 120 bin araç geçtiğini kabul edersek, yaklaşık, toplam aracın yüzde 25’i, toplam otomobilin yarısı, bu kavşaktan geçebilir mi? Yoksa, projeyi “yapılabilir” çıkartmak için böyle bir rakam mı verildi? Biz buna mühendislikte, “sabunlama” deriz.
**
Nihayet, maliyet için ne düşünülüyor? Finansman kaynağı nereden ve nasıl? Bu bölgede bulunan altyapının (elektrik, su, kanalizasyon, doğal gaz, telekomünikasyon vs.) deplasman giderleri maliyete dahil mi?
**
Gelin bu projeden vazgeçin. Arzu eden, en fazla üç ışıkta geçsin, arzu eden de zoru görünce toplu taşıma yönelsin yani üç ışıkta geçmek caydırıcı olsun. Otomobil sahiplerinin “konforu” için bu bedeli, bu topluma ödetmeyin. Demem o ki, otomobil sahibi “varsıllar”, toplu taşıma bindiği zaman “sosyal statüleri” mi sarsılır?
**
Son not: Ok yaydan çıktı bir kere. Geri dönüşü mümkün değil artık. Ne diyelim; “Hayırlı olsun!”