Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 15.12.2023 10:45

KARAKIŞ

Facebook Twitter Linked-in

Karakışın ikinci günü… Daha seksen sekiz gün kışımız var… Başka bir ifade ile14 Aralık“90 taşının” başlangıcı… Eski dönemlerde bir kaba, doksan taş koyarlar, her gün bir tane alır, kalan taşa göre “tarım takvimi” yaparlarmış… 

***

Biray sonra, Evliya Çelebi merhumun söylediği gibi, Erzurum’da damdan dama atlayan kedinin, havada donduğu zemheri girecek… Zemheri’nin “çat ayazı” meşhur olmakla birlikte, “nerede o eski zemheriler?” diyecek insanların çok azaldığını söyleyebiliriz.

***

Takip eden ay yani 14 Şubat ile “gücük girecek”. Yine derler eskiler, “Kar,gücükte güdük devenin kuyruğuna çıkar” derler… Nihayet 14 Mart’ta, “dağlar karını martta alır!” denilenmart girer… Çiftçinin, bağcıların başı belası “sayılı günler” de başlar. “Mart dokuzu”, “dokuzun dokuzu”, “abdul beşi”, “illâ on beşi!”

***

Bu günler bir gün falan sürer ama çiçekte ya da çiçeğini yeni dökmüş mahsulü “kavurur” atar… Bir de bakmışsın erken açan erik, badem, kayısı sizlere ömür olmuş… Bir tabak erik ve kayısıya hasret kalırsınız, büyük umutla, gelecek seneyi beklersiniz.

***

Biraz uyanık olan cevizi de, mayıs soğukları bekler… İçerinde en şanslısı dut, elma, armut… Zaten, dut yaprağı çıkmadan yaz gelmez… O nedenle rahmetli peder, dut yaprağı çıkmadan “mes-lastiği” çıkartmazdı… “Ayağını sıcak, başını serin tut!” kavline uyardı. 

***

Ama dert bitmez ki, devamında gelen, “düşünme derin derin!” tavsiyesine nasıl uyusun ki?Hele hele günümüzde. Artık, şairin dediği gibi, “dertleri zevk edinmeye!” başladık, “biz de neşe ne arar!” ile devam ediyoruz.

***

Tabii, TBMM bahçesinde mangal sefası süren AK Partili milletvekillerine diyeceğimiz yok… Çift sıra mangalın, her biri on beş metreymiş. Afiyetle yiyin efendim. Nasıl olsa, “mangal partisi” yapamayanlar size oy veriyor. Aklıma kim geldi biliyor musunuz? Tevfik Fikret

***

Toplum ile empatisini kaybetmiş bir siyasi oluşum, bu ülkede iktidar olabiliyor. Bunun elbette bir izahı var. Görev, sosyologlara düşüyor… Bizim gibi mühendislerin ve “Kıvılcım cemaatinin” aklı ermez, buna, efendim. 

***

Tabii, karakışa da “güllük güneşlik” bir havada girdik… Geceleri soğuk olsa da, gündüzleri fena değil… Yağışlar, yağmura dönüştü; hem de sağanak şeklinde… Nedense, Kayseri bundan nasibini almaz oldu. Bunu, bizim Kıvılcım Cemaatti,-ki buna Ayhan Çetinkaya “Kıvılcım akademi” demeye başladı, nasıl akademi ise,- Reisi Hüseyin hocamıza mutlaka soracağım, bu nasıl oluyor, diye?

***

İlahiAyhan; “reis kültünün” olduğu yerde nasıl akademi olur? Yok, bizden ayrılıp, yeni bir oluşum içindeysen, sözüm yok. Yolun açık olsun ama şunu unutma; bizi çok ararsın! Unutma, Türkmen’iz, “yaylak” çok bu şehirde, bizlere. “Tosbağa misali o bağ olmasa, bu bağ olur”. Neyse…

***

Öyle Reis olmak kolay değil. Hocamız ya reisliğini yapacak, sorularımızı yanıtlayacak ya da o koltuğu, Osman Sel Hocamıza devredecek. Başka yolu yok bunun. O da kabul etmezse, Ali Şahin Feyzioğlu“hazır” vaziyette… Ali, bir de bakmışsınız, “Kürşat” gibi ihtilal yapmış, duruma el koymuş… 

***

Sual edecek olursanız, başka kimse yok mu “cemaatte”, diye. Elbette var efendim ama “Hasmım Gavremoğlu!” kavli gereği, benim hasımlarım da bu “üçlü”“Mahşerin üçlüsü!” gibiler. 

***

Allah’tan bizim bağlar Erciyes’in eteğinde de yağıştan biraz nasibini alıyor. Ya Gesi, tarafı? Gariplerim de, pompa ile su çıkarıp “arga” veriyorlar. Daha dün, camız gövdesigibi su veren pınarlar, kaynaklar kurudu, gitti. Neden acaba? 

***

O bölgenin insanı olan Hocamıza bunu da soracağım… Şimdilik, az da olsa Tekir Havzasında su kaldı, Gesi tarafları kurudu. Bunu da…

***

Ben, eminim şunu diyecek: “Kadir ağa merak etme… Erciyes tesisleri için pınarlara el kondukça, vahşi sulama yapıldıkça, sizin oralarda Kerbela’ya dönecek, hem de yakın zamanda…”

***

Vallahi, susuz, yağışsız mevsimler kapımız çaldı… Hatta içeri girdi bile… Bundan, bu şehri, bu ülkeyi yönetenlerin, yönetmeye talip olanların haberi var mı?

***

Haberleri yoksa bir kez daha anımsatayım. Akılcı bir su yönetimi kuramazsanız, akıbet mevt… Suya zam yaparak suyun geleceğini kurtaramazsınız. Tabii, “avuç içi” kadar, bir göletin, “Öküz Çukuru”Göletinin, sızdırmazlığını halledemeyenlerden, bu Göletin işlevini kavrayamayanlardan, bir şeyler beklemek beyhude…

***

Çok yazdık, dağdan taştan ses geldi. Ama ne DSİ’den ve ne de Büyükşehir’den bir ses geldi. Ne yapalım, keyifleri bilir. Bol yağışlı, bir kış dileğiyle…

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —